
Şirnex'ın Silopî İlçesi'nde Rojava'da gerçekleşen katliamları protesto etmek için binlerce kadın, sınırda bulunan Rihaniyê Köyü'ne yürüdü. Yürüyüşün yapılacağı Rihaniyê Köyü'ne çok sayıda asker konuşlandırılırken, kitle sloganlar eşliğinde sınırın yanında bulunan alana ulaştı. "Her yer Rojava, her yer direniş", "Şoreşa Rojava projeya Rêber Apo ye", "Şoreşa Rojava ne bêxwedî ye", "Şoreşa Rojava şoreşa jinê ye", "Sınırsız Kürdistan, sınırsız direniş" pankartlarının taşındığı yürüyüşte, PKK Lideri Abdullah Öcalan posterleri ile PKK ve KCK bayrağı açan kitle sık sık, "Bijî berxwedana Rojava", "Bijî Serok Apo" ve "Bijî berxwedana YPG'ê" sloganları attı.
Eylemde konuşan BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, dikta rejimlerinin yıllardır Kürt halkına asimilasyon ve imha politikalarını reva gördüğünü belirterek, Rojava devrimiyle birlikte Kürt halkının, özgürlük yürüyüşünde önemli bir zafer kazandığını vurguladı. Uluslararası anlaşmalarla parçalanan ve kimliksiz bırakılan Kürt halkının artık anlamını yitiren sınırları tanımadığını söyleyen Kışanak, Kürdistan'ı dört parçaya bölenlere; "Bu sınırlar anlamsızdır, bu sınırların Kürt halkı için hiçbir önemi yoktur. Sınır çizebilirsiniz, Kürdistan'ı kağıt üzerinde dörde bölebilirsiniz ama bizim yüreğimiz tek parçadır. Kimse Kürt halkını bölemez ve yüreğindeki birlik duygusunu ortadan kaldıramaz" diye seslendi.
İslamiyet'i Kürtlerden öğrenin
Tüm Kürtlerin Rojava halkının yanında olduğunu söyleyen Kışanak, El Kaide bağlantılı çete gruplarının Rojava halkına yönelik katliamlarına sert tepki göstererek, Kürt halkının inancına herkesten daha fazla bağlı olduğunun altını çizdi. Kışanak,"Size orada dayatılan katliamı yüreğimizde hissediyoruz. Asla yalnız değilsiniz. Hiçbir çete faaliyeti, hiçbir katliamcı, halkımızın özgürlük mücadelesini yaptıkları saldırılarla durduramayacak. Bizler Rojava'daki halkımızın Baas rejiminde yıllarca neler çektiğini çok iyi biliyoruz. Bu nedenle bu diktatörlük rejiminin değişmesi herkesten önce Kürt halkının arzusudur. Bizler, demokratik bir Suriye'nin kurulmasını tüm halkların, tüm kimliklerin özgürlüğünü yaşamasını savunuyoruz. Allah herkesi bir kimlikle, bir dille, bir sıfatla yaratmıştır. Kimsenin bunu ortadan kaldırmaya, yok saymaya hakkı yoktur. Bugün Rojava'daki halkımıza dini kullanarak katliamı dayatanlar var. Bizler buradan sesleniyoruz; İslamiyet dini insanlık dinidir. Kürt halkının varlığını, dilini, kimliğini tanımayanın İslamiyet'le hiçbir alakası olamaz. Kürt halkı Ortadoğu'nun en kadim, en tarihi ve en mazlum halkıdır. İslamiyet'i de kimseden öğrenecek halimiz yoktur. Kimse kendine dini kılıf yapmasın. Eğer İslamiyet'i öğrenmek istiyorsanız, gelin Kürt halkı size öğretsin" dedi.
Geri dönüşü olmayan yoldayız
"Artık bizim için geri dönüşü olmayan bir yol yürünmüştür" diyen Kışanak, Kürtlerin imha, asimilasyon, inkar politikalarını boşa çıkararak bugünlere geldiğini, sadece haklarına kavuşmak istediğini belirtti. Rojava'da Kürtlere karşı katliam politikası güden çeteleri besleyen AKP Hükümeti’ne seslenen Kışanak, "Arkamızda binlerce yitirdiğimiz canımız var. Arkamıza dönüp bakmayacağız. Önümüze bakıyoruz, Rojava'ya bakıyoruz, özgürlüğe bakıyoruz, kurtuluşa bakıyoruz. Türkiye'ye, hükümete, devlete sesleniyoruz; Siz de yaptıklarınızı, yapamadıklarınızı geride bırakın. Gelin önümüze bakalım. Gelin barış içerisinde özgürlüklerle demokratik bir rejimi hep beraber kuralım. Rojava'daki halkımız özgürlüğünü ve özerkliğini yaşasın. AKP hükümeti şunu çok iyi bilmeli ki, bir taraftan çözüm süreci, bir taraftan da çeteleri silahlandırıp Rojava'ya göndermek olmaz. Kürt halkını kabul edecekseniz, Rojava'yı da kabul edeceksiniz. Bakur'u da, Başur'u da... Zaman kazanmak gibi politikalarınız varsa kendinize yazık edersiniz. Kürt halkı artık bu politikalara prim vermeyecek kadar örgütlü ve politik bir halktır. Karşınızda 7'den 70'e bir halk var. Bu halkın haklarını yıllarca gasp ettiniz. Bu yüzden bu halktan özür dileyeceksiniz" diye konuştu.
Kadınlar Rojava’da öncü güç
Ortadoğu'nun kan deryasına döndüğünü belirten Kışanak, her gün bölgeden yüzlerce ölüm haberi ve her an yeni katliam haberlerinin geldiğini hatırlattı. Kışanak, her fırsatta Ortadoğu'da yaşanan katliamlara ilişkin açıklama yapan yetkililerin Rojava'daki katliamları görmezden geldiğini belirterek, Rojava'da yaşanan katliamlara karşı duyarlılık çağrısı yaptı.
Konuşmasında "Rojava Devrimi"nde Kürt kadınlarının tarihi bir direniş sergilediğini vurgulayan Kışanak, kadınların özgür yaşamın inşasında belirleyici güç olduğunu söyledi. Rojava'da kadınların özgür bir geleceğe kavuşacağı bir yaşamın temellerinin atıldığını kaydeden Kışanak, "Bizler buradan onların bu direnişini ve özgürlük yürüyüşlerini selamlıyoruz. Her yerde kadın yoldaşlarımız bu coşkuyu yaşasın, herhangi bir katliam girişiminde bulundukları her alanda en sert şekilde tepkilerini ortaya koyarak Rojava halkının yanında olduklarını ortaya koysun" dedi.
İşgal hareketine müsaade yok
İki yıldır devam eden iç savaşta Suriye halklarının büyük vahşetlerle karşı karşıya kaldığını vurgulayan Kışanak, geçtiğimiz hafta Suriye'nin başkenti Şam'da düzenlenen kimyasal silahların kullanıldığının iddia edildiği saldırıya ilişkin olarak önemli uyarılarda bulundu. Saldırıyı düzenleyen güçleri kınadıklarını belirten Kışanak, "İki yıldır uluslararası güçlerin politikaları nedeniyle Suriye halkı büyük bir vahşet yaşıyor. Kimyasal silah insanlık suçudur. Halepçe'yi yaşamış bir halk olarak kimyasal silahların ne demek olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu nedenle Şam'da kimyasal silah kullananlar her kimse kınıyoruz, lanetliyoruz. Bu katliamların gerçek sorumlularının bulunup hesap sorulması gerekiyor. Fakat şunu da buradan açıkça söylüyoruz. Bu oyunlar Irak'ta da yaşandı. Bu oyunlar işgal edilmek istenen başka coğrafyalarda da yaşandı. Birileri bunu bahane ederek bir işgal hareketi başlatmasın. Suriye halkı kendi sorunlarını kendisi çözsün. Uluslararası güçlerin, BM'nin, Türkiye'nin, Avrupa'nın varsa olumlu bir niyeti halka çözüm için katkı sunsunlar. Daha fazla savaş daha fazla ölüm için ortaya konan politikaları doğru bulmuyoruz. Rojava'daki halkımız topraklarını sonuna kadar savunacaktır. Kimden gelirse gelsin bir işgal hareketine asla izin vermeyecektir. Kimse Rojava'yı işgal etmeyi asla tartışmasın. Tüm Kürt halkı Kürdistan'ın dört parçasında yekvücut olur Rojava'yı sonuna kadar savunur."
Kışanak'ın sık sık sloganlarla bölünen konuşmasının ardından bir gurup genç PKK Lideri Abdullah Öcalan posterlerini açarak alanda meşaleli yürüyüş düzenledi. Gençlerin kitleden yoğun alkış aldığı yürüyüşün ardından alanın dört bir tarafından atılan ve dakikalarca süren havai fişek gösterisi yapıldı. Kadın Dengbêjler sahneye çıkarak birbirinden güzel şarkılar seslendirirken, dinletinin ardından "Rojava devrimi" konulu sinevizyon gösterisi düzenlendi.
Dicle'nin iki yakasında buluşma
Nöbet eylemi ardından kadınlar sabah saatlerinde bir kez daha Rojava sınırına yürüdü. Büyük bir coşkuyla, alkış, zılgıt ve sloganlar eşliğinde yaklaşık bir kilometrelik yolu yürüyen kitle, buradan da Rihaniyê Köyü karşısında bulunan Rojava'nın Dêrîka Hemko'ya bağlı Zeheri Köyü karşısındaki sıfır noktasına doğru yürüdü. Etkinlik boyunca Rihaniyê Köyü'nde zırhlı araç ve jandarma özel harekat timleri eşliğinde konuşlanan yüzlerce asker ve robokop, kitlenin yolunu kesmek istedi. Kurulan barikata karşın yürüyüşlerini kararlılıkla sürdürmek isteyen kadınların, köyün hemen yanından geçen yoldan yürüyüşlerine devam etmeleri üzerine jandarma barikatını kaldırmak zorunda kaldı.
Kadınların sıfır noktaya ulaşmaları ile birlikte Zeheri Köyü sakinleri de Dicle Nehri'nin diğer tarafına gelerek, nehrin diğer yakasında bulunan kadınlara, "Bijî berxwedana Rojava" ve "Bijî Serok Apo" sloganları ve ellerinde PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın posterleri ile YPG bayraklarıyla karşılık verdi. Destek amaçlı sınırın sıfır noktasına gelerek coşku ile bekleyen kadınları, YPG havaya ateş açarak selamladı.
Dicle Nehri'nin iki yakasında karşılıklı olarak duran kitlelerde duygusal anlar yaşanırken, bazı annelerin ise evlatlarını isimlerini haykırarak çağırdıkları görüldü. İki taraftaki kitle uzun süre birbirlerine attıkları sloganlar, alkış ve zılgıtlarla hasret giderip desteklerini ortaya koyarken, BDP Amed Milletvekili Nursel Aydoğan kısa bir konuşma yaptı. Konuşma ardından kitle sınırın diğer tarafındaki Kürtlerle alkış, zılgıt ve "Bijî berxwedana Rojava" sloganı atarak vedalaştı.
Mêrdîn de direnişi selamladı
Mêrdîn'in Nisêbîn İlçesi'nde de binlerce kadın Mitanni Kültür Merkezi'nden Qamişlo sınırına yürüdü. Yürüyüş boyunca Kürt Halk Önder Abdullah Öcalan'ın posterleri, PKK, YPG ve konfederalizm bayrakları ile "Şoreşa Rojava şoreşa jinê ye, em Şoreşa Rojava silav dikin", "Bi rihê 15 Tebaxê ji şoreşa Rojava re hezar silav", "Gelê azad sînoran nas nakin" ve "Li Rojava komkujiya zarokan" yazılı pankartlar taşıyan kitle, sık sık Rojava'ya destek sloganları atarken, sınırın diğer yanında da toplanan binlerce kişi de "Çerxa Şoreşê" marşı okudu. Burada bir dakikalık saygı duruşunda bulunan binlerce kişi, sınırın iki yanında karşılıklı olarak sloganlar attı ve sınırdaki tellerin kaldırılması için 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdi.
Bu arada Suriye tarafından sınıra gelen kitleyi, silahlı ve kamuflajlı YPG'liler korudu. Nisêbîn sınırında bulunan TC askerlerinin de tam teçhizatlı olarak nöbet kulübelerinde yer aldıkları görüldü.
Türkiye saygı duymak zorunda
Oturma eyleminin ardından konuşan BDP Grup Başkan Vekili Pervin Buldan, Rojava ile aralarında sınır bulunsa dahi yürüttükleri mücadelenin aynı olduğunu, mücadeleden asla taviz vermeyeceklerini belirtti. Rojava'da yaşayan Kürt halkının mücadelesini selamlamak için sınırda olduklarını belirten Buldan, "Türkiye'yi yönetenler şunu çok iyi bilsin ki Rojava devrimi onurlu bir devrimdir. Türkiye'yi yönetenler aklıselim ve mantıklı bir şekilde başlatılan halk devrimine saygı duymak zorundadır. Eğer saygı duyulmazsa inkar ederlerse ve bu devrim görünmezden gelinirse, o zaman diğer parçalardaki Kürtler de Rojava devrimine sahip çıkmak için bulundukları yaşamın her alanında bunu dile getirecek ve taleplerini ortaya koyacaklardır" dedi.
Rojava'nın iradesi tanınsın
DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk ise çok anlamlı bir eylem gerçekleştirdiklerini ifade ederek, "Rojava devrimi bir özgürlük, demokrasi ve insanlık devrimidir. Yıllardır inkar ve imha sistemi altında her türlü zulme ve işkenceye uğramış Rojava halkı bugün eğer yaşam olacaksa özgürce olsun diyor ve özgürlüğüne yürüyor. Rojava halkı dayatılan kimliksizliği reddedip onuruna sahip çıkıyor. Her halk gibi Kürt halkının da kendi kaderini belirleme hakkı vardır. Her halk gibi Kürt halkının da nasıl bir çözüm modelini istediğini ortaya koymaya hakkı vardır. Bugün Rojava'da Kürt halkı kardeşçe, özgürce bir arada yaşamanın modelini ortaya koymuştur. Demokratik Suriye, Özerk Kürdistan modelini ortaya koymuştur. Herkes bu iradeye saygı göstermelidir. Herkese bu iradeyi tanımaları için sesleniyoruz. Bazı güçler, egemenler Rojava devrimini boğmak istiyor. Bunun için binbir yöntem deniyorlar. Çeteler eğitiliyor, halka saldırılıyor, katliamlar yapılıyor. Daha yakın zamanda halkı çoluk çocuk demeden katlettiler. Bunu yapanları kınıyor ve arkalarındaki güçleri de lanetliyoruz. Rojava halkının özgürlük yürüyüşü durdurulamaz. Savaş politikaları ölüm getirir" diye konuştu.
Sabaha kadar nöbet
Sabaha kadar süren nöbet eyleminde, Rojava katliamını ve direnişini anlatan sinevizyon gösterisi yapıldı. Kadınlar, erbaneler eşliğinde klamlar söyleyip, halaylar çekti.
Sabahın erken saatlerinde nöbet eylemine ilişkin açıklama yapan BDP Mardin İl yöneticisi Hasibe Kavurmengir, "Ne oluyorsa olsun sınırları kabul etmiyoruz; çünkü sınırları zorla aramıza kurmuşlardır. Baskıcı devlete buradan bir kere daha söylüyoruz; aramızdaki sınırları kaldırın. Yüreğimiz, hareketimiz, amacımız ve Kürdistan'ın dört parçası tek parçadır" diye belirtti.
Nöbet eylemi, kadınların "Jina azad sînoran nasnake" sloganıyla sona erdi.
DİHA/MÊRDÎN-ŞIRNEX