Açlık grevinde olan çocukları için cezaevleri önünde günlerce nöbet tutan Beyaz Tülbentli Anneler, Öcalan’ın kendilerine mesaj göndermesini sevinç gözyaşları ile karşıladıklarını belirtti.
Tecridin kırılmasının büyük bir anlam taşıdığını; ancak asıl hedeflerinin Öcalan’ın özgürlüğü olduğunu söyleyen anneler, “Ülkeye barış gelmeden eylemlerimizi asla bırakmayacağız” dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısı ile açlık grevi ve ölüm oruçları sonlandırıldı. Tecridin kaldırılması talebiyle başlatılan ölüm oruçları ve açlık grevinin en büyük destekçisi ise beyaz tülbentleri ile her gün cezaevleri önünde olan anneler oldu. Öcalan da 22 Mayıs’ta kendisi ile görüşen avukatları aracılığı ile annelerin tutumunu çok önemli bulduğu belirterek, annelere özel selamlarını iletti.
‘Bir daha tecrit uygulanmasın’
Ümraniye Cezaevi’ndeki Halit Yavuz’un annesi Ayşe Yavuz, Öcalan’ın gönderdiği mesajla çok mutlu olduklarını söyledi. Tecridin kaldırılmasıyla çocuklarının açlık grevlerini sonlandırdığını ifade eden Yavuz, “İstiyoruz ki bu tecrit bir daha uygulanmasın. Biz istiyoruz ki Öcalan’la düzenli görüşmeler olsun. Nasıl ki biz çocuklarımızı ziyarete gidiyoruz, Öcalan’ın ailesi de görüşmelerini gerçekleştirsin. Biz istiyoruz her hafta avukat görüşü gerçekleşsin” dedi.
Çocuklarının kendilerine “eğer tecrit bir daha olursa biz de bir daha açlık grevine gireceğiz, direneceğiz” dediklerini vurgulayan Yavuz, “Böyle bir durumun olmasını istemiyoruz. Çünkü biz barış, adalet ve kardeşlik istiyoruz. Biz artık savaş istemiyoruz. Çünkü savaş kirlidir. Ne gerilla ne de asker annesinin ağlamasını istiyoruz. Artık ölüm istemiyoruz” diye belirtti.
Adalet Bakanlığı’na güvenmediklerinin altını çizen Yavuz, “Çünkü bir hafta sonra ‘koster bozuk’ deyip görüşmeleri kesmesinden korkuyoruz. Eğer böyle olursa biz de cezaevleri önlerinde tekrar direneceğiz. Artık ucuz oyunlara kanacak bir halk değiliz. Tecridin tekrardan gelmesini istemiyoruz. Barış gelsin” ifadelerini kullandı.
‘Çocuklarımız hastaneye kaldırılsın’
Bakırköy Cezaevi’nde tutuklu bulunan Hatice Güzel’in annesi Sinem Güzel, açlık grevlerinin bitmesini ve tecridin kaldırılmasını sevinçle karşıladıklarını belirtti. Açlık grevleri sürecinde alanlarda direndiklerini, gerekirse yeniden direneceklerini ifade eden Güzel, “İnşallah daha güzel haberler gelmeye devam edecek. Biz kimsenin zarar görmesini istemiyoruz. Bizim çocuklarımız da zarar görmesin. Çocuklarımızın derhal hastaneye kaldırılmasını istiyoruz ve biz aileler refakatçi olarak yanlarında kalmak istiyoruz” diye vurguladı.
‘Biz kazandık’
Şakran Cezaevinde bulunan Yusuf Özdemir’in annesi Fatıma Özdemir de, cezaevlerinde tabutların çıkmasını istemediklerini söyledi. Özdemir, “İnşallah özgür yarınlarda Leyla Güven ve arkadaşlarıyla yan yana geliriz. Biz kazandık. Cezaevleriyle birlikte beyaz tülbentli anneler kazandı” dedi.
‘Gerekirse bir daha direniriz’
Bakırköy cezaevinde bulunan Kübra Akyıldız’ın annesi Simanperi Akyıldız da şöyle konuştu: “Biz beyaz tülbentli anneleriz. Cezaevlerinde direnen kahramanların annesiyim. Sürekli alanlarda, cezaevleri önlerindeydik; başardık. İmralı tecridini kırdık. Ve çocuklarımız açlık grevlerini sonlandırdı. Bizi darp ettiler, gözaltına aldılar ama direnişimizden vazgeçmedik. Gerekirse bir daha direneceğiz.”
‘Başarıyı çocuklarımıza borçluyuz’
Bakırköy Cezaevi’nde tutuklu bulunan Semra Demir’in annesi Herdem Demir, çocuklarının “bizi yalnız bırakmayın” dedikten sonra cezaevleri önünde eylemlere başladıklarını söyledi.
İmralı’dan gelen mesajı çok beklediklerini söyleyen Demir, “Amacımıza ulaştığımızı biliyoruz. Başardık. Bu başarıyı bedenini açlık ve ölüm orucuna yatıranlara borçluyuz. Onlarla gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Hastaneye değil revire götürüyorlar’
Çocuklarının açık görüşüne gittiklerini hatırlatan Demir, “Cezaevi İdaresi daha sıkı denetim yapmaya başlamış. Çocuklarımızı sadece revire götürmüşler. Biz onların hastaneye götürülmesini istiyoruz. Açlık grevi bitti ama çocuklarımızı hastaneye götürülmediği için yine üzgünüz” dedi. Çocuklarının tedavi sürecinin sağlıklı yürütülmesi için Sağlık Bakanlığı’na da seslenen Demir, “Çocuklarımızı hastaneye götürün. Çocuklarımızı hastaneye götürmezseniz; biz anneler olarak tekrardan cezaevi önlerine gideriz” ifadelerini kullandı.
‘Sevinç gözyaşlarıyla karşıladım’
Gebze Cezaevi’nde eylem başlatan annelere destek veren Barış Annesi Sabiha Bozan da, “Öcalan’dan biz annelere özel bir mesaj gelmesini sevinç gözyaşlarıyla karşıladım” diye konuştu.
Açlık grevinin bitmesinin ardından eylemini sonlandıran tutukluların tedavi süreçlerinin iyi yapılmadığına dikkat çeken Bozan, “Bu kin ne diye. Artık bu kin bitsin istiyoruz. Adalet ve Sağlık Bakanlığına sesleniyorum ‘Çocuklarımıza insancıl bir tedavi yöntemi uygulayın’ diyorum. Hastanede ve hastane yollarında çocuklarımıza işkence yapmayın” diye konuştu.
‘Haklı bir talepti’
Bir başka Barış Annesi Güler Buğday da, cezaevi önlerinde başlatılan nöbet eylemlerine ilk günden beri katılan sağlayan biri. Anneler olarak cezaevleri nöbet eylemlerine çok geç başladıklarını belirten Buğday, “Cezaevi önlerine biz eylemimizi sürdürmeyelim diye özel ekipler gönderilmişti. Anneler gününü gözaltında karşıladım. Annelere söylenmeyecek sözler söyleniyordu. Hakaretlere maruz kaldık, çok ahlaksızlık yaptılar. Bu kadar hakarete rağmen biz barış için orda olduğumuzu her seferinde dile getirdik. 3 defa gözaltına alınmama rağmen mücadelemden geri durmadım, çünkü çocuklarımızın talepleri haklı bir talepti. Bütün baskılara rağmen geç başlattığımız eylemimizi sürdürdük ve başardık” ifadelerini kullandı.
‘Barış kadınlarla gelir’
Öcalan’ın annelere mesaj göndermesi hakkında ise, “Öcalan’ın temel felsefesi insanı sevme ve yaşatmaktır. Bir kez daha gördük ki Sayın Öcalan yaşattı. Barış gelecekse kadınlarla gelir. Biz anneler barışı getirmekte ısrarcıyız ve barışı getireceğiz. Bu doğrultuda Öcalan’ın mesajı bizi ayrıca da sevindirdi” diye konuştu.
İSTANBUL
Asıl hedef Öcalan’ın özgürlüğü
Tutsakların Mersin’de yaşayan anneleri de gözaltına alınmalarına, darp edilmelerine rağmen günlerce sokaklarda eylem yapmaktan geri durmadı. Tutsak anneleri, şimdi de barışı konuşmanın zamanı olduğunu düşünüyor.
Giresun E Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan Aydın Oğuz’un annesi Kadriye Oğuz, açlık grevi eyleminin başarılı bir şekilde sonlanmasından dolayı mutlu olduğunu söyledi. Oğuz, tecridin kırılmasıyla artık Öcalan ve cezaevindeki tecrit uygulamalarının son bulması gerektiğini belirtti. Tecride karşı çocukları gibi kendilerinin de dışarıda direndiğini aktaran Oğuz, “Biz sokaklarda direnirken üzerimizde birçok baskı vardı. Bize saldırı ve hakaretler oldu. Tecridin kaldırılması ve ülkeye barışın gelmesi için direndik. Biz anneyiz, barış istemekte de haklıyız. Ülkeye barış gelmeden eylemlerimizi asla bırakmayacağız” dedi.
Grev bitti diye evde oturulmamalı
İki çocuğu ve bir torunu açlık grevi eyleminde yer alan Meryem Erbey de, tecridin kırılmasının büyük bir anlam taşıdığını; ancak asıl hedeflerinin Öcalan’ın özgürlüğü olduğunu belirtti. Erbey, “Ortadoğu’da barış olması için devlet, Öcalan’ın çağrısına kulak vermeli. Bu ülkeye artık barış gelmeli. Yeter artık, savaş son bulsun” dedi. Demokrasi için sokaklarda olmaya devam edeceklerini kaydeden Erbey, “Bütün anneler görsün ki direnerek tecrit kırılıyor. Onun için herkes direnmelidir. Açlık grevleri bitti diye evde oturulmamalı” diye konuştu.
‘Sıra barışta’
Tarsus T Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu olan Mervan Sungur’un annesi Avniye Sungur da, çocuklarının direnerek Öcalan üzerindeki tecridi kırdıklarını belirtti. Tecridin kırılmasıyla her şeyin son bulmadığını söyleyen Sungur, “Herkesin elini vicdanına koyup tecridin tamamen sonlandırılması için mücadele etmeli. Tecrit kırıldı, sıra barışta” ifadelerini kullandı.