
Milletvekili olduğu Hakkari'de bulunan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, BDP İl Örgütü'nün 2. Olağan Kongresi'ne katılarak bir konuşma yaptı. Demirtaş, Başbakan'a seslenerek, "Kürt halkı savaş istemiyor. Biz savaşa karşıyız. Ama senin kölen de değiliz. Teslim olacak da değiliz, boyun eğecek de değiliz. Biz de senin savaşına karşı elimizdeki bütün gücümüzle, bütün imkanlarımızla direnişi ortaya koyuyoruz ve bu direnişimizi de daha da büyüteceğiz" dedi. Türkiye'de siyaset yapmanın zor olduğunu, ancak Hakkari'de siyaset yürütmenin ve yaşamanın daha zor olduğuna vurgu yapan Demirtaş, şöyle devam etti: "Bakın AKP'nin/Erdoğan'ın yürüttüğü politika sadece siyasal irademizi değil, bütün Kürt halkını yok etme politikasıdır. Bunu akıl hocaları da cemaat önderleridir. Onlar da açık açı söylüyorlar. Bu yüzden zorlu olacak. Geçmiş dönemin iktidarları da, geçmiş dönemlerin Başbakanları da bugünkü Başbakan, bugünkü İçişleri Bakanı kadar saldırgan davrandılar ama her birini bu halk hak ettiği cevabı vermekten geri durmadı. Bu yüzden Hakkari'den Başbakan'a sesleniyorum. Hakkari senin karizmanı çizdi. Senin fiyakanı çizdi, senin siyasal geleceğini de çizecektir. Sen Hakkari'den özür dileyip barışmadığın müddetçe bu ülkenin tümünün Başbakanı olamayacaksın."
'Amaç Kürtleri statüsüz bırakmak'
Konuşmasında Ortadoğu'daki gelişmelere de dikkat çeken Demirtaş, şöyle dedi: "Ortadoğu'da taşlar yerinden oynanmıştır ve yine büyük uluslararası güçler Ortadoğu'nun kaderini belirlemeye çalışıyor. Birinci dünya savaşına benzer bir uygulama yaşanıyor. O dönemde haritalar çizildi, Kürt halkının hak ettiği statü verilmedi. O dönemde Kürdistan dörde bölündü ve Kürt halkı dört ayrı ülkede hukuksuz haksız bir uygulamayla yaşamaya mahkum edildi. Şimdi yeniden Ortadoğu dizayn ediliyor ve Kürt halkının statü talebi vardır. İran'da Suriye'de de, Güney Kürdistan'da da, Türkiye'de de statü talebi var. Ancak Kürtler önümüzdeki bir yüzyıl daha statüsüz yaşasın istiyorlar. Kürtler bir kez daha bu tarihi fırsatları kaçırsın diye bütün gücü bize karşı kullanıyor, o nedenle bu tutuklamalar sıradan tutuklamalar değildir. Bu nedenle herkesin dikkatli olması lazım. Bu tutuklamalara karşı asla ve asla tek bir milim geri adım atmamak lazım."
'Erdoğan Dersim ile Hakkari'den nefret ediyor'
Başbakan Erdoğan'ın Türkiye'de iki şehirden nefret ettiğini, bunlardan birinin Dersim, diğerinin ise Hakkari olduğunu söyleyen Demirtaş, Erdoğan'ın iki kentten de milletvekili çıkarmamasından dolayı nefret ettiğini dile getirdi. Demirtaş şunları belirtti: "Böyle bir Başbakanı'n Dersimin acısını, Dersimin travmasını anladığını söylemesi iki yüzlülüktür. Kimse kimseyi kandırmasın. Dersim katliamı niçin yapılmıştı. Türkleştirmek, Türk ulusunu güçlendirmek için yapılmıştı. Bugün AKP Kürt halkına yönelik anadilde eğitimi kabul etmiyor, Kürt halkının siyasal iradesini kabul etmiyor olması da Türkleştirmeye dönük bir politikadır. Dolayısıyla AKP'nin bugün yaptığı Dersim katliamından farklı değildir. Dersimde Kürtler fiziki olarak ortadan kaldırılmıştı, bugün ise Kürtler siyasal ve kültürel soykırıma tabi tutuluyor..."
'Dökülen kanda payınız var'
Emniyetin hazırladığı haberleri manşetten veren Türk medyasını da eleştiren Demirtaş, "Sizler polisin servis ettiği her haberi 'psikolojik savaş' adı altında bize karşı yürütürken, gazetecilik yapmadığınızın farkında mısınız? Belki bu söylediklerimi genel yayın yönetmenleri olarak Başbakan'ı ve cemaati kızdırmamak için bunları da haber yapmayacaksınız. Ama şunu bilin ki, dökülen her kanda sizin de payınız vardır" dedi.
Demirtaş, halka da şu çağrıyı yaptı: "Sesinizi yükseltmeniz lazım. Bu tutuklamalara karşı yılmadığınızı, teslim olmadığınızı göstermeniz lazım. Bu yükü sadece Gever (Yüksekova) ve Colemêrg (Hakkari) halkının sırtında bırakmamak lazım."
DİHA/HAKKARİ