
Norveçlilerle neler konuşuldu?
2013'teki genel seçimlerde Norveç halkından en yüksek oyu alan Norveç İşçi Partisi’nin Kürtlerle ilgili dosyalarına bakan yetkilisi Jan Bøler ve partinin Uluslararası Projeler Komisyonu Üyesi Mari Aaby West ile görüşen Sînem Mihemed, görüşmelerin iyi geçtiğini, Norveçli yetkililere Rojava’daki son durum ve var olan demokratik özerk yönetimleri hakkında bilgi verdiklerini söyledi. Mihemed, Norveçli yetkililerin özellikle kanton sistemiyle ilgili sorular sorduklarını, kantonların Ortadoğu için yeni ama uygun bir sistem olduğunu düşündüklerini ve Rojava'yı daha iyi tanımak için en kısa zamanda Rojava’ya bir heyet göndereceklerini söyledi.
Üçüncü yolun doğruluğu ispatlandı
ABD’nin Suriye’deki farklı kesimlere gaz vererek, onları iç savaşın bir parçası haline getirme planının muhalefet tarafından yutulduğunu; ancak Rojavalı Kürtler’in bu oyuna gelmediğini ve üçüncü yolu seçtiklerini belirten Mihemed, "Bugünkü gelişmeler ispatladı ki üçüncü yol tercihi en doğru karardı. Geçen bu zamanda yüzbinden fazla insan yaşamını yitirdi, bir milyona yakın insan topraklarından göç etti" diyen Mihemed, Suriye’nin farklı yerlerinden Rojava’ya da binlerce insanın göç ettiğini belirtti. Mihemed, Cenevre toplantısında hiçbir ilerleme olmadığını da vurguladı.
Diğer taraftan Rojava’ya yoğun saldırılar yapılırken bile Kürtlerin ve diğer halkların, YPG ve YPJ’nin mücadelesiyle bugünlere geldiklerinin altını çizen Mihemmed, kimseye karşı düşmanlık yapmadıklarını özellikle vurguladı, ancak saldırıları da cevapsız bırakmayacaklarını sözlerine ekledi.
Kantonlar, yeni bayrak, yeni marş
Sînem Mihemed, daha sonra Oslo’da yaşayan Kürdistanlılar’la biraraya geldi. Oslo Kürdistan Kültür Derneği’nde gerçekleşen toplantıda özellikle Doğu ve Güney Kürdistanlı Kürtler, Sînem Mihemed’e kantonlarla ilgili ve bu kantonların neden farklı günlerde ve parçalı bir şekilde ilan edildiğini sordu. Sinem Mihemed sorulara şöyle cevap verdi: "Rojava’da bazı bölgeler arasında kopukluk var. IŞİD ve El Nusra Cephesi gibi örgütlerin kontolünde olan Arap yerleşim yerleri var. Bu nedenle kantonlar ayrı ayrı ilan edildi; ama Efrîn'de alınan bir karar, Cizîrê’ye kadar uygulanır. O disiplin ve örgütlülük var. Var olan bu sorunlar zamanla giderilir; kantonlar arası birlik de böylece tam anlamıyla sağlanır. Yine de bilinmeli ki Kürtler Suriye’nin en örgütlü gücüdür" dedi.
Cizîrê kantonunun o bölgede bulunan tüm halk ve inançları temsil edecek bir bayrak ve marş çalışmaları olduğunu da belirten Mihemed, "Eski bayrak ve marşın kullanılmasına devam edileceği kararı da alınabilir, buna halk karar verir" dedi.
PYD dışındaki Kürt partilerinin tavrı
Sînem Mihemed, Rojava’da böylesi bir süreçte ulusal birliğin önemine parmak basarken, PYD dışındaki partiler ve ENKS’yle ilgili şunları anlattı: "Başından beri Rojavalı tüm partilerin içinde yer aldığı bir sistemi savunduk; ancak bu gerçekleşmeyince iki meclisli sistemi kabul ettik. Gencecik kızlar ve erkekler canlarını feda ederek bu sistemi korudular. Çocuğu YPG saflarında savaşmayan aile yok. Diğer taraftan ENKS üyeleri çoğu zaman kendi aralarındaki anlaşmazlıklardan dolayı toplantılara bile katılmadılar. Bunun da ötesinde IŞİD ve El Nusra gibi örgütlerle birlikte YPG’ye saldırdılar" dedi.
Kantonlar ve dış ilişkiler
Amerika başta olmak üzere Rojava’ya düşmanlık yapan ülkeler olduğundan bahseden Mihemed, Rusya gibi destek sunuyormuş gibi görünen ülkelerin de pratikte herhangi bir destek sunmadıklarını, tüm bunlara rağmen diplomasiye önem verdiklerini, kendimizi ve kantonların nasıl demokratik bir sistem üzerine kurulduğunu dünyaya anlatacaklarını da sözlerine ekledi.
Mihemmed, Rojava için dünyanın neresinde olursa olsun, herkesin maddi, siyasi ve diplomatik çalışma yürütmesi gerektiğini sözlerine ekledi ve "Bugün herkes Rojavalı olmalı" dedi.
BARAN ADIYAMAN/OSLO