- Silahını 11 Temmuz’daki törende yakan Ronahi Erol’un annesi Heybet Erol, geçen süreye rağmen yasal adım atılmadığını ve kızının gelemediğini söyledi.
Törende yer alan 30 gerilladan biri olan Ronahi Erol’un (Lîlav Azadî) annesi Heybet Erol, silah yakma töreninin birinci yılına dair MA'ya konuştu. Törenin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen halen devlet ve iktidar kanadından bir adımın atılmadığını hatırlatan Heybet Erol, şunları söyledi: "Kızımı 15 yıl aradan sonra ilk defa silah yakma töreninde televizyonda gördüm. Kızımı orada göreceğimi hiç düşünmezdim. O zaman büyük bir sevinç yaşadık ve çocuklarımızın evlerine geri dönmesini bekledik. Bir an önce kalıcı bir barış sağlanmalı ve herkes çocuklarına kavuşmalıdır. Silah yakma töreninin üzerinden bir yıl geçti ama halen devlet ve iktidar kanadından somut bir adım atılmış değil. PKK ve Kürt halk Önderi üzerine düşen tüm adımları atmasına rağmen devlet halen bir adım atmadı. Bizler de istiyoruz bu ateşe bir su dökülsün, çocuklarımız evlerine dönsün, kalıcı bir barış sağlansın. Önderliğimize güveniyoruz, çocuklarımıza güveniyoruz ama devlete karşı bir inancımız ve güvenimiz yoktur. Yarın bir gün çocuklarımız döndüğünde gelip onları cezaevlerine koyacaklarsa istemiyoruz. Bir süreçten, entegre olmaktan söz ediyorlarsa bunu gerçekleştirsinler.
'Teslim olun' demesin
Devlet, çocuklarımıza 'silah yaktınız gelin teslim olun' demesin onlara kimliklerini, haklarını versinler. Yine bunun öncesinde bir süreç oldu ama gelen gerillalar cezaevine konuldu. Geçmişte yaşanan acılar artık son bulmalı. Her iki tarafında çocukları ölmesin, bu kan artık son bulmalıdır. Defalarca devlet yetkilileri televizyon karşısına çıkıp yasalardan, düzenlemelerden söz ettiler ama şu ana kadar yapılan tek bir düzenleme yok. Kürt Halk Önderi'nin fiziki özgürlüğü sağlanmadan bu iş olamaz. Önce Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü, sonra da çocuklarımızın özgürlüğü sağlanmalıdır. Bu süreçte samimilerse bir an önce gereken adımları atmalılar." WAN
***
Yasa çözüme hizmet etmeli
Bir yıl önceki silah yakma törenini izleyenlerden Êlih Barosu Başkanı Abdülhamit Çakan ile İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şube Başkanı Ercan Yılmaz, ANF'ye konuştular.
Baro Başkanı Abdülhamit Çakan, süreç başladığı andan itibaren Kürdistan'ın hukukçuları olarak heyecanlanıp umutlandıklarını belirtti. Törene bölgeden 6 baro başkanıyla katıldıklarını kaydeden Çakan, şöyle konuştu: "Bugün en büyük kazanımımız, artık evlere cenazelerin gelmemesidir. Elbette siyasi adımların atılmasını, buna ilişkin düzenlemelerin yapılmasını bekliyoruz. İyimseriz ama temkinli bir iyimserliğimiz var. 'Çerçeve yasa'nın bir an önce çıkması, gerekli adımların atılması gerekiyor. Belki geç olacak ama bu yasalar çıkacaktır. Çıkması da gerekiyor. Başka şansımız, başka yolumuz yok. Uzun vadede bu sürecin olumlu sonuçlanacağına inanıyorum."
İHD'li Ercan Yılmaz da söz konusu törenin yalnızca Türkiye kamuoyuna değil, uluslararası kamuoyuna da güçlü bir mesaj verdiğini anımsattı. Yılmaz, kamuoyunda konuşulan yasal düzenlemelerin kapsamına ilişkin tartışmalara da değinerek, silahsızlanmanın belirli gruplarla sınırlandırılmasının doğru olmayacağını vurguladı. Yılmaz, şunları dile getirdi: "Silahlarını yakan 30 kişilik gruba baktığımızda, örgüt içerisinde farklı düzeylerden isimlerin yer aldığını görüyoruz. En üst düzey isimlerden yeni katılmış militanlara kadar farklı profiller vardı. Bu, aslında PKK militanlarının bir bütün olarak silahsızlanma ve barış iradesini ortaya koyuyor. Böyle bir profil çeşitliliği varken, dönüşlerle ilgili sadece belli bir grubun isminin geçmesini ya da ayrı bir grup oluşturulmasını doğru bulmuyoruz."
Kalıcı barışın sağlanabilmesi için yalnızca silahlı kişilere yönelik değil, siyasal alanda da kapsamlı adımlar atılması gerektiğini belirten Yılmaz, politik nedenlerle cezaevinde bulunanlar ile yurt dışında yaşamak zorunda kalanların durumunun da çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etti.