Kürt gencin avukatı, davayı PKK'yi 'terör örgütleri listesi'nden ısrarla çıkarmayan İngiltere'nin Kürtlere yönelik kriminalizasyon politikalarının bir parçası olarak niteledi. Hukuksuzluğa tepki gösteren Kürtler ve uzmanlar da Özçelik'in bırakılmasını talep etti.


Tutuklama gerekçeleri soyut

Şilan Özçelik, 16 Ocak'ta Almanya'dan İngiltere'ye dönerken Londra Stansted Havaalanı'nda 'terör' suçlarıyla bağlantılı olarak gözaltına alınmıştı. Özçelik 11 Mart'ta çıkarıldığı mahkemede ise 'YPJ'ye katılma teşebbüsünde bulunma' ve İngiltere'nin 2006 tarihli 'Terörizm Yasası'nın 5'inci maddesinde geçen 'Terörizm suçlarını işlemeye niyet etme hazırlığında' olduğu iddiasıyla tamamen soyut verilere dayalı bir şekilde tutuklanmıştı. 


Bırakılma talebi reddedildi

Westminster Magistrates Mahkemesi'nde tutuklandığında kimlik beyanı dışında tek kelime savunma yapmayan Şilan Özçelik'nin yargılanmasına 1 Nisan'da devam edildi. Merkezi Kriminal Mahkemesi, Old Bailey’de, gerçekleşen ikinci duruşmada hakim Justice Sweeney, savcılığın talebi üzerine Özçelik’in tutuklu yargılanmasının devamına karar verdi. 


Dışarda gösteri yapıldı

Duruşmaya katılan Özçelik'in ailesi, hakimin kızlarını tutuklu yargılama kararını şaşkınlık ve üzüntüyle karşıladı. Mahkemenin önünde eylem yapanlar da karara tepki gösterek Kürt gencinin bırakılmasını istedi. Şilan Özçelik, 11 Mart'tan bu yana HM Prison Holloway hapishanesinde tutuluyor. Özçelik Çarşamba günkü duruşmaya da video linki ile katıldı; ilk mahkemede olduğu gibi sadece kimlik beyanında bulundu ve savunma yapmadı. 


Esas duruşma 7 Eylül'de

Bu duruşma hazırlık duruşmasıydı. Asıl duruşma 7 Eylül'de başlayacak ve 10 gün boyunca devam edecek. Mahkeme sonunda kararı halktan seçilen jüri üyeleri verecek. 


Dava kriminalizasyon politikalarının sonucu

Özçelik'in avukatı Ali Has gazetemize yaptığı açıklamada, davanın İngiltere'nin tepki çeken Kürt politikasının sonucu olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: "Müvekkilime dava açılmasının tek sebebi PKK'nin halen 'terör örgütleri listesi'nden çıkarılmamasıdır. Bu durum Kürtler açısından bir trajedi çünkü; İngiltere bir yandan PKK'ye sempati duyduğu ya da yardım yataklık ettiği gerekçesiyle ülkesinde zulme maruz kalmış Kürtlerin ilticalarını kabul ediyor, öte yandan ise genç bir Kürt kadınını PKK'ye katılmaya teşebbüs ettiği gerekçesiyle yargılıyor. Özçelik'in yargılanması, Kürtlerin kriminalize edilmesinin bir parçasıdır. Kürtler yıllardır bu tür muamelelere maruz kalıyor. Bu dava ise son 14 yıldan beridir İngiltere'de Kürtlere karşı açılmış ilk ciddi dava olma niteliğini taşıyor. Bu yönüyle çok önemli bir dava. Sebep tamamen siyasidir. İngiltere'de Kürtlere yönelik davaların ve soruşturmaların altında yatan asıl neden uluslararası konjoktürel ilişkiler, yine Türkiye'yle İngiltere arasındaki çıkar ilişkileri, diplomasi ve müzakerelerdir. Dolayısıyla bu tür davaları bu yönüyle de ele almak gerekir."


Uzmanlar ne diyor?

Konuya ilişkin gazetemize konuşan Londra'daki Toplumların Kriminalize Edilmesine Karşı Kampanya -CAMPACC Direktörü Les Levidow da Ali Has ile benzer açıklamalarda bulundu. Levidow, "Şilan Özçelik, ABD ve AB tarafından 'terörist' örgüt olarak yasaklanan PKK'ye katıldığı iddia edilerek haksız yere yargılanmaktadır. İngiltere, Türkiye terör devleti ile danışıklı bir şekilde Kürt topluluklarının siyasal özerkliğine karşı 'anti terör' yasalarını kullanmaya devam etmektedir. İtaatkar bir ABD müttefiki ve daha fazlası olarak İngiltere hükümeti İslami terörist grupları, Ortadoğu'daki emperyalist hakimiyetine engel olan demokratik seküler hareketlere karşı uzun zaman destekledi. Tüm bu nedenlerden dolayı, İngiliz devletinden Şilan'ın yargılanmasının düşürülmesini, serbest bırakılmasını ve PKK yasağını ortadan kaldırmasını talep etmeliyiz."


Uygulama rezalet!

Avustralya'daki Yeni Güney Galler Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde öğretim görevlisi olan Dr. Vicki Sentas de karara tepki göstererek, "Şilan'ı 'terör eylemi için hazırlık' yapmaktan yargılamak ile İngiliz adalet sistemi, tüm Kürtlere DAİŞ'e karşı verdikleri öz savunma mücadelesinin terörist olduğu gibi ürpertici bir mesaj gönderiyor. Şilan ister Kürtlere insani yardım sağlamak, isterse de DAİŞ'e karşı savaşmaya niyetlensin, neticede bu genç kadın çelişkili dış politikalar nedeniyle cezalandırılıyor. Bu kovuşturmaya izin verilmesi ve Şilan'ın Kürtleri destekleme teşebbüsü nedeniyle potansiyel olarak maksimum ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya olması bir rezalet" dedi.


‘Terör listesi’ne karşı durulmalı

Şilan'ın tutuklu olarak yargılanmasına tepki gösterenlerden CAMPACC ve Kürdistan'da Barış Kampanyası üyesi Desmond Fernandes de İngiliz adalet sistemi ve polisinin, DAİŞ'e ve Kürtlere yaklaşımdaki farklılıklarını ortaya koydu. Fernandes şunları söyledi: "Geçtiğimiz sonbaharda İngiltere Parlamentosu önünde DAİŞ'in Kürtlere ve diğer halklara karşı adaletsizliklerini barışçıl bir şekilde protesto eden bir Kürt kadın göstericiye polisin saldırısı, Özçelik'in bu yıl Mart ayında tutuklanması, aynı ay içinde İngiltere'de Konstandinos Erik Scurfield'in cenazesinin dönüşünü geciktiren 'hedefleme operasyonu' ve dahası 'kara listeye alma' ve kontrolsüzce kamuya yönelme hesabı verilmeyen 'anti terör' rejimlerinin bir sonucu olarak gelişti. BM, ABD, İngiltere, AB'nin PKK'yi kriminalize eden 'terörizm listeleri'ne karşı etkin bir şekilde mücadele edilmediği ve yürürlükten kaldırılmadığı müddetçe, Kürt diaspora toplulukları ve yanı sıra bu tür topluluklara uzanan destek ve onların kendi kaderini tayin hakkı ve anti soykırım mücadeleleri -hatta bir gösteride PKK bayrağını havaya kaldırdığı için dokunulmazlığı kaldırılan Alman milletvekilleri gibi ve benzeri dahil - hedef haline gelecek ya da kriminalize edilmeye devam edecektir."


SUNA ALAN/LONDRA