
Emniyet Müdürü selamladı
Van 4. Ağır Mahkeme’nin kararının ardından Fethullah Gülen Grubu medyasına konuşan Adana Emniyet Müdürü Mehmet Avcı, molotofkokteylinin silah sayılması kararını selamladı.
Mahkemenin kararı ile birlikte molotof kullananların sayısının azalacağına inandığını belirten Avcı, „Terör eylemlerinde molotof atmayı planlayanlar, artık bir kez daha düşünecek. Çünkü karşısında ciddi bir yaptırım olacak“ dedi.
Adana Savcısı durur mu?
Adana Cumhuriyet Savcısı, bu gelişmelere seyirci kalmadı ve polislere molotofkokteyli atan çocuklar hakkında hazırladığı iddianamede tavan yaptı. Savcılığın hazırladığı iddianameye göre 15 yaşındaki tutuklu Ş.B., 4 Mayıs 2010’da Şakirpaşa Polis Merkezi’nde M.Y.’nin üzerine molotofkokteyli atarak yaralanmasına yol açtığı ileri sürüldü. İddianamede 30 Eylül 2011 günü, Ş.B.’nin de içinde bulunduğu bir grubun başka bir eylemde polise molotof attığı, ancak bu molotofların polislere isabet etmediği iddia edildi. 18 Kasım’dan bu yana tutuklu olan Ş.B. hakkında „kasten adam öldürmeye teşebbüs“ suçundan 20 yıl, „görevli memura ‘silahla’ etkili eylem“ suçundan 3 yıl ve „hakaret“ suçundan ise 1 yıla kadar hapis talep edilen iddianame mahkemeye sunuldu.
Savcılığın Ş.B. hakkındaki skandal iddianamesine Adana Adli Tıp Kurumu da ortak olarak 15 yaşındaki çocuk hakkında „işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilme ve davranışlarını buna göre yönlendirme yeteneği gelişmiş“ raporu hazırladı. Bu raporda iddianameye konuldu.
Mutluluk manşeti
Diyarbakır Valisi’nin Kürt çocuklarını alıkoyacaklarını müjdeleyen Türk Başbakan Erdoğan’ın damadının yönetimindeki Sabah gazetesi, bu iddianameyi manşetten duyurdu. Gazete, ‘molotofta son nokta’ diyerek mutluluğunu paylaştı.
Batman’daki yeni manyak!
Hafta başında hamle sırası Batman Emniyet Müdürü Hasan Ali Okan’daydı. Türk medyasını makamına çeken Okan, „Gösteri ve yürüyüşlerde kesinlikle provokasyonlara gelmeyeceğiz. Belirlenen yürüyüş alanlarında insanlar deşarj olabilirler, bizlere taş attıklarında, yoruluncaya kadar bekleyeceğiz, mutlaka yorulacak ve deşarj olacaklar, küfür, saldırı olmadıkça müdahale de söz konusu olmayacaktır“ dedi. Babası Turan Okan’ın 1961-69 tarihleri arasında Batman’da görev yaptığığı yeni nesil polis müdürü Okan, sevgi ekeceklerini kaydettikten sonra şu örneği verdi: „Biz de uygulamalı şekilde taş atan çocukları bu eylemlerinden vazgeçireceğiz. Bunun için de yoğun olarak taş atılan mahallelerdeki çocukları ve ailelerini trene bindirerek evlerinin önünden geçireceğiz. O sırada da trenlere taş atan diğer kardeşler trende bulunan kardeşleri ile anne ve babalarını gördüklerinde kesinlikle bu eylemden vazgeçeceklerdir.“
Batman Emniyet Müdürü Hasan Ali Okan, İstihbarat Dairesi Başkanlığının çeşitli birimlerinde görev yaptıktan sonra 2011 yılı Temmuz ayında 1.Sınıf Emniyet Müdürlüğüne terfi ederek sırasıyla Strateji Geliştirme Daire Başkanlığında ve Teftiş Kurulu Başkanlığının Teftiş Kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. 10 Kasım 2011 tarihli Kararname ile Batman İl Emniyet Müdürü olarak atanmıştı.
Bakan açıksözlülüğe şaşırdı
Diyarbakır Valisi’nin tam bir sömürge valisi edasıyla „Akıllı olsunlar, sonra timsah gözyaşı döküp ah vah etmesinler, çocuklarını alıp Sevgi Evleri’ne yerleştireceğiz“ açıklamasına yönelik tepkiler üzerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin devreye girdi. Habertürk’e konuşan Bakan Şahin, şunları söyledi: „Taş atan çocukları Sevgi Evleri’ne yerleştirme projesi muhtemelen Diyarbakır Valisi’nin iyi niyetinden. Ama öyle iş olmaz! Biz daha yeni 14 bin çocuğa ev bulduk. Amacımız Sevgi Evleri’nde çocuk bırakmamak. Çocukları ailelerinden ayırmak, parçalamak ne koşulda olursa olsun son derece yanlış bir uygulama. Anneden babadan ayırma gücü kimde vardır? Olur mu böyle bir şey? Diyarbakır Valisi, ailelerin gözünü bir miktar korkutmak için sanırım bu öneriyi getirmiştir; çünkü gerçekten de ailelerin çocuklarına sahip çıkması, kollaması ve onların sorumluluğunu alması lazımdır! Ama tekrar ediyorum, kimse kimsenin çocuğunu elinden alamaz!“ BDP Eşbaşkanı Demirtaş, Kürtlerin çocuklarını devşirme ocaklarına vermeyeceklerini belirterek, bunun hem yasalara hem Türk Anayasası’na hem de uluslararası çocuk hakları sözleşmelerine aykırı olduğunu söylemişti.
DİHA/VAN