KCK’nin ateşkes kararı alarak güçlerini sınır dışına çekme kararı almasına rağmen hükümetin demokratik çözüm sürecinde gereken adımları atmaması sonucu tıkanma noktasına gelen süreçte, devlet sınır bölgelerine özel birlikler yığmaya ve yeni kalekol-karakollar inşa etmeye devam ediyor. 

Değişik illerden Hakkari’nin Şemdinli ilçesine getirilen askerler, yapımı tamamlanan bu karakollara yerleştirilirken, stratejik nokta ve geçiş güzergahlarına gece-gündüz pusu atılıyor. Sınır hattında yeni kazılan belirli mevzilerin yakınlarına gizli yeraltı mevzileri kazılarak, hedef yanıltmanın amaçlandığı da belirtiliyor. Aynı zamanda son teknoloji askeri lojistiklerin sınır hattına yerleştirildiği gözlenirken tank, BTR, kobra ve fırtınaların namluları da Medya Savunma Alanları’na doğrultuldu. Sınır hattında tam savaş pozisyonunun alınması dikkat çekiyor.


Askeri abluka genişliyor

Bölgede yapılan yüzlerce askeri karakola ek olarak, eski karakolların da asker sayısının arttırılması için taburlara dönüştürülmesi dikkat çekiyor. Girêmezin, Gelişen (Şepeta), Aralık (Stûne), Mordağ (Dêrqe), Sılo yaylasının tamamını gören Süngütepe, Sılo Tepesi (Çiyaye Silo), Ortaklar (Besosin) Umurlu (Grane), 1050 Tepesi (Zêt), Kırmızı Tepe (Binsûre), Bağlar (Nehri) ile Çem (Nawrezan) arasında bulunan Gevriya Zine ve Xarane tepelerine yapımına bir süre önce başlanan ve bitirilen karakol ve kalekollara asker ile mühimmat/malzeme aktarıldı. Bununla birlikte bölgede bulunan Ortaklar (Besosin), Gelişen (Şepeta), Yeşilova (Navberojan), Umurlu (Grane) ve Samanlı (Mavan) karakolları taburlara dönüştürüldü.


Asker, köylüleri bezdirdi

Sınır daki askeri abluka nedeniyle yurttaşlarla asker arasında zaman zaman gerginlikler de yaşanıyor. Sınır hattındaki ilişkiyi kesme amaçlı “güvenlik kordonu” oluşturma çabaları yurttaşların günlük yaşamını olumsuz etkiliyor. Yine Şemdinli’nin Derecik (Rubarok) bölgesinde bulunan köylere ve dere kenarına konumlanan askerler yüzünden köyler, adeta açık cezaevi koşulları altında yaşıyor. Sınır hattındaki Toklu (Cema Seyida), Samanlı (Mavan), Derindere (Çemekurgi), Pıra Heran, Yayla Pınar (Salaran), Mordağ (Derqe), Gelişen (Şepeta) taburu ile Yeşiloava (Navberojan), Mamreşa, Eşektepe (Kunekerê) karakolları tarafından baharın gelmesiyle birlikte bölgede kurulan askeri nizamiyeler bezdirdi. 

PKK’nin 1984’teki ilk eylemi ile birlikte 1996 yılına kadar defalarca asker tarafından yakılan Duyi köyü sakinlerinin de köylerine dönmek istediği, ancak köyün girişine askerler tarafından kurulan nizamiyenin bunu engellediği bildirildi.




Dersimlilerden kalekol uyarısı

Devam eden kalekol ve karakol yapımlarıyla yeniden çatışma zemini yaratılmaya çalışıldığını söyleyen BDP İl EşBaşkanı Ergin Doğru, yapımların durdurulması çağrısında bulundu. 

Devrimci Güç Birliği, başta Dersim olmak üzere bölgede devam eden kalekol ve karakol yapımlarına dikkat çekmek için Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, Dersim Belediye Eş Başkanı Mehmet Ali Bul, BDP, ESP, EMEP ve Partizan üyeleri katıldı. “Kalekollara geçit vermeyeceğiz” yazılı pankartın açıldığı açıklamada, Devrimci Güç Birliği adına konuşan BDP Dersim İl EşBaşkanı Ergin Doğru, Öcalan tarafından başlatılan çözüm sürecinde bir yılın geride bırakıldığını hatırlatarak, “Aradan geçen bu bir yıla rağmen Kürt özgürlük hareketi tarafından süreci destekleyen adımların atılmasına rağmen devlet sorumluluğunu yerine getirmemiştir” dedi.


‘Sürecin ruhuna aykırıdır’

Devletin, demokrasi ve özgürlük güçlerinin çabalarına rağmen süreci provoke etmeye dönük girişimlerde bulunduğunu belirten Doğru, bölgede devam eden kalekol ve karakol yapımlarıyla yeniden çatışma zemini yaratılmaya çalışıldığını vurgulayarak, şunları söyledi: “Hükümet şiddet politikalarını arttıracak ve çatışmayı yeniden körükleyecek kalekol yapımlarına devam etmektedir. Bu gelişecek sürecin ruhuna aykırıdır. Bölgede devam eden kalekol ve karakol yapımları durdurulmalı. Kimse bu coğrafyanın ya da bu sürecin sahipsiz olduğunu sanmasın. Eylemliliklerimizi daha arttırarak süreçte üzerimize düşecek sorumlulukları yerine getireceğiz.” 


Meskan’daki nöbet Gever’in

Meskan Dağında askeri hareketliliğie ve kalekol yapımına karşı başlatılan çadır nöbetini, BDP Yüksekova İlçe Örgütü devraldı. 

Son günlerde Hakkari bölgesinde yaşanan askeri hareketliliğe dikkat çekmek ve kalekol yapımı ile olası bir operasyona karşı çıkmak için BDP Hakkari İl Örgütü tarafından Meskan Dağı’nda başlatılan çadır nöbeti, bir haftayı geride bıraktı. Günlerdir Skorsky tipi helikopterler ile yığınak yapan askeri birliklerin yoğun olarak hakim tepede mevzi kazdıkları öğrenildi. Çevre köylerin yaylalara gidemediği gibi bölgede inansızlaştırma politikaları yürütülüyor. Çadır nöbetini, 6’ıncı günde BDP Yüksekova İlçe Örgütü, yapılan saygı duruşu ile BDP Şemdinli (şemzinan), Çukurca (Çelê) ilçe örgütlerinden devraldı. Çadırın bulunduğu alana ise Öcalan’ın posterinin yanı sıra PKK, KCK ve HPG bayrakları asıldı.
BDP Hakkari Merkez ilçe Eşbaşkanı Halit Soydan, Hakkari halkı olarak askeri birliklerin dağlara konuşlandırılmasından rahatsız olduklarını belirterek, “Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın başlatmış olduğu barış süreci bozulmasın diye dağlara geldik. Burada bu askerlerin bulunmasının hiçbir gerekçesi yoktur. Çözüm süreci Kürt ve Türk halkı için büyük bir fırsattır. Operasyon ve karakol çalışmalarının son bulmalı ve barış için mücadele edilmelidir” dedi. 
Soydan’ın konuşmasının ardından söz alan Yüksekova Belediyesi Eşbaşkanı Ruken Yetişkin de “Kürdistan’da yeniden başlatılmak istenen savaşa karşı duracağız. Bir yandan Türkiye, bir yandan Barzani güçleri, Kürt halkını abluka altına almaya çalışıyor” dedi. 

Gece karanlık çöktükten sonra askerlerin bulunduğu alana doğru gençler tarafından meşaleli yürüyüş gerçekleştirildi. “PKK halktır halk burada”, “Gever isyandır önderliğe selamdır” sloganlarının atıldığı yürüyüş, çadırın bulunduğu alana geri dönüşle son buldu. Çadır nöbeti, devam ediyor. 


VAHAP BAY / DİHA/HAKKARİ