
Roboskî sınırına örülen tel örgüleri protesto etmek amacıyla Cizre'de; Nuseybin-Qamişlo arasında örülen "Utanç duvarı"nı protesto etmek amacıyla Cizre'de onbinlerce kişi protesto miting ve yürüyüşlerinde buluştu. Gever'de de, Rojava sınırına örülen 'Utanç duvarı'na karşı düzenlenen yürüyüş Hakkari merkez, ilçe ve beldelerinden binlerce yurttaşın katılımı ile gerçekleştirildi. Serhildan'a dönüşen yürüyüşte polis kurşunu ile yaşamını yitiren Bemal Tokçu, Reşit İşbilir ve Veysel İşbilir de unutulmadı. Cizre'de konuşan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, "Sen bir yandan İmralı'da Serok Apo ile görüşeceksin, diğer yandan da Kürt halkına zulüm uygulayacaksın. Biz buna izin vermeyiz" dedi.
BDP Genel Merkezi tarafından Roboskî sınırına örülen tel örgüleri ve Nusaybin'de örülen "Utanç duvarı"nı protesto etmek amacıyla Cizre'de miting yapıldı. Miting için sabah saatlerinde itibaren bölgenin birçok il ve ilçelerinden yurttaşlar konvoylar halinde Cizre'ye doğru yola çıkarken, Cizreliler ise sabahın erken saatlerinden itibaren miting alanına doğru akın etmeye başladı. Miting alanında kurulan sahneden çalınan müzikler ve Mem û Zin Kültür Merkezi'ne bağlı Koma Brûsk ve Koma Sorxwîn'in seslendirdiği hareketli parçalarla binlerce kişi miting öncesi coştu. Sahnenin üst tarafına PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın BDP heyeti ile çekilen yeni fotoğrafı, "Batman Halk İnisiyatifi" imzasıyla açılırken, kitle hep bir ağızdan "Bijî Serok Apo", "Disa disa serhildan serokê me Öcalan" ve "Selam selam İmralı'ya bin selam" sloganları attı. Alana PKK'nin öncü kadrolarından Mazlum Doğan ve Mahsum Korkmaz'ın (Agit) da posterleri açıldı. Gençler tarafından ise, metrelerce uzunluktaki PKK bayrağı alanda dolaştırıldı.
Cizre'de çevre il ve ilçelerden sevk edilen çok sayıda polis, akrep ve TOMA araçları ile konumlandırılırken, miting alanın karşısında bulunan Rojava sınır tellerin önünde zırhlı araçlarla adeta duvar örüldüğü görüldü.
Yaşamını yitirenler anıldı
Binlerce kişi alanda toplanırken, kurulan sahnede çalınan marşlarla kitlenin coşkusu had safhaya ulaştı. Sahnenin arkasında, üzerinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve YPG'lilerin askeri tören fotoğraflarının bulunduğu "Em şoreşa Rojava silav dikin" pankartı açılırken, alanda ise "Azadiya Rêber Apo sedema hebûn û tune bûna me ye" ile "Dewleta dagirkerwelatê me biterikîne" pankartlarının yanı sıra YPG, KJB, YPJ, HPG, PYD, TEV-DEM, YJA-STAR bayrakları, Abdullah Öcalan, Paris’te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçi ve tutuklu BDP milletvekillerin dev posterleri açıldı. Alana gelen Roboskîli aileler de "Roboskî'ye adalet, barışın yolu Roboskî'den geçer, failler yoksa barışta yok" yazılı pankart taşıdı. Ayrıca Gever'de polis kurşunu ile yaşamını yitiren Mehmet Reşit İşbilir, Veysel İşbilir ve Bemal Tokçu'nun fotoğrafları alanda dolaştırıldı.
Miting saygı duruşu ile başladı.
'Rojava Devrimi sürüyor'
Saygı duruşu esnasında sahneden "Ey raqip" marşı çalındı. Mitingde ilk olarak konuşan BDP Cizre İlçe Başkanı Ahmet Çeter, katılımından dolayı kitleye teşekkür ederek, Rojava halkının kahramanlığını hiçbir zaman unutmayacaklarını kaydetti. Daha sonra Miting Tertip Komitesi adına konuşan BDP Şırnak İl Eşbaşkanı Hame Akti de, "Rojava Devrimi'ni tüm Kürtlerin devrimi olarak görüyoruz. Katliamlarla bitmeyeceğiz, çünkü sizin bu direniş karşısında devlet artık hiçbir şey yapamıyor" dedi.
'Biz hiç tanımayız'
Ardından Kürtçe konuşan BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise, Kürt halkının yüzyıllardır bu sınırları tanımadığını ve bundan sonra da tanımayacağını belirterek, "Dün PYD Eşbaşkanı Salih Müslim ile görüştüm. Bana 'Cizre halkına en sıcak selamlarımı götür, bizim yanımızda olduklarını biliyoruz' dedi" şeklinde sözlerini aktardı. Kitlenin "Bijî berxwedana Rojava" sloganları arasında konuşmasına devam etmeye çalışan Kaplan, "Kürtler, Cenevre-2 konferansına müthiş bir birliktelikle katılacaklar. Biz Meclis raporlarına Kürdistan ismini koyunca çılgına dönenler, kendilerini eğri meğri yapmasınlar. O isim, Cenevre Konferansı tutanaklarına girecek" dedi.
Tutuklu bulunan milletvekillerin durumuna da değinen Kaplan, "Bu arkadaşlarımız sizden yüzde 90 oy aldılar, onlar sizin iradenizdir. Sizin iradenizi tanımayanı, biz hiç tanımayız. Onlar makam, maaş için milletvekili olmadı, onlar bu halkın iradesini tanımaları, kimlikleri ve özgürlükleri için oldu. Ama diğerleri ne yapıyor, ayakkabı kutularında dolarları taşımak için oldular ve onun için cezaevine girdiler" dedi.
Demirtaş: İzin vermeyiz
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, kitleyi selamladıktan sonra "Böylesi coşkulu bir kitleyle, çetelerin ablukası altında direniş gösteren Rojava'a destek vermek ve bu çetelere destek veren AKP Hükümeti'ni protesto etmek için buradayız" sözleriyle konuşmasına başladı.
'Özgür Kürdistan'ı istemiyorlar'
Rojava Devrimi'ne destek olmaya dönük gösterdikleri çabaların da sonuçsuz bırakılmaya çalışıldığını belirten Demirtaş, "Şimdi Kürtler her yerden Rojava halkına destek edini uzatıyor ama her yerden ambargo uygulanıyor. Orada da Sayın Öcalan'ın çözüm önerilerini kabul etmiyorlar, orada da özgür bir Kürdistan istemiyorlar. Biz onun için açıkça burada onları protesto ediyoruz. Bizim için Qamişlo ne ise Nusaybin de odur. Cizre ne ise, Cizirabotan da odur. Bugün oraya ambargo uygulanırsa bizim üzerimize de uygularlar. Peki biz buna izin verir miyiz, vermeyiz" dedi.
Demirtaş, özgürlükleri ve statüleri için Cenevre-2 Konferansı'na Desteya Bilind (Kürt Yüksek Konseyi) altında katılacak olan Kürtlerin, AKP Hükümeti ve Başbakan Erdoğan tarafından engellenmeye çalışıldığını da vurguladı.
'Rojbaş Başbakan'
Demirtaş, konuşmasına şöyle devam etti: "Sen bir yandan İmralı'da Serok Apo ile görüşeceksin, diğer yandan da Kürt halkına zulüm uygulayacaksın. Biz buna izin vermeyiz. Eğer bir yerde Kürtler özgür olacaksa, Kürdistan'ın dört parçasında özgür olacaktır. AKP şimdi topu taca atıyor. Bir de devlet içinde devlet var diyor. Biz de diyoruz ki; Rojbaş Başbakan. Sana dokununca mı, senin ayakkabı kutularında paralarına dokununca mı aklın başına geliyor. Van'da çocuklar ayakkabısız dolaşıyor, üşüyor. Senin ayakkabı kutularında bakanların çocukları paraları götürecek. Nerede peki senin dürüstlüğün, samimiyetin. Dün Kürtleri ayaklar altına alırken, sen onları cezaeevlerine atıyor, ama senin taraftarların yolsuzluktan hapise girerken 'bu büyük bir komplodur' diyorsun. Peki bu mu senin adalet anlayışın?"
'Baş aşağı gidersin'
Kürtler üzerindeki katliam politikalarının halen devam ettiğinin de altını çizen Demirtaş, Başbakan Erdoğan'a seslenişini sürdürdü: "Roboskî Katliamı'nın sorumlularını çıkart, yargıla. Gever katliamını yapanları ortaya çıkar ve yargıla ki biz de paralel devletten rahatsız olduğuna inanalım. Al bu özel yargıyı, özel savcılığı ortadan kaldır, biz de destek verelim. Sen panzere taş attıkları için çocukları cezaevine atıyorsun. Cemaat ile olan ortaklığını biliyoruz, ama şimdi pay alma derdi çıkınca, yok devlet içinde devlet var diyosun. Başkan Apo 'paralel devletin olduğunu ve bunların eski uygulamalarına devam edeceğini' söyledi. Şimdi onun cefasını en çok Kürtler çektiği için iyi biliyor ve buna karşı mücadele edeceğiz. İşte Cizirabotan'ın yıllardır verdiği mücadele duruşu ile bunlara karşı olduğunu biliyoruz. Başbakan olarak doğru yolda gitmek istiyorsan işte ak tülbentli annaların arkasından gidersin ve doğru yolu bulursun. Aksi takdirde AKP, baş aşağı gidersin. Eğer giderken Türkiye'yi de çıkmaza koymak istemiyorsan, elini çabuk tut. Yoksa gidersen, senin arkandan ağlayacak halimiz yok. Gidersen yolun açık olsun deriz. Ne diyebiliriz ki başka?"
Polis baraikatı yıkıldı
Konuşmadan sonra halk Rojava sınırına doğru yürüyüşe geçti; sınır tellerinin önünde bulunan polis barikatını yıktı. Ardından sınırda halka hitaben tekrardan konuşan Demirtaş, sadece Rojava-Türkiye arasındaki sınırların değil, bütün Ortadoğu coğrafyasındaki sınırların kaldırılması gerektiğini kaydetti. Avrupa Birliği'ne üye olma yolunda ilerleyen Türkiye için bu sınırların "Utanç sınırları" olduğunu bir kez daha vurgulayan Demirtaş, bu sınırlar kalkıncaya kadar demokratik eylemlerini sürdüreceklerini ifade etti. Açıklamanın ardından halk, Demirtaş ve BDP'li milletvekilleri ile tekrar miting alanına doğru yürüyüşe geçti. Cizre İpek Yolu'nda kadar devam eden yürüyüş nedeniyle yol bir süre trafiğe kapandı. Miting alanına varan kitle, ardından yine sloganlar eşliğinde mitinge son verdi.
Tel örgüler parçalandı
Mardin BDP İl Örgütü öncülüğünde, Nusaybin-Qamişlo arasında örülen "Utanç duvarını" protesto etmek için il ve ilçelerden gelen onbinlerce kişi duvarın örüldüğü Qamişlo sınırına doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşe onbinlerce yurttaşın yanı sıra Madin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk, BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, BDP Mardin Milletvekili Erol Dora, Barış Anneleri İnisiyatifi, MEYA-DER, belediye başkanları, Nusaybin ve Kızıltepe'de faaliyet yürüten kültür sanat çalışanları da katıldı.
"Utanç duvarını T.C'nin başına yıkacağız", "Gewer'in intikamını alacağız" pankartlarının taşındığı yürüyüşte Öcalan'ın büyük fotoğrafları, KCK ve PKK bayrakları taşındı. Çevre illerden çok sayıda çevik kuvvet polisi sevk edilirken, TOMA araçlarına su takviyesi yapılması için Mardin Belediyesi'ne ait itfaiye aracının getirilmesi dikkat çekti.
Duvara varan kitle, ellerinde bulunan demir, taş ve sopalarla duvarı yıkmaya başladı. Kitlenin duvarın dibinde bulunan dikenli tellerin hepsini kopardığı görüldü. Bunun üzerine duvar çevresine konumlandırılan yüzlerce polis ve jandarma saldırıya geçti. Tazyikli su ve gaz bombalı saldırıya taş, havai fişek ve molotofkokteylleri ile karşılık verildi.
Rojavalılara da saldırı
Sınırın Qamişlo tarafında toplanan halk da destek verirken, polis ve askerler Rojavalılara da tazyikli su ve gaz bombasıyla saldırdı.
Mahallelerde barikat
Çatışmalar, kentin birçok mahallesine yayıldı. Mahallelerde kurdukları barikatların ardından sloganlar atan yurttaşlar, polislerin mahallelere girmesine izin vermedi. Kimi mahallelerde ise polisler ile yurttaşlar arasında çıkan çatışma yoğun bir şekilde sürdü.
Gever'de serhildan
BDP Gever İlçe Örgütü, Rojava sınırına örülen "Utanç duvarı"nı protesto etmek amacıyla, binlerce yurttaşın katılımı ile miting düzenledi. Hakkari, Şemdinli, Çukurca, Esendere, Büyükçiftlik ve Derecik'ten de çok sayıda kişinin katıldığı mitinge, BDP Hakkari İl Eşbaşkanları Rahmi Kurt ve Esmer Tekin, BDP PM üyesi Abidin Eniş, BDP Hakkari Belediye Başkan adayı Dilek Hatipoğlu, BDP Yüksekova Belediye Başkan adayı Ruken Yetişkin, BDP'li belediye başkanları ve Sivil Toplum Örgütleri temsilcileri de yer aldı. Miting için Musa Anter Parkı'nda bulunan, "Sivil katliamlara karşı demokratik direniş çadırı"nda bir araya gelen kitle, "Şehîd namirin", "Bijî berxwedana YPG", "Bijî Serok Apo" sloganları attı. Çadırı ziyaret eden binler, "Çerxa Şoreşe" marşını okudu. Ardından ellerinde PKK ve KCK bayrakları olan kitle, "Paris, Lice, Gever berxwedana jiyan e", "Kürdistan goristan ji bo faşistan", "Gever şehitleri özgürlük yolumuzu aydınlatacak", "Genç başladık genç bitireceğiz", "Halkın iradesi zindanları parçalayacak", "Rojava'ya selam direnişe devam" pankartları ile yürüyüşe geçti.
İlçe merkezine gelen halk, Oslo Oteli'nden eski cezaevi kavşağına yürüdü. Öte yandan çok sayıda zırhlı araç ve özel harekat timi de eczane sokağında konumlandırıldı. Alana, Öcalan'ın dev posteri ile polis tarafından katledilen Bemal Tokçu, Reşit İşbilir ve Veysel İşbilir'in posterleri ve yeşil, sarı, kırmızı dev bayrak asıldı. Miting, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşuyla başladı.
Mitingde ilk söz alan BDP Hakkari İl Eşbaşkanı Rahmi Kurt, 6 Aralık'ta katledilen Mehmet Reşit İşbilir ve Veysel İşbilir ile 7 Aralık'ta katledilen Bemal Tokçu'yu anarak, failleri lanetledi. Kürtlerin dört parçada Demokratik Özerkliği inşa edene kadar mücadele edeceğini ifade eden Kurt, "Rojava'da Türk Hükümeti'nin oluşturduğu utanç duvarını, Kürt halkı tek yürekle parça parça edecektir. Rojava tüm Kürtlerin kırmızı çizgisidir" dedi.
'Önü açılmazsa kaos çıkar'
BDP Hakkari Belediye Başkan adayı Dilek Hatipoğlu da, katledilen 3 sivil yurttaşın faillerinin ortaya çıkarılması ve yargılanması çağrısı yaptı. Hatipoğlu, "Buradan hükümete sesleniyorum. Sayın Abdullah Öcalan ile başlatmış olduğunuz demokratik çözüm sürecini devam ettirmek için bir an önce katilleri ortaya çıkarın. İmralı'da Öcalan üzerindeki ağır tecridi kaldırarak müzakere koşullarını yaratıp, sürecin önünü açmalısınız. Şayet bunu yapmazsanız kaos çıkar. Hükümet olarak bu kaosun altında kalırsınız" diye konuştu.
'Bedeli neyse öderiz'
Rojava'daki kazanımları korumak için birlik olmanın gerektiğini dile getiren Hatipoğlu, Kürtlerin parçalı duruşunun Kürtlere zarar vereceğini ifade etti. Birlik olunmaması halinde büyük bedeller ödenerek elde edilen Rojava'daki kazanımların kaybedilme tehlikesi olduğunu söyleyen Hatipoğlu, "Buradan Rojava'daki tüm Kürdistan hareket ve partilerine sesleniyorum. Gün Kürt kazanımlarını korumak ve yeni kazanımlar elde etmek için birlik ve beraberlik günüdür. Dünyada Berlin duvarı yıkılırken, İsrail'in Gazze'de kurduğu utanç duvarının yıkılmasını isteyen hükümet, Nusaybin-Qamişlo sınır hattında yaptığı utanç duvarı ile çifte standardını ortaya koymuştur. Çocuklarımıza utanç duvarı bırakmamak için bedeli ne ise ödemeye hazırız" dedi.
Konuşmaların ardından miting sona ererken, esnaf kepenklerini kapattıktan sonra polisler, gençlere gaz bombasıyla saldırdı. Gençlerin karşılık vermesiyle çatışmalar başladı.
HABER MERKEZİ