Fransa Gündemi

Gazetemiz yayına hazırlandığı saatlerde Fransa Parlamentosu’nda Ermeni soykırımı yasa tasarısı oylanarak kabul edildi. Yasa, soykırımı inkara bir yıl hapis ve 45 bin Euro para cezası öngörüyor. Son güne kadar kadar Fransa Hükümeti ve Parlamento’da bulunan muhalefet partileri dahil tasarının kabulünden yana bir profil çizdiler. Bu nedenle kabul şansı yükselen tasarı günlerdir Türkiye için bir krize dönüştü. Tasarı özellikle Türk medyası aracılığıyla saat başı yeni bir saldırgan başlıkla gündeme oturdu. Fransız medyası için aynı durum sözkonusu değildi. Medyada mecliste gündeme gelecek Ermeni soykırım tasarısından çok, bir sağlık skandalı olan endüstriel slikon krizi daha ön plandaydı.
Erdoğan’dan Gül’e, Davutoğlu’ndan envayi çeşit kuruma ültümatonlar, tehditler, diplomasi heyetleri ve medya aracılığıyla vatan-millet-sakarya edebiyatı! Davutoğlu tarafından Türkiye’nin bir sorunu olmayı bırakın “komşu”nun sorunu olarak tanımlanan Ermeni soykırımı meselesi Fransa’da geçmiş yıllarda farklı vesilelerle gündeme gelmişti… Tozlu raflara kaldırılan bu tasarı son iki haftada bir kulvara girip meclisin gündemine oturdu. Fransa Avrupa işlerinden sorumlu Bakanı Jean Leonetti, Ankara’yı bu soykırımı “tarihi bir olay” olarak tanımaya çağırırken, Erdoğan ve erkanı Fransa’ya Cezayir’de yaşanan katliamları hatırlattı. Tencere dibim kara, seninki benden kara… hesabı karşılıklı soykırımlar çarpıştırıldı! Finalde yasa tasarısı Parlamento’dan geçdi.
Türkiye’de yüzyıllardır halklara ve inanç gruplarına yaşatılan asimilasyon, baskı ve katliamlar halen sürüyor. Ermeniler, Kürtler, Aleviler ve bu liste uzadıkça uzuyor… Bugüne kadar bunun için kimsede ses çıkartmadı. Elbette buna karşı dünya kamuoyunun sessiz kalmaması, bu konuda Türkiye üzerinde bir basınç oluşturması önemli bir husus. Fransa’nın Ermeni halkına dair bu hassasiyeti neden özellikle bu iki hafta da bir yasanın oylanması sürecine kadar vardı sorusu ilk akla gelen oluyor. Kendi karanlık arka-planı düşünüldüğünde Fransa’nın bir halkın katliamdan geçirilmesine tepkisini bir yasaya dönüştürmesi çok da inandırıcı ve samimi gelmedi. Fransa’da bir önceki Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Sarkozy tarafından benzer bir şekilde gündeme getirilen tasarı daha sonra rafa kaldırılmıştı. O dönem Ermeniler şahsında UMP için bir prestij kaybı yaşanmıştı. Fransa’da Ermenilerin azımsanmayacak bir gücü olsada sadece Cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle yasa tasarısı gündeme getirilmedi kanısı daha güçlü… Mesele Ermenilerden çok Ortadoğu konusundaki pazarlıklarda Türkiye’nin ABD, AB ve özelde Fransa arasındaki gelgitlerine dönük bir basınç oluşturma çabası gibi gözüküyor. Diğer taraftan Rusya’nın burnunun dibinde duran Ermenistan üzerine Fransa’nın hesapları… Pastadan pay yarışı, yeni stratejik ortaklıklar, siyasi ayak oyunları, halkların acılarının yeniden siyasi bir ranta dönüştürülmesi son bir haftanın fotografının arkasında duruyor.
 Yasa Ocak ayında Senato’nun gündemine gelecek. Ama işin özü Fransa’nın yasayı kabul etmesinden öte Türkiye’nin kendi karanlık geçmişiyle yüzleşmesi daha önemli bir sorun olarak ortada duruyor. Kürtler, Ermeniler ve ya diğer inanç grupları Fransa’nın bu konuda ne tutum alacağından çok katliamların tanınıp-tüm gerçekliği ile gün yüzüne çıkarılmasıyla ilgililer. Ve en önemlisi de onların hakları verilmedikçe toplumsal barıştan söz etmenin olanaklı olmadığı gerçeği ortada duruyor!