
Köylüler dilekçe verdi
1993 yılında askerler tarafından yakılarak boşaltılan ve 2007 yılında yurttaşların tekrardan dönmeye başladığı Şikeftan (Mağaraönü) köyünde seyyar birlik oluşturuldu. Köy içine giren askerlerin, yurttaşlardan kimlik istediği, yabancıları ise sürekli takip altında tuttuğu belirtiliyor. Sabah erken evden çıkamayan, akşam da evlerine erken çekilen yurttaşlar uygulamaya tepki göstererek, kaygılı olduklarını dile getiriyor. Yetkililer, askerlerin yurttaşların istemi üzerine bölgeye geldiklerini iddia etse de Ketuna Binî (Aşağı Kayalar) ve Ketuna Seri (Yukarı Kayalar) köyü sakinleri, Şemdinli Kaymakamlığı'na dilekçe vererek, askerin alandan çekilmesini, karakol yapımlarının durdurulmasını talep etti.
Köylere karakol ablukası
Şemdinli'ye 50 kilometre uzakta olan, Doğu Kürdistan sınırında, Şehidan Dağı karşısında bulunan 8 köy adeta yeni yapılan karakolların ablukasına alınıyor. Şikeftan, Gola, Ketuna Binî, Ketuna Seri, Zivkan, Balê, Zerikî ve Gosrova köylerinin bulunduğu alanlar, asker yığınağı ve yeni yapılan karakollarla adeta açık cezaevine çevrildi Bu bölgede Varıbozu, Dema Çiya, Girê Eshaba, Berê Evrazê, Kaniyaspi, Banige, Tilsê, Kola, Nerduşe, Bihiyahorê, Gendalok, Vargeniman, Şikeftan, Garê, Gelişim, Evrestepe, Masîro, Meleyan, Zini Tepesi, Türkan Tepesi ve Çimeni Hesci alanlarında karakol yapımları sürüyor.
İki tarafta karakol
Sınırın karşısında, Doğu Kürdistan'da ise Xelila 1, Xelila 2, Zerpele, Şikeftan tepesi, Şehidan alanı, Fişe karşısı, Kendalok karşısı ve Kemalok'ta karakollar yapılırken, Şehidan Dağı zirvesine İran tarafından uçaklara karşı radar sistemi kuruldu.
Çözüm süreciyle beraber bölgenin adeta askeri alana çevrildiğini belirten Şikeftan köyü sakinlerinden M. Salih Canan, "Her yere karakol yapıyorlar. Eğer barış varsa bunların hepsine ne gerek var. Bir köye 2-3 karakol kurmaları, arsa ve yollarımızı işgal etmeleri hiç de barışçıl bir yaklaşım değil" dedi.
'Düzenimizi mahvettiler'
HPG'lilerin bölgede olduğu dönemde huzurlu olduklarını söyleyen Sadi Canan isimli yurttaş ise, "Biz köylerimizde bir suçlu gibiyiz, sürekli askerlerle iç içeyiz. Gelmişler, içme suyumuzu kirletiyorlar. Sanki biz burada yaşamıyormuşuz gibi. Düzenimizi mahvettiler" diye konuştu.
'Sorumlusu Vali olur'
Ketuna köyü sakini Maşik Çakmak da 1993 yakılarak boşaltılan köylerine barış süreciyle birlikte döndüklerini belirterek, "Ancak can güvenliğimiz yok. Her tarafta askerler var. Bu baskı ve güvenlikçi politikalar varken, nasıl barıştan söz edebiliriz. Burada tek bir silah dahi patlarsa Hakkari Valisi sorumlu olacaktır" diyerek tepkisini dile getirdi.
VAHAP BAY/SAMİ YILMAZ/DİHA/HAKKARİ