
BDP’nin İzmir’de bulunan Siyaset Akademisi’ne geçtiğimiz ay yapılan baskınlarından ardından yöneticisi ve bir kısım öğrencilerinin „KCK üyesi olmak“ iddiasıyla tutuklanmasıyla birlikte yasadışı bir kurum havasına sokulmak istenen akademilere dönük yönelim, aynı şekilde yapılan operasyonlarla İstanbul’da da sürdü. Her siyasi partinin sahip olduğu şekilde, nitelikli siyaset üretmeye dönük olarak siyasetçi yetiştirmeyi amaçlayan akademiye karşı İstanbul merkezli başlatılan operasyonlar kapsamında aralarında BDP PM ve Anayasa Komisyonu üyesi Prof. Dr. Büşra Ersanlı, BDP MYK üyesi Mustafa Avcı ve Yazar Ragıp Zarakolu’nun da bulunduğu 55 kişi gözaltına alınmıştı.
Yüksel Genç de alındı
Dün gözaltına alınanların arasına Demokratik Toplum Kongresi eski Eşbaşkanı ve Özgür Gündem Gazetesi yazarı Yüksel Genç de katıldı. Beyoğlu Emniyeti’ne götürülen Yüksel Genç, 1999 yılında Şemdinli’den Türkiye’ye giriş yapan 8 kişilik ’Birinci Barış Grubu’ndandı. „Örgüt üyesi“ olmak suçundan tutuklanan Genç, 2004’te tahliye edilmişti.
Dün Adliye’ye çıkarıldılar
İki gündür İstanbul Emniyeti’nde sorgulanan 55 kişiden 50’si dün Adliyeye götürüldü. Prof. Dr. Büşra Ersanlı, Yazar-Yayıncı Ragıp Zarakolu’nun da aralarında bulunduğu gözaltındakilerin tamamı KCK yöneticisi ve üyesi olmakla suçlanıyor. Polis ve savcı, BDP Siyaset Akademisi’nin KCK’ye kadro yetiştirdiğini iddia ediyor. Ersanlı ve Zarakolu gibi isimlere yapılan suçlama ise “KCK’ye kadro yetiştiren BDP Siyaset Akademisi’nde eğitim vermek” şeklinde.
Akademi açılışına katılamazsınız
Yazar Ragıp Zarakolu’nun ise akademinin açılışına katılması suç sayıldı. Türkiye Yayıncılar Birliği Yayımlama Özgürlüğü Komitesi Başkanı ve Belge Yayınları’nın sahibi olması nedeniyle sık sık yurtdışına seyahat eden Zarakolu’na „Neden çok sık yurt dışına çıktığı?“ da soruldu. Yine suç isnat edilmeye çalışılan bir diğer soru ise, Yayıncı Zarakolu’nun sahibi olduğu Belge Yayınevi’nden kitapları yayınlanan İstanbul’da geçtiğimiz ay yapılan ‘KCK operasyonu’nda tutuklanan „Yazar Aziz Tunç’un mail adresinin neden mail listesinde olduğu?“ sorusu oldu.
Siyaset akademisi açmak suç mu?
AKP başta olmak üzere birçok partinin politikacı yetiştirmek üzere kurduğu siyaset okulları ise BDP söz konusu olduğunda illegal gösterilmeye başlandı. Ekoloji, kadın özgürlüğü, toplumsal tarih, felsefe, uygarlık tarihi, Ortadoğu tarihi, Türkiye siyaset tarihi, kadın kurtuluş ideolojisi, Demokratik ekolojik toplum, ‘Kapitalist modernite ve demokratik konfederalizm, din sosyolojisi, sanat ve siyaset gibi temel konuların tartışılıp akademi öğrencilerine ders olarak verilmesi KCK’ye kadro yetiştirmek olarak kayıtlara geçiyor.
BDP’lilere ders veremezsiniz!
Operasyonların daha kaç dalga halinde devam edeceği ve daha kimlerin isimlerinin listelerde yer aldığı bir muamma olarak kalmaya devam ederken, yöneltilen suçlamalar hukukun hiç olmadığı kadar ayaklar altına alındığını gösteriyor. Örneğin bir sanat estetiği uzmanının herhangi bir sanat disiplinine ilişkin akademide verdiği bir seminer, KCK’ye kadro yetiştirilmek olarak iddianamelere eklenebilecek.
Sorgu tutanağı avukatlara verilmedi
Sorgu tutanakları, „diğer örgüt mensuplarınca paylaşılarak soruşturmanın seyrini etkileyebileceği“ gerekçesi ileri sürülerek avukatlara verilmedi. Uygulamanın Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamında bulunan tüm davalar için uygulanacağı öğrenildi.
Gizli bilgiler basına sızdırıldı
Dosya, gizlilik kararına rağmen ilk günden basına sızdırıldı. Öyle ki avukatların göremediği dosyada yer aldığı ve siyaset akademisinde yapılan ortam dinlemelerinden elde edildiği iddia edilen konuşma kayıtları ve bazı telefon görüşmeleri hükümete yakın gazeteler tarafından sayfalara taşınması dikkat çekti. Gözaltındakilerin tamamının KCK Türkiye Meclisi İstanbul Yürütmesi’nde yer almak, üye olmak, kadro yetiştirmek ya da yöneticisi olmak sıfatlarıyla suçlanarak gözaltına alındığını belirten Avukat Sinan Zincir, dosyanın tamamını henüz inceleme fırsatı olmadığını ancak ayrıntıların kısa sürede netleşeceğini aktardı.
Ragıp Zarakolu’nun avukatı Özcan Kılıç, müvekkilinin gözaltına alınmasını ve ‘KCK operasyonu’nu değerlendirdi. İki hafta önce İstanbul’da BDP İl ve ilçe binalarına yönelik gerçekleştirilen operasyona işaret ederek sözlerine başlayan Kılıç, “Aslında BDP’nin genel yapısına yönelik bir operasyon olduğu anlaşılıyor” dedi. Gözaltına alınan ve tutuklananlara bütünüyle baktığımızda BDP’de yasal biçimde görev alan, siyaset yapan insanlar olduğuna dikkat çeken Kılıç, bu operasyonların bütünüyle BDP’yi zora sokma, belki kapatılmasını sağlamak için yapıldığını söyleyerek, iki hafta önce kapatma gerekçesi olsun diye Yargıtay’a İstanbul operasyonun dosyasının tümüyle gönderildiğine işaret etti. BDP’nin geçen sene İstanbul Ümraniye’de siyaset okulu açtığını hatırlatan Kılıç, “Her pari gibi BDP de kendi siyaset okulunu açtı. Büyük bir ihtimalle bu operasyonda ortaya bu okul konulacak. Bu okulda Ragıp Zarakolu, oğlu Deniz Zarakolu ve Büşra Ersanlı ders verdi. Yapılan operasyonlara baktığımızda gözaltına alınanların ve tutuklananların yüzde 95’i siyaset okulunda öğrenci olan insanlar. Geriye kalan 5-6 kişi ise bu okulda eğitim veren insanlar. BDP’de siyaset yapmak ve siyaseti öğrenmek isteyenler gözaltına alınıyor, tutuklanıyor” diye konuştu. Önceki operasyonda gözaltına alınanların Dünya Kadın Günü, kayıp yakınlarının ve 1 Eylül Dünya Barış Günü gibi yasal eylemlere katılmak ile suçlandıklarını belirten Kılıç şunları kaydetti: “Molotof atmak, para toplamak taş atmak gibi suçlamalar yok. Yasadışı terör örgütü kavramı içinde yapılan bir operasyon olması mümkün değil. Çünkü herhangi bir şiddet veya terör eylemi denilebilecek bir şey yok. Savcılığın da böyle bir iddiası yok.”
Zarakolu şaşkın ve tepkili
Müvekkiliyle ilgili bilgi veren Kılıç, “Kendisiyle görüştüm. Şaşkın ve tepkiliydi. Çünkü Zarakolu’nun BDP’ye kaydı bile yok“ diye konuştu.
Adliye önünde destek
Prof. Dr. Büşra Ersanlı ve Ragıp Zarakolu’nun Beşiktaş Adliyesi’nde ifadesi alınırken, Adliye önünde yüzlerce kişi gözaltıları protesto etti. Aralarında BDP İstabul Milletvekili Sebahat Tuncel, Yazar Yıldırım Türker, Rakel Dink, Özgür Mumcu, Koray Çalışkan, Gencay Gürsoy, Necmiye Alpay, Celalettin Can, Ferai Tınç, CHP İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Başkanı Alper Taş, İbrahim Çiçek ve Ersanlı’nın öğrencilerinin de olduğu yüzlerce kişi, akıbetlerini öğrenene kadar Adliye önünde bekleyeceğini söyledi.
Öğrencileri kitabını taşıdı
„Büşra Hoca Yalnız Değildir“, „Yaşasın Halkların Kardeşliği“, „Hepimiz Kürdüz, Hepimiz KCK’liyiz“, „Barışa Kelepçe Vurulamaz“ sloganları atan grup, Ersanlı’nın „İktidar ve Tarih“ kitabının kapağını taşıdı.
Ersanlı’nın öğrencileri adına Hazal Hürman yaptığı açıklamada, „Barış için söz veren hocamız, savaş çığırtkanlığı ile suçlanıyor“ dedi ve ekledi: „Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitimin akademisyenler safındaki savunucusu olan ‘Yaşasın hakların kardeşliği’ şiarını yaşamın her alanında uygulayan ve bizi hiçbir zaman yanız bırakmayan hocamızı biz de yalnız bırakmayacağız. Onun bir an önce derslerine dönmesini istiyoruz. „
Sabahat Tuncel, Zarakolu’nun BDP’nin siyaset akademisinin kokteyle katılarak sembolik bir ders verdiği için gözaltına alındığını söyleyerek, bu akademilerde gizli kapaklı şeyler değil, aksine BDP’nin sürekli dile getirdiği taleplerin konuşulduğunu söyledi. Rakel Dink de „Yapılanlar yeni anayasaya darbedir, bu Türkiye’yi 1915’e götürüyor“ dedi. Yazar Necmiye Alpay ise tesadüfen BDP akademisinde ders vermediğini ancak çağırdıkları anda ders vereceğini belirtti. Tutuklu Gazetecilere Özgürlük Platformu sözcüsü ve yazar Ferai Tınç da yakınen tanıdığı Ersanlı’nın, kadın hakları, barış ve eşitlik adına mücadele eden çok önemli bir bilim kadın olduğunu ve „teröristlik“ ile suçlanmasını akıl almaz olduğunu belirtti.
İSTANBUL
KESK: Karşı duracağız
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ise yaptığı açıklamada, Zarakolu ve Ersanlı’nın tedriasatından geçmiş kişiler olarak, gözaltılara karşı duracaklarını belirtti. Açıklamada, „Büşra Ersanlı’nın ‘İktidar ve Tarih’ isimli eseri, tekçi-milliyetçi dünya görüşünün ‘Türk’ tarihini nasıl yeniden yazdığını anlatıyordu. Bu eser, yeni otoritaryanizme karşı en önemli başvuru kaynağı olmaya devam edecek. Zarakolu’nun kitapları yazdığımız her şeyin kaynakçasında yer almaya devam edecek“ denildi.
DİSK: Amaç sindirmek
Operasyonun amacının hükümetin Kürt hareketini kontrol altına almak istemesi olduğuna dikkat çeken Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), „Operasyonlara son verilerek, şimdiye kadar gözaltına alınan aydın ve siyasetçiler serbest bırakılmalıdır“ çağrısında bulunuldu.
Arkadaşlarından destek
'KCK operasyonu' kapsamında devam siyasi kırım kapsamında gözaltına alınan BDP PM ve Anayasa Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Büşra Ersanlı'ya destek veren akademisyen arkadaşlarının hazırladığı imza metnini yüzlerce akademisyen, yazar ve aktivisit imzaladı.
Prof. Dr. Cemal Kafadar, Prof. Dr. Fatmagül Berktay, Prof. Dr. Günay Göksu Özdoğan, Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, emekli Büyükelçi Temel İskit ve Yaşar Kemal'in de aralarında bulunduğu büyük çoğunluğu akademisyen olan 700 kişi, ortak bildiriyle Ersanlı'nın gözaltına alınmasını protesto etti. Bildiride, şunlara yer verildi: "Sivil siyasetin önünün açılması, Türkiye'nin özlemini çektiği yeni anayasanın yapılması ve ülkede kalıcı bir barışın kurulması için, yıllardır canla başla çalışan ve bir süre önce BDP Parti Meclisi ve Anayasa Komisyonu'nda görev alan Prof. Dr. Büşra Ersanlı'nın gözaltına alınması, demokrasi ve hukuk devletine inanan tüm kesimlerde ciddi infiale neden olmuştur."
Bildirinin devamında, Prof. Ersanlı'nın gözaltına alınması, Türkiye'nin, eşitlik, barış, sosyal adalet, akademik ve siyasi özgürlükler içinde, gerçek bir demokrasiye ulaşma çabalarına vurulmuş ağır bir darbe olarak imzacılar tarafından tanımlanırken, barış, demokratik hak ve özgürlükler mücadelesi veren gözaltında ya da tutuklu tüm sivil siyasetçilerin, akademisyenlerin, gazetecilerin acilen serbest bırakılmaları talep edildi.