
Babamız tüm Kürdistan’ın ve insanlık direnişinin kalesi Kobanê’nin şehididir” diye konuştu.
Suruçlu 5 çocuk babası Mehmet Temel yaklaşık 3 yıl önce Rojava Devrimi gerçekleştiğinde, “Devrim sürecinde ben de olmalıyım” diyerek Kobanê‘ye geçti. 15 Eylül 2014’te DAİŞ çetesinin kantona saldırısı başladıktan sonra da en ön saflarda yerini aldı. Direnişte yaralanınca Suruç’a döndü. Tedavisi biter bitmez Kobanê‘ye geri döndü; ancak bu kez yalnız değil 3 çocuğunu da yanına alarak. Temel ve çocukları aylarca insanlık düşmanı çetelere karşı birlikte savaştı. 37 yaşındaki Mehmet Temel, 4 Haziran’da kantonun güneyinde ikinci kez yaralandı. Urfa’ya getirilen Temel, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. YPG’li çocukları ise O’nun bıraktığı yerden mücadeleye devam ediyor.
O’nunla hep gurur duyduk
Kobanê direnişinde yer alan YPG’li Kadir Temel, babaları 3 yıl önce Rojava’ya geçtiğinde kendilerini yalnız bıraktığı için ona kızdıklarını, ancak daha sonra onu anlamaya başladıklarını söyleyerek, “Asıl yapılması gereken ve en doğru olan onun yaptığıydı. Onunla ve yaptıklarıyla her zaman gurur duyduk. Yaralanıp Suruç’ta tedavi olduğu süreçte bile gözü kulağı hep Kobanê’deydi. Bir an önce iyileşip Kobanê savunmasında yer almak için can atıyordu” diye belirtti.
Haklılığımız zaferi getirdi
YPG’ye katılma talebinin babasının değil kendilerinin kararı olduğunu vurgulayan Kadir Temel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ailece Kürdistan’ın kalbi olan Kobanê için saflardaki yerimizi aldık. Yola çıkarken ne pahasına olursa olsun Kobanê’yi bu vahşi çetelere teslim etmeyeceğimize dair yemin ettik. Onların tankları topları vardı ama biz haklı yüreğimiz ve elimizdeki küçük silahlarla Kobanê’yi onlara mezar ettik. Babamız sadece bizim değil tüm Kürdistan’ın ve insanlık direnişinin kalesi Kobanê’nin şehididir.”
Yüzünü Kobanê’ye döndü
YPG’li Temel’in kardeşi İslim Demirel ise kardeşinin “Yaşamak direnmektir” sloganıyla Kobanê’ye doğru yola çıktığını ifade etti. “Çocukları ve benden hatır isteyerek gitti” diyen Demirel, “Bak çocukların yetim kalacak, gitme dedim. O da bana dönerek ‘bacım artık vicdanım tahammül etmiyor. Orada binlerce kahraman canını veriyor, kanını döküyor. Onların çocukları, ana babaları yok mu? Ben oraya gidip Kobanê için savaşmasam, burada yaşayamam’ dedi ve yüzünü Kobanê’ye dönerek gitti. Geride 5 yaşındaki oğlu Mert ve 7 yaşındaki İlayda’yı bıraktı. Büyüdüklerinde babalarının ne kadar kutsal ve onurlu bir yolda şehit düştüğünü anlayacak ve gururlanacaklar. Şehitlerimiz onurumuz, gururumuz, yolumuzu aydınlatan ışıklarımızdır. Onlar ölümsüzlüğün ispatı olarak tarihe geçtiler” diye konuştu.
MEHMET SIDDIK DAMAR / DİHA/URFA