
DBP Silopi İlçe Eşbaşkanı Yıldızgörer, "Devletin kirli politikası ve emellerine karşı baş eğmeyeceğiz. Her ne kadar katliam, yıkım, soykırım, gözaltı ve tutuklama furyasını devam ettirseler de Botan halkı boyun eğmeyecek. Silopiya bitmedi dimdik ayaktadır" dedi.
AKP yönetimindeki Sömürgeci Türk devletinin, soykırım operasyonlarıyla 3 kez hedef aldığın Şirnex’in (Şırnak) Silopiya (Silopi) ilçesinde, en son 5 Nisan günü ilan edilen sıkıyönetim uygulamaları ile alınan “kamulaştırma” kararı kapsamında yüzlerce ev yerle bir edildi. Devletin baskı ve operasyonlarına karşı öz yönetimin ilan edildiği merkezlerin başında gelen Silopiya halkı, 7 Haziran 2015 tarihinden bu yana devletin abluka, baskı ve saldırılarına karşı direniyor. İlk olarak 7 Haziran 2015'te tanklarla mahallelere giren Türk devlet güçleri, 14 Aralık 2015'te “sokağa çıkma yasağı” ilan ederek ikinci kez kuşattığı ilçede 38 gün boyunca vahşet uyguladı.
Buna rağmen rağmen halkın yaşam alanlarını terk etmedi. 5 Nisan günü bir kez daha ilan edilen “sokağa çıkma yasağı” ile birlikte alınan “acele kamulaştırma” kararı kapsamında herhangi bir çatışma olmamasına rağmen yüzlerce ev, devlet güçleri tarafından yıkıldı. Yaklaşık bir yıldır ilçede devam eden soykırım saldırıları süresince baskı, gözaltı ve tutuklamalar da eksik olmadı. Şimdiye kadar aralarında Silopiya Belediye Eşbaşkanı Emine Esmer’in de bulunduğu yüzlerce kişi gözaltına alınarak, tutuklandı.
8 ev ateşe verildi, 3 kişi katledildi
7 Haziran 2015'te sabaha karşı mahallelere girmek isteyen devlet güçlerine karşı ilçe halkının öz savunmasını alması üzerine başlayan ve 10 saat boyunca süren çatışmalarda 8 ev ateşe verildi, 3 sivil katledildi. Başak ve Barbaros mahallelerinden devlet güçleri akşam saatlerinde çekilirken, 3 çocuk babası Kamuran Bilin, evinin kapısı önünde açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi. 58 yaşındaki Hamdin Ulaş ve 17 yaşındaki Hıdır Tanboğa ise çıkan yangına müdahale etmek için evden çıktığı sırada açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi.
14 Aralık 2015 ve 5 Nisan 2016 tarihinde ilan edilen “sokağa çıkma yasakları” esnasında yaşamını yitiren ve aralarında 2 yaşındaki Esra Şalk'tan bir hafta boyunca cenazesi sokak ortasında bekletilen Taybet İnan’a, 3 Kürt kadın siyasetçi Sêvê Demir, Fatma Uyar ve Pakize Nayır’dan en son toplu katliama varan Tonguç ailesinin de bulunduğu 37 kişinin isimleri şöyle:
Hüseyin Güzel (70), Yusuf Aybi (81), Reşit Eren (17), Axin Kanat (16), İbrahim Bilgiç (17), Şiyar Özbek (25), Süleyman Çoban (70), Taybet İnan (57), Yusuf İnan (40), Ayşe Burun Tekin (40), Mehmet Mete (11), Ömer Sayan (70), Hasan Sanır (75), Salih Erener (75), Seyfettin Sidar (30), Necati Öden (18), İsmail Yevşan (55), Ömer Yaman (45), Ömer Masul (65), Yusuf Yağcı (30), Seve Demir (41), Pakize Nayır (25) , Fatma Uyar (27), İslam Atak (26), Aydın Mete (18), Hasan Yağmur (42), Yunus Kurnaz (19), Narin Kızıl (32), Şirin Altay (43), İsa (29), Mühyettin (35), Saadettin (34), Ahmet (75), Zülfiye Şalk (70), Behriye Erener (45), Rahime Sanır (14) ve Esra Şalk (2).
350’ye yakın tutuklama
Topyekun imha operasyonlarının yanı sıra siyasi soykırım operasyonlarının da sürdüğü ilçede, DBP İlçe Örgütü’nün verilerine göre, 67’si Parti Meclisi Üyesi ve yöneticileri olmak üzere 350’ye yakın kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. İlçede yaklaşık bir yılını doldurmak üzere olan uygulamaları DBP İlçe Eşbaşkanı Mahmut Yıldızgörer değerlendirdi.
Tehciri dayatıyorlar
Yıldızgörer, devletin katliam ve rehin almayla birlikte sürdürdüğü yıkımın tehcir amaçlı olduğunu vurguladı. Yaklaşık 2 bin 500'e yakın evin keyfi bir şekilde yıkıldığına dikkat çeken Yıldızgörer, Kürt halkının kültür, örf ve adetlerinin yok edilmeye çalışıldığının altını çizdi. Bu politikaların da sonuç vermeyeceğini vurgulayan Yıldızgörer, halkın topraklarını terk etmediğini ve bir evde 3 ailenin birlikte yaşamaya başladığını aktardı.
Silopi'nin nüfusu arttı
Yıldızgörer, Silopiya'da her köşe başında sayısız zırhlı aracın bekletildiğini ve halka psikolojik baskı uyguladığını kaydetti. Şirnex, Hezex (İdil) ve Cizîr’deki (Cizre) yasaklardan kaynaklı Silopiya'ya yapılan göçle ile birlikte ilçe nüfusunun 250 bine yaklaştığını söyleyen Yıldızgörer, yıkımın olduğu mahallerde ise 18 bin ailenin mağdur olduğunu aktardı.
Devlet muhtaç gayreti
Yıldızgörer, halkın daha fazla mağdur olmaması için belediye bünyesinde çadır kent kurulmasına ilişkin yaptıkları başvurunun da hiçbir gerekçe bildirilmeden kabul edilmediğini söyledi. Yıldızgörer, şöyle devam etti: "Kaymakamlık izin vermeyerek, halkı devlete muhtaç ettirmek istiyor. Ama Silopiya halkı devletin verdiği yardımları kabul etmiyor. Biz de Rojava Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği bünyesinde Silopiya'da halka yardım dağıtmak için çalışmalarımızı başlattık. Başlattığımız yardım kampanyası da keyfi bir şekilde engelleniyor ve el konuluyor."
Silopi demdek ayakta
"Botan halkının bu devlete tek bir mesajı vardır" diyen Yıldızgörer, "Devletin kirli politikası ve emellerine karşı baş eğmeyeceğiz. Her ne kadar katliam, yıkım, soykırım, gözaltı ve tutuklama furyasını devam ettirseler de Botan halkı boyun eğmeyecek. ‘Silopi bitti’ diyenlere arkasına dönüp bakmalarını istiyorum. Silopiya bitmedi dimdik ayaktadır. Kürt halkı bütün bu saldırı konseptine karşı yeni yaşam etrafında kendini yönetecek ve büyütecek bir iradeye sahip. Bu irade karşısında da hiçbir güç duramaz" şeklinde konuştu.
DİHA/ŞIRNAK