
Şırnak’ın Silopi ilçesinde, özel harekat timlerinin askeri tanklar eşliğinde baskın düzenleyerek 3 kişiyi infaz ettiği Zap Mahallesi Başak Caddesi’nde polisleri taşıyan zırhlı aracın geçişi sırasında patlama meydana geldi. Patlama sonucu araçta bulunan 5 polis yaralandı. Silopi Devlet Hastanesi’ne kaldırılan polislerden 4’ü öldü.
Patlamanın ardından olay yerine çok sayıda özel harekat polisi sevk edildi. Gelen polisler çevredeki evleri rast gele taradı. Silopi Belediyesi önünden geçen zırhlı bir polis aracından yine belediye binasına doğru da ateş açıldı.
Polislerin halkı taraması sonucu Temer Şeflek (17) kurşunların hedefi olarak yaralandı. Yaralanan genç, polislerin mahalleyi ablukaya almasından kaynaklı uzun süre hastaneye kaldırılamadı. Yaşanan gerginlik nedeniyle günlerdir ilçede bulunan HDP’li vekillerin devreye girmesiyle yaralı genç mahalleden çıkarılarak Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Silopi Belediyesi Eşbaşkanı Seyfettin Aydemir ilçede yaşananları “İlan edilmemiş bir OHAL var. Patlamanın olduğunu öğrendik sadece. İlçenin üzerinde helikopterler dolaşıyor. Caddelerde zırhlı araçlar dolaşıyor. Sokakta tek bir insan yok, halk evine çekilmiş durumda” dedi.
Silopi’de polis, 7 Ağustos’ta ev baskınları ve gözaltılara direnen halka ağır silahlarla saldırmış ve 3 kişiyi katletmişti.
27 yaşındaki 3 çocuk babası Kamuran Bilgin, 58 yaşındaki Hamdin Ulaş ve 17 yaşındaki Mehmet Tamboğa keskin nişancılar tarafından hedef gözetilerek vurulmuştu.
DİHA/ŞIRNAK
Peşini bırakmayacağız
Silopi’de polisin infaz ettiği 3 kişinin aileleri, yakınlarını katledenlerin peşini bırakmayacaklarını belirtiyor.
7 Haziran’daki Silopi’deki saldırıda yaşamını yitiren Hamdin Ulaş’ın hayat öyküsü devlet terörünü özetlemeye yetiyor. 1990’lı yıllarda devletin baskısı nedeniyle Şırnak’ın Uludere ilçesinden göç etmek zorunda kalan Ulaş, yine devlet terörü nedeniyle can verdi.
Ateşe verilen evini söndürmek isterken keskin nişancıların hedefi olan ve hastane yolunda içerisinde bulunduğu aracın taranması sonucu yaşamını yitiren Ulaş’ın oğlu Şahin Ulaş, “Babam yaşamı boyunca 7-8 kez tutuklanarak cezaevine gönderildi. Birçok kez gözaltına alınarak polisin işkencelerine maruz kaldı. Halkla beraber evde çıkan yangını söndürmeye çalıştığı sırada suikastla vuruldu. 58 yaşındaki babam nasıl YDG-H üyesi oluyor?” diye sordu.
Madalyaları mezarında
Saldırılar sırasında polislerin hedefi olan ve kalbine isabet eden tek kurşunla yaşamını yitiren 17 yaşındaki Mehmet Hıdır Tamboğa’nın babası Yasin Tamboğa da, 5 çocuğunden en küçüğü Mehmet Hıdır’ın futbolcu olduğunu gözyaşları içinde anlatıyor: “Hıdır, Eskişehir ve Ankara’da iki ay boyunca futbol müsabakalarına katıldı. Müsabakalar sırasında madalyalar aldı. Madalyalarını şuan mezar taşına bıraktık. 17 yaşında bir çocuğu sokağın ortasında katledenler teröristtir. Sokaklarda yüzlerce çocuğumuz katledildi. Gençleri katledenler teröristtir.”
Oğlumun yolunda öleceğim
Saldırılar sırasında evine gitmeye çalışırken Silopi Devlet Hastanesi önünde bekleyen polislerin açtığı ateş sonucu göğsündün vurularak yaşamını yitiren 3 çocuk babası 27 yaşındaki Kamuran Bilin’in babası Cemal Bilin ise, çocuğunun faillerinin bulunması için tüm hukuki yollara başvuracağını söylüyor. Gözyaşlarına hakim olamayan baba Bilin, “Ya oğlumun yolunda öleceğim ya da oğlumun katillerini yargının önüne çıkaracağım. Benim oğlumu polis öldürdü” diyor.
DİHA/ŞIRNAK
Saldırı planlıydı
KJA Hukuk Komisyonu, Özgürlükçü Hukukçular Derneği ve Mezopotamya Hukukçular Derneği, Silopi’de 7 Ağustos’ta yaşanan gelişmelere ilişkin yaptıkları incelemenin sonuçlarını raporlaştırdı.
Ağır silahlar ve patlayıcılarla gerçekleşen saldırıda 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin ise gözaltında ağır işkencelere maruz kaldığını tespit eden hukukçular, görgü tanıklarının anlatımlarına da yer verdi. Hukukçular, planlanmış bir saldırı ve sonuçları öngörülmüş bir operasyon ifadesini kullandı.
Operasyonu yürüten özel harekat polisleri ağır silahlarla halka saldırdığına dikkat çekilen raporda, görgü tanıklarının anlatımları yer aldı.
Soruşturma sürecine ilişkin ilgili savcılıktan sağlıklı bilgi alamadıklarını belirten hukukçular, “Cumhuriyet başsavcısına, polisler tarafından gerçekleştirilen baskının hangi gerekçe veya karar ile yapıldığı sorulmuş ve hukukçulardan oluşan heyetimize, kararın bir örneğinin verilmesi veya gösterilmesi talep edilmiştir. Cumhuriyet Başsavcısı, dosyadaki gizlilik kararını gerekçe göstererek ilgili baskın-arama-yakalama gibi kararları heyetimize göstermemiştir” diye belirtti.
Olaylar sırasında 6 kişinin yaralandığını, 9 kişinin gözaltına alındığını bildiren raporda, gözaltına alınanların ağır işkencelere maruz kaldığı vurgulandı. Rapora göre, yaralılar hakkında da yakalama kararı çıkartıldı.
Polis kurşunlarıyla yaşamını yitiren 3 kişinin kasten öldürüldüğünü belirten raporda, en önemli delillerden biri olan kamera kayıtlarına ulaşılamadığı vurgulandı.
AMED