
Malvarlığının dondurulmasıyla ilgili alınan kararın gereğini yerine getirmeyen veya yerine getirmekte ihmal veya gecikme gösteren kişilere 6 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası verilecek.
Kanunun kapsamına göre, eğer devletin 'terör örgütü' olarak nitelediği bir örgüte ya da işleyişe tabi biri herhangi sosyal yardımlaşma derneği içerisinde dahi faaliyet yürütürse, derneğin de 'terörist faaliyet yürüttüğü' kabul edilerek, çok sayıda kişi hedef alınabilecek.
Örneğin bir belediyede işe alınan personelin de yine devlete göre 'terörist' sayılan çevrelerle ilişkisi saptanırsa, belediye de 'terörizme finansal destek sağlamak' ile suçlanabilecek.
Kanunun işleyişindeki önemli bir ayrıntı da, karar vericiler üzerinden dikkat çekiyor. Malvarlığını kamulaştırma-mal varlığına el koyma gibi hususlarda kararı yargıç niteliği taşıyan kişiler değil; hükümetin belirlediği bürokratlardan oluşacak heyet verecek.
Ekonomik soykırım ayağı
Tasarıya ilişkin muhalefet şerhi koyan, Genel Kurul'da da eleştirilerini dile getiren BDP'li vekillerin itirazları ise şu yönde:
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan: Yasanın temel amacı muhalif iş adamlarını ve basını susturmak. Bu son derece tehlikelidir. Biz bunun sonuna kadar karşısında duracağız. Bu insan haklarına, hukuk ve demokrasiye büyük sorunlar yaratır. Muhalif iş adamlarından tutun diğer kesimlere bütün herkesin üzerine gidip mallarına el koyabilirler. Bu son derece tehlikelidir. Düşünce ve örgütlenme özgürlüğünü ortadan kaldıracak bir yasadır.
BDP Grup Başkan Vekili İdris Baluken: Siyasi ve askeri soykırımlardan sonra şimdi de Kürt işverenlere ekonomik soykırım ayağı tamamlanmak isteniyor. Burada kesin bir yargı kararı istenmiyor. Burada bürokratların durumunu düşündüğümüz zaman tamamen hükümetin doğrultusunda kararlar alınacaktır. 90'lı yıllarda katledilen Kürt işverenlerinin yaşadığı durum ile yeniden karşı karşıyayız. Bu hükümet mevcut konsepti 'öldürmüyoruz cezaevine atıyoruz' diye özetliyor. Anlaşılan Kürt işadamlarına yönelik liste hazırlanmış ve hükümetin çekmecesinde bekletiliyor. 90'lı yıllardaki gibi öldürmeyecekler; ama ekonomik olarak çökertmeyi öngörüyorlar. Bunun kabul edilmesi mümkün değil.
DİHA/ANKARA