İmralı’da tutulan 26 yıllık tutsak kardeşi Veysi Aktaş ile 5 yıl sonra telefonla konuşan Sabiha Aslan, “İmralı hayal bir yermiş gibi, ne olduğunu, ne yaşadıklarını bilmiyoruz. Sınırsız bir kanunsuzluk var” dedi.
Çözüm sürecinde “Sekretarya” görevi amacıyla Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın bulunduğu İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Kapalı Cezaevi'ne 2015’te Ömer Hayri Konar ve Hamili Yıldırım ile birlikte sevk edilen Veysi Aktaş’ın kardeşi Sabiha Aslan, ağabeyiyle ilk kez yaptığı telefon görüşmesini, MA’dan Fahrettin Kılıç ve Ayşe Sürme’ye anlattı.
5 yıl sonra ilk telefon
Sabiha Aslan, ağabeyiyle 5 yıl aradan sonra 27 Nisan’da yaptığı telefon görüşmesinin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nda gerçekleştiğini dile getirdi. Aslan, şunları paylaştı: "Veysi’yle konuştuğumda ilk olarak hal ve hatır sorduk. Annemizi ve çocuklarımı sorunca sadece benimle konuşmasına izin verildiğini söyledim. Annem evladının ne sesini duydu ne de kendisini 5 yıldır gördü. 5 yıl sonra sesini duymak çok ağır bir histi. Uzun süre sonra görüşüne gittiğimde de aynı hissiyata kapılmıştım. Özlemlerimizi dile getirdik. Bana iki ayda bir çocuklarımın fotoğrafını çekip göndermemi istedi. Göndersek de ellerine ulaşmadığını söylediğimde ‘Evet geldiğini söylüyorlar fakat bize vermiyorlar’ dedi. Şehri sordu, ben de evimizin Newroz Parkı'nın tam karşısında olduğunu kafasında canlansın diye yolları tarif ettim.
Son görüşme olabilir
Fiziki olarak iyi olduğunu söyledi. Genel olarak herhangi bir hastalığa karşı doktorun kontrol ettiğini, ilaç konusunda bir sorunların olmadığını söyledi. Salgından dolayı teması korumak için birbirlerini görmediklerini düşünüyorum. Temizlik malzemelerinin sınırlı verildiğini, kendi bütçeleriyle aldıklarını ifade etti. Aileyle telefonla iletişiminin devam edip etmeyeceği konusunun belirsiz olduğunu söyleyip 'Belki son görüşme ve iletişim de olabilir' dedi. Yani tamamen bir belirsizlik var. Veysi’nin sesi çok değişmişti. Genelde biraz aceleyle konuşur. Telefonla konuştuğumda sesini tanıyamıyordum. Cezaevinin çok nemli olduğunu, bundan kaynaklı olduğunu dile getirdi."
26 yıldır cezaevinde
"Veysi 26 yıldır cezaevinde ama kaç cezaevi değiştirdiğini artık bilmiyoruz. 20 yıl geçtikten sonra sayamaz duruma geldik" diyen Aslan, en temel hakları olan telefon, mektup, görüş haklarının ellerinden alındığını hatırlattı. Aslan, "Savcılıkta telefon görüşmesi sırasında bir kişi yanımda durdu. O baskı altında ben ne konuşabilirim, ne söyleyebilirim. Madem öyle eve gelsinler, sorun değil. En azından çocuklarım ve en önemlisi annem de konuşurduk” şeklinde konuştu.
İmralı hayal bir yermiş gibi
İnfaz Yasası'nda siyasi tutukluların kapsam dışı bırakılmasına şaşırmadıklarını dile getiren Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hangi dine, kanuna yaptıkları sığar? İmralı Cezaevi'ne özel bir politika uygulanıyor. İmralı Cezaevi kayıp, hayal bir yermiş gibi, kaybolmuşlar, yoklar! Ne olduğunu, ne yaşadıklarını bilmiyoruz. Sınırsız bir kanunsuzluk var. Ağır bir zulüm, ilk onlara, daha sonra biz ailelere yapılıyor." AMED