AKP Kürt sorununu çözmek için çok uğraştı çok didindi! Planlar projeler oluşturdu! Aydınları sanatçıları dinledi. Uçan kuştan sordu! Basından bilgi aldı. Kurmaylarını harekete geçirdi. “Kürt sorunu var” dedi. Bêkes solculara çağrı yaptı. Kiminin itibarını iade etti! Burkay yurda döndü. “İşkenceye sıfır tolerans” tanıdı. “Faili meçhuller dönemi bitti” dedi! Yeni bir anayasa yaptı! Hak ve özgürlükleri genişletti! TRT 6’i açtı. Basın özgürlüğünü sağladı! Dahası askeri vesayeti bitirdi! Ergenekon’u çözdü! MGK’da asker- sivil kadrolar karışık oturdu! Ülke demokrasiye döndü! Dönmekle de kalmadı tüm Ortadoğu’ya hatta Afrika’ya model ülke oldu. Suriye’den, İran’dan, Libya’dan, Irak’tan, Cezayir’den demokrasi istedi!
Böylece Cumhuriyet tarihinin en değişimci en yenilikçi yönetimi haline geldi! İlahların bile takdirini topladı!
“Yüzünüze gözünüze dursun” derler ya, aynen öyle. Daha ne istersiniz. Öpün de başınıza koyun!
* * *
Tabii içimiz yanmış ya, ironi yapıyoruz. Şu iktidara yakın oturan bir kısım liberallerde az çektirmedi hani. 12 Eylül korkusunu yeni aşmış toplumda AKP korkusunu geliştirmek için az çabalamadı. “Kabul edin, ileri gitmeyin yoksa kötü şeyler olacak” diye kulaklarımıza az fısıldamadı. Fısıldamakla da kalmadı yazdı çizdi. “AKP çözümüne” alkış tuttu.
Oysa alkışladıkları “Sri Lanka çözümü” idi. AKP bula bula Tamil gerillalarının ve halkının topyekün imhasına yol açan Sri Lanka modeli bulmuştu! Üstüne üstlük son üç yıldır buna hazırlanılmış, Türkiye-ABD-İran ve Irak görüşmeleriyle bunun mutabakatına varılmış; (bunu hükümet ve hükümete yakın kaynakların yaptığı açıklamalarda bulabilirsiniz) Sri Lanka modelinin yol haritası çizilmişti.
* * *
Öyle de oldu. Kandil’le birlikte sivil hedefler de vuruldu. Kadını, erkeği ve çocuğuyla dağ yoksulları öldü. 90’lı yılların mimarı Çiller’in “ya bitecek ya bitecek” sözü Erdoğan’la güncellendi. Kürtler için öngörülenler “Neye mal olursa olsun” sözleriyle kodlanırken bu mübarek ramazan ayında bile cehennemi ateş ve yıktım alkışlandı.
“Balığı avlamak için denizi kurutma” projesidir bu... Operasyon Kürt baharınadır ve özgürlüğüne onuruna düşkün her Kürt hedefe alınmıştır. Bu nedenle “BDP meşruluğunu yitirdi” deniyor. Başbakan “mesafe koymayanlar da aynı akıbete uğrayacak” diye hedef gösteriyor.
Şimdi anladınız mı?
AKP’nin sorunun çözümünden ne anladığını? “Açılım”ın asıl gündeminin Kürt tasfiyesini maskelemek olduğunu?
- Kürtlerin asgari isteklerinin bile bu nedenle kabul edilmediğini?
- Öcalan’la görüşmeler yapan ekibin neden etkili olmadığını?
- Öcalan’ın çözüm için hazırladığı Yol Haritası’nın neden hasıraltı edildiğini? Kendisinin neden katı tecride alındığını?
- “Başbakan, ‘bu iş silahla çözülmez, yasal, anayasal düzenlemelerle çözülür’ desin ben silahlı güçleri sınırötesine çekerim” diyen Öcalan’a neden yanıt verilmediğini?
- Seçilmiş vekillerin neden serbest bırakılmadığını? Neden parlamenter yolun tıkatıldığını?
- Ergenekon’un neden tam tasfiye edilmediğini? Askere operasyonla neyin amaçlandığını?
- Neden gerçek özgürlükçü bir anayasanın yapılmadığını? 12 Eylül’ün hukuksal ve siyasal sonuçlarının ortadan kaldırılmadığını?
- Çözüm için büyük umutlarla Türkiye’ye giriş yapan Barış gruplarını aynı umut ve sevinçle karşılayan Kürtlere neden büyük tepki gösterildiğini sonrasında ise, sürecin tersinden işletilmeye başlandığını?
- KCK operasyonları adı altında binlerce Kürt siyasetçisi ve sivil toplum savunucusunun neden tutuklanarak cezaevlerine konduğunu ve adil yargılanmalarına olanak tanınmadığını?
- Türkiye’nin birçok yerinde linç olaylarına göz yumulduğunu?
- Cumhurbaşkanından başbakanına en yetkili ağızların bile BDP ve DTK’yı hedefe oturttuğunu?
- Alternatif Kürt partisi Kürt aydını yaratmak için neden bu kadar çırpındığını?
- Köy kurucusu, JİTEM, Özel harekat gibi operasyonal birimlerin tasfiye edilmediğini? Valilere süper yetkiler verildiğini?
- Neden provokatif eylemlere başvurulduğunu?
ŞİMDİ ANLADINIZ MI?
delil-karakocan@hotmail.com