İzmit-Gölcük arasında sefer yapan Kocaeli Büyükşehir Belediyesine ait ‘’Kartepe’’ adlı deniz otobüsü Cuma akşamı kaçırıldı. Türk devlet güçleri, Cumartesi sabahı Silivri açıklarındaki gemiye operasyon yaparak eylemci Mensur Güzel’i katletti. HPG, dün yaptığı açıklamada, gemi kaçırma eylemini üstlenerek Mensur Güzel’in(Sinan Azad) arkadaşları olduğunu açıkladı. Amed/Kulp nüfusuna kayıtlı Güzel’in Yeni Bosna Adli Tıp Kurumu’nda bekletilen cenazesi, ailesi tarafından alındı. Güzel, Amed’de toprağa verilecek.
Cuma akşamı saat 18.30 sularında İzmit’ten Gölcük’e hareket eden ‘’Kartepe’’ adlı deniz otobüsü, kaptanın bulunduğu bölüme giren bir kişi tarafından kaçırıldı. Eylemci, idaresini ele geçirdiği deniz otobüsünü, normal seyir güzergahından çıkararak, Marmara Denizi’nde zig-zag çizdirerek ilerletti. Deniz otobüsü, Marmara Denizi’ndeki seyri sırasında, devlet güçlerince karadan ve havadan takip edildi. Deniz otobüsü Selimpaşa’nın 1-1,5 mil açığında demirledi.
Cumartesi sabah saatlerine kadar süren bekleyişin ardından, operasyon için saat 05.35 sıralarında start verildi. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in koordinasyonunda, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve İstanbul Valiliğince, yürütülen operasyon kısa sürede gerçekleştirildi. Devlet güçleri, eylemciyi katletti. Eylemcinin cesedi, Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’na getirildi.

İnfazın meşruluğu için!
Olayın yaşandığı sıralarda ve sonrasında yetkililer birbirinden farklı açıklamalarda bulundu. Her açıklama bir diğerini yalanladı. Ancak tüm açıklamalar infaz kuşkusunu güçlendirdi.
İlkin İstanbul Valisi Avni Mutlu, ‘’Operasyonun başlamasından çok kısa süre sonra gemiye çıkılarak eylemci ölü olarak ele geçirilmiştir. Eylemcinin terör örgütü mensubu olduğu net bir şekilde anlaşılmıştır. Eylemcinin üzerinde bir düzenek mevcuttur. Çatışma olmadı’’ dedi. Ardından Kocaeli Valisi Ercan Topaca, “Deniz otobüsünü kaçıran kişinin üzerinden bomba çıkmadı. Öldürülen kişinin üzerinde şişe ve kablolarla bomba süsü verilmiş düzenek bulundu” diye açıklamada bulundu. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ise öldürülen kişinin 1984 doğumlu Mensur Güzel olduğunu söylerken, üzerinde patlayıcı bulunduğunu savundu. NTV’ye konuşan Şahin, Güzel’in PKK’nin Kocaeli gençlik sorumlusu olduğunu iddia etti.Eylemci üzerinde 3 adet 450 gram A4 patlayıcı çıktığını öne süren Şahin, eylemcinin nasıl öldürüldüğüne dair herhangi bir ifade kullanmadı.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün de eylemcinin sadece kaptan aracılığıyla konuştuğunu, herhangi biriyle konuşmadığını belirterek, ‘’İçine kapanık olduğu ve amaçlarını da tam olarak ifade edemediğini gördüğümüz bir olaydı bu. Dolayısıyla teröristin amacının ne olduğunu kendisi de açıkça ifade edebilmiş değil. Çok net talepte de bulunmadı. Sabaha kadar kaptanla olan görüşmelerde kişinin amacının ne olduğu, ne talep ettiği net olarak anlaşılamadan bu olay, bu şekilde sonuçlanmış oldu’’ dedi. Ergün, şöyle devam etti: ‘’Ayrıca bu kişi, 1 saat boyunca eylemden vazgeçmesi için ikna edilmeye çalışılmış, buna rağmen ikna edilememiş ve vurulmak durumunda kalınmıştır.’’
İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ise „İsteklerinde örgüt talepleri doğrultusundaydı“ demekle yetindi.

İHD: Yaşam hakkı ihlal edildi
İHD İstanbul Şubesi Başkanı Abdulbaki Boğa Mensur Güzel’in öldürülmesinin insan hakkı/yaşam hakkı ihlali olduğunu belirterek sağ ele geçirilmek yerine öldürülmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi. Boğa, „Deniz otobüsünün kaçırılması olayı nedeniyle belirtmek istiyoruz ki, her kim olursa olsun, suç işleyen birinin sağ olarak yakalanması, adalet önüne çıkarılması güvenlik güçlerinin öncelikli görevidir. Ayrıntıları henüz öğrenememekle birlikte; yolcu ve mürettebatın can güvenliklerine, vücut bütünlüklerine kaçırma eylemi dışında özel bir saldırgan tutum içinde olmayan eylemciyi, yolcu ve mürettebatın hayatları tehlikeye atılmadan, ikna edilerek ya da etkisiz hale getirerek bir sona ulaşmak mümkün görünüyorken bu kişinin öldürülmesi ve yolcuların hayatlarının riske atılması sorgulanmalıdır“ diye konuştu. 

Avrasya Feribotu örneği

Açıklamasında 1996 yılında Çeçenistan’daki siyasi duruma dikkat çekmek için Trabzon’da Avrasya Feribotu’nu kaçıran eylemcilere karşı izlenen sakin tutumu da hatırlatan Boğa, Kürt eylemciye yönelik tutumu ise „açık bir çifte standart ve ayrımcılık“ olarak nitelendirdi. Boğa, „İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi olarak sivillerin, masum kişilerin canlarını tehlikeye atan girişimleri hak arama yöntemi olarak doğru bulmuyoruz, hiç kimsenin siyasi hedefleri, idealleri uğruna bu tür eylemlerde bulunmaya hakkı olmadığını ifade ediyoruz. Aynı şekilde suçlu bile olsalar insanların yargılı, yargısız infazlarla öldürülmesini, ideolojik, sınıfsal ve ulusal ayrımlarla bu infazların önünün açılmasını insani, hukuki ve ahlaki bulmuyoruz. Bir kez daha silahların susmasını, barışın, barışçı yöntemlerin diyalog ve hukukun üstün çözüm enstrümanı olarak kullanılmasını öneriyoruz“ diye konuştu. 



Yakınları başvuru yaptı
Mensur Güzel’in Adli Tıp Kurumu’na kaldırılan cenazesini teşhis etmek ve almak için dün Cumhuriyet Savcılığı‘na başvuran aile üyeleri, Adli Tıp önünde cenazeyi almak için bekledi. Mensur Güzel’in amcasının oğlu Mehmet Güzel, Yenibosna’daki Adlı Tıp Kurumu önünde gözaltına alındı. Hukuki yardım talebiyle İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’ne başvuran Mehmet Güzel’in gözaltı gerekçesi öğrenilemedi. İHD Şube Başkanı Abdulbaki Boğa, „İleriye dönük hukuksal yardım talebinde bulundu. İnfaz şüphesi var“ dedi.

Cenazesi Amed’de

Amed’de defnedilecek olan Güzel’in cenazesini almak için bekleyen ailenin yanına BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ve BDP İstanbul İl Başkanı Asiye Kolçak’ın da bulunduğu yüzlerce kişi gitti. 4 saatlik bekleyişin ardından annesi tarafından teşhis edilen Güzel’in cenazesi alındı. Cenaze Adli Tıp Kurumu’ndan çıkarılırken, kitle „Şehîd namirin“ ve „Katil Erdoğan“ sloganları attı. Kitleye ağır hakaretlerde bulunan polislerin cenazenin götürüleceği ambulansı araması tepkiyle karşılandı. Mensur Güzel’in cenazesinin bugün Amed’de toprağa verilmesi bekleniyor.

Medyaya karartma
Türk medyası eylemin ilk saatinde Ankara’dan gelen talimatla televizyonlardaki „SON DAKİKA“ haberlerini kaldırıp, ciddi bir sansüre imza atarken, sadece resmi açıklamalar ile yetindi; eylemin nedeni ve yargısız infazı görmedi. Haber Türk adlı televizyonun Genel Yayın Yönetmeni Yiğit Bulut, „SON DAKİKA“ haberlerinin yayından çekilmesi için Ankara’dan uyarı aldıkları açıklaması yaptı. Yine CNN Türk televizyonunda 5N1K programını sunan Cüneyt Özdemir, „Neden haberi vermiyorsunuz?“ tarzındaki bir soruya, „Propagandasını yapmak istemiyoruz“ diye cevap vererek, uygulanan sansürü açıkladı. Söz konusu eylem, cumartesi ve pazar günkü gazetelere de bilindik başlıklar ile yansıdı. Eylemci, eylemi neden gerçekleştirdiği, operasyonun nasıl yapıldığı, çatışma ve patlama olmadan eylemcinin nasıl öldürüldüğü sorgulanmazken, SAT komandolarının nasıl „başarılı bir operasyon“ yaptığı ve yapılan resmi açıklamalar sözbirliği etmişçesine yerini aldı.

HPG açıkladı: Silahsızdı

Halk Savunma Güçleri (HPG), dün yazılı bir açaklama yaparak Mensur Güzel (Sinan Azad) HPG militanı olduğu duyurdu. Öcalan’a yöenlik üç ayı aşkın bir süredir uygulanan tecrit ve 12 senedir sürülen işkence sistemine dikkat çekmeyi amaçlanan eylemde hiçbir sivile zarar verilmemesi için tüm önlemlerin alındığını ifade eden HPG, eylemi gerçekleştirdiği sırada Güzel’in üzerinde herhangi bir silah ya da patlayıcı bulunmadığını açıkladı.
HPG Anakarargah Komutanlığı, sadece kamuoyu duyarlılığını yaratmaya yönelik eylemi gerçekleştiren Güzel’in alınan emir üzerine katledildiği belirtilerek “Yoldaşımız herhangi birine zarar vermek veya öldürmek maksadıyla yaklaşmamıştır. Eğer sivil yolculara herhangi bir şey olmamışsa bu, Sinan yoldaşımızın gösterdiği duyarlılık, özveri ve fedakarlıkla bağlantılıdır” denildi. Açıklamada devamla şunlar belirtildi: “Bu katliamla TC devletinin verdiği mesaj da anlaşılmalıdır. Daha eylemin ilk dakikalarından itibaren eylemin amacını perdelemek, gizlemek için bizzat hükümet yetkililerince yoğun çaba sarf edilmiş, kamuoyuna ulaşmanın önü alınmıştır. Son nokta da ‘ikna edilmeyince öldürüldü’ denilerek konulmuştur. AKP hükümeti böylece imhacı ve katliamcı yüzünü bir kez daha göstermiştir. Silahsız, herhangi tehdit teşkil etmeyen bir insanı, bu savaştığı gücün bir militanı dahi olsa öldürmekle Kürtlere ve haklarına sahip çıkan her insanın yok edileceğini bir kez daha ilan etmiştir.
Yaptığı katliamla bizleri de aynı yöntemleri kullanmaya çekmeye çalışan AKP hükümetinin planları sonuç almayacaktır. Her türlü yasak silahlar da içinde olmak üzere bütün kirli savaş uygulamalarıyla üzerimize gelen AKP hükümeti ve yardakçıları karşısında meşru ve haklı mücadelemiz uygun yöntemlerle devam edecektir.”

HABER MERKEZİ