
Kültür Sanat Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya:
Sinemacılara soruşturmanın açılması ideolojik bir saldırı. Halka gözdağı vermek istiyorlar.
Sine-SEN Genel Başkanı Zafer Ayden:
Buna karşı durmak gerekiyor. Susturulmaya çalışılanlar birlik içinde ortak mücadele etmeli.
Barış için Akademisyenlerin avukatı Meriç Eyüboğlu:
Sadece sinemacılar değil, akademisyenlere destek veren herkese baskı aratacak.
Kürdistan’da Türk devlet terörünün sona ermesi, ölümlerin önüne geçilmesi ve barış sürecinin yeniden başlamasını talep eden akademisyenlere destek verdikleri için sinemacılara soruşturma açıldı. Kültür meslek örgütleri, 433 sinemacıya soruşturma açılmasına tepki gösterdi.
DİSK Sine-Sen kendilerine ulaşan tebligatta istenen kimlik ve iletişim bilgilerini emniyetle paylaşmayacaklarını belirtti. Barış için Akademisyenlerin Avukatı Meriç Eyüboğlu, “Barış talep eden bir metnin suç olduğunu hukuken kabul etmemiz mümkün değil” dedi.
İdeolojik saldırı
Kültür Sanat Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya, barış bildirisine imza atmanın suç olamayacağını belirterek, sinemacılara soruşturma açılmasının halka gözdağı olduğunu ifade etti.
İfade, düşünce ve yaşamı savunma özgürlüğünde yönelik büyük bir saldırı ile karşı karşıya olduklarını söyleyen Demirkaya, ‘’Bunu büyük bir hukuksuzluk olarak görüyoruz. Bu hükümetin ideolojik bir hamlesi. Barış bildirisine imza atanlara soruşturma açılmasının bahane olduğunu çok iyi biliyoruz. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde barış istemek suç değildir. Sinemacılara soruşturma başlatarak halkın büyük bir kısmına gözdağı verilmek isteniyor. Hükümeti, evrensel hukuka dönmeye davet ediyoruz. Soruşturmalar derhal durdurulmalı” diye konuştu.
Baskılara karşı birlikte mücadele
Sinema Emekçileri Sendikası (Sine-SEN) Genel Başkanı Zafer Ayden ise “Barış akademisyenleri hala yargılanıyor. Suç kesinleşmemiş. Oluşmamış bir suçun propagandasını yapmak iddiasıyla soruşturma açılıyor. Kesinleşmemiş bir suçun nasıl propagandası yapılır?” dedi.
Gönderdikleri isim listesinde üyelerine ait kimlik ve iletişim bilgilerinin talep edildiğini söyleyen Ayden, “Bizim zaten bilgilerimiz ellerinde var. Çalışma bakanından isteyebilirler. Bilgilendirme yapmayı da düşünmüyoruz” diye konuştu ve ekledi: “Baskı altına alarak yönetmeye çalışıyorlar. Bu tür uygulamaların karşısında durmak gerekiyor. Susturulmaya çalışılan en geniş kesimler birlik içinde ortak mücadele etmeli. Böylesi bir duruş sergilemeli.”
Sinemacılarla sınırlı kalmayacaklar
Barış için Akademisyenlerin de avukatı olan Meriç Eyüboğlu, sinemacılara soruşturma açılmasına tepki göstererek şöyle dedi: “Bu konuyla ilgili tespit ettikleri sendikalara, derneklere üyelerinizin adreslerini bildirin diyorlar. Öyle anlaşılıyor ki bununla ilgili açılmış savcılık dosyası var. Barış için akademisyenlerin maruz kaldığı hakaret ve tehditlere destek amacıyla imza metni oluşturan sinema oyuncuları ile de ilgili bir soruşturma yürütülecek. Bununla da sınırlı kalmayacaktır. Destek veren meslek örgütlerine de, demokratik kitle örgütlerine de sirayet edecektir” diye konuştu.
Eyüboğlu, “Barış için akademisyenlerin 4’ü yargılanıyor. Geçtiğimiz günlerde duruşması vardı. Diğerleriyle ilgili ifadeler tamamlanmadı. Daha açık bir ifade söyleyecek olursak imzacılar hakkında ne yapacaklarına karar vermiş değiller. Sadece sinemacılar değil, o süreçte destek veren kesimlere yönelik baskının da artacağını gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Bu suça ortak olmayacağız
Serra Yılmaz, Özcan Alper, Ezel Akay, Deniz Türkali, Nadir Sarıbacak, Tolga Karaçelik, Yeşim Ustaoğlu, Onur Ünlü’nün de bulunduğu birçok ismin imzaladığı destek metninde şu ifadelere yer verilmişti:
“Bizler Türkiyeli sinemacılar olarak, Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi’nin, 11 Ocak 2016 tarihinde hükümete yaptığı barış ve müzakere çağrısına destek veriyoruz. Düşünce ve ifade özgürlüğünün engellenmesini reddediyoruz. Eşitlik ve barışın yanındayız. Yaşam hakkının yanındayız. Özgür düşüncenin ve sanatın yanındayız. Ama’sız fakat’sız eğer’siz: “Bu suça ortak olmayacağız!” Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi’nin, yanındayız.”
KÜLTÜR SERVİSİ