Silopî Belediyesi Viyan Kadın Danışma Merkezi'nce "Uluslararası 2. ve 3. evlilikler sorununun Silopî'deki yansımalarını ve kadınların yaşadıkları sorunları" tespit etmek amacıyla yapılan araştırmanın sonuçları raporlaştırılarak basın toplantısıyla açıklandı. Sosyolog Gül Berki, hem kamuoyunu bu konuda bilgilendirmek hem de Silopî Viyan Kadın Danışma Merkezi'nin bundan sonraki çalışmalarına yön vermek amacıyla alan araştırması yapıldığını kaydetti.
Araştırmada basın taraması yapılıp, sorunun kamuoyuna yansıma çerçevesinin anlaşılmaya çalışıldığını belirten Berki, Silopî'ye kuma gelen 130 kadını adresleri ile birlikte tespit ettiklerine işaret etti. Berki, "Kotalı örneklem" yöntemiyle, 80 anketin Silopîli kadınlara uygulandığını belirterek, "Kotalarda üstüne kuma gelen Türkiyeli ilk eş, Türkiye dışından gelen tek eş, Türkiye dışından kuma gelen eş ve Türkiyeli kuma gelen eş şeklinde belirlendi. Anket çalışması ile birlikte, aynı kotalarla 15 kişi ile sözlü tarih çalışması da yapıldı. Sözlü tarih çalışmasında ses kaydı alınarak fotoğraflarla belgelendirildi. Bunların yanı sıra Silopi Belediyesi'ne bağlı evlendirme dairesinden son 6 yılın evlenme verileri ile birlikte Silopi Devlet Hastanesi'nden son 8 ayın şiddet ve intihar verileri alındı" dedi.
Araştırma öncesi kamuoyu tarafından uluslararası evliliklere ilişkin gündeme gelen bazı ön kabullerin tespit edildiğini kaydeden Berki, "Bunlar yüksek başlık parasından şikayet eden erkeklerin yurtdışına yönelmesi, yurt dışından gelen kadınlarla daha iyi anlaştıkları, o kadınların Türkiye'nin gelişmişliğini takdir edip, Türkiye'ye yerleşme hayali kurduğu şeklindeydi. Fakat araştırmamızla birlikte bu kabullerin gerçek olmadığını tespit etmiş bulunmaktayız" diye konuştu.

'Sorun görünenden daha derin'

Berki şunları kaydetti: "Anket çalışmasında kadınların evlendikleri zaman kendilerine ödenen başlık paraları sorulmuş ve en fazla paranın aslında yurtdışından gelen kumalara ve yurtdışından gelen ilk eşlere verildiği tespit edilmiştir. Yani Silopili erkeklerin bu yönelimi ekonomik nedenlerle değildir.
Silopili erkekler yurtdışına yönelmiş, yurtdışındaki kadınlar hem Türkiye'ye gelmeyi hem de kumalığı kabul etmiş. Kadınların yüzde 84'ü görücü usulüyle evlenmiş ve yüzde 79'u evliliği kendi rızasıyla kabul etmiştir. Yüzde 42'si de eşiyle akrabadır. Yüzde 85'i kuma geleceğini bildiği halde yüzde 40'ı nasip-kısmet deyip kabul etmiştir. 'Ailem beni zorladı' diyenlerin oranı yüzde 15 iken, Türkiye'de yaşamak isteyenlerin oranı sadece yüzde 5'dir."

Yüzde 63'ü 20 yaş altında evlendirilmiş
Sözkonusu kadınların yüzde 63'ünün hayat hakkında genel bir deneyim elde edemedikleri, 20 yaş altında evlendiğini ifade eden Berki, yurtdışından kuma gelen kadınların 'nasip-kısmet' diyerek, kabul ettiklerini belirtti.
Araştırmaya göre, Yurtdışından gelen kadınların kendilerine sürekli yabancı muamelesi yapıldığı ve söz konusu kadınların sürekli baskı altında tutulduklarının belirtildiği raporda, kuma gelen yabancı kadınların yüzde 21'i şiddet gördüğünü itiraf ettiği belirtiliyor. Berki, bu oranın daha yüksek olduğunu düşündüklerini ifade ediyor.

Yüzde 90'ı kuma olacağını biliyor'

Araştırmada, hem yabancı ülkelerden kuma gelen kadınlar hem de Türkiye içinden kuma gelen kadınlarla çalışma yapıldığı belirtilirken, kadınların yüzde 90'ının kuma olacaklarını bildikleri kaydediliyor. Berki, "Durumu bilsin veya bilmesin, kabullensin veya kabullenmesin kadınların yüzde 80'i üzerine kuma geldiğinde üzüntü yaşamış. Fakat yine de yüzde 80'i eşinden ayrılmayı  düşünmemiş. Tüm kadınların yüzde 90'ı kumalarıyla iyi geçindiğini belirtiyor" dedi.

Bir merkez açılmalı

Çalışmada, kadınlar Silopî Viyan Kadın Danışma Merkezi'nden öncelikli olarak kadının bilinçlendirilmesi ve kadın haklarının öğrenilmesine katkıda bulunmalarını isterken, şunlar kaydedildi: "Çoğunlukla sorunlarını içlerine atan kendini ifade etme yolları kapalı olan kadınların, bilinçlendirilmesi, desteklenmesi ve dayanışmalarının sağlanması bizler açısından öncelikli hedefler olmalıdır. Fakat sorunun yerel bir sorunu aşan uluslar arası bir sorun olması, soruna farklı bir boyut katmaktadır. Veriler de göstermiştir ki bu sorun sayısal olarak da artmaktadır. Hem bu nedenle hem Kürt kadınlarının ortak sorunları konusunda çalışılması amacıyla; Ulusal Kürt kadın birliğinin sağlanması gerekmektedir. En azından Federal Kürdistan Bölgesi, Türkiye, Suriye ekseninde ortak çalışacak ve bu ülkelerde bir şubesi olacak bir merkezin kurulması gerekiyor."

DİHA/ŞIRNEX