
DAİŞ’in uzun süren işgalinin ardından yeniden direnişçilerle yaşam bulan köylerde, direnişi gözlemlemek, tahribatı görmek ve yazılan tarihe şahit olmak için kentin doğu cephesinde YPG/YPJ’lilere eşlik ettik.
Kentten çıktıktan sonra karşılaştığımız ilk köy Helincê. Kent merkezinin temizlenmesinin ardından kentin doğu tarafındaki ikinci hamlenin ilk zaferi olan Helincê‘de, imha edilen tanklar, evlerdeki kurşun izleri, çete mensuplarının cesetleri, yanmış araçlar ve yıkılan binalar yaşanan savaşın boyutunu gözler önüne seriyor. Hızlıca geçtiğimiz Helincê‘den sonra Kobanê’nin en büyük köyü olan Şêran’a giriş yapıyoruz.
Nüfusu 10 bindi
Saldırıdan önce nüfusu yaklaşık 10 bin olan Şêran’da, ön cephelere doğru yola çıkma hazırlığında olan YPG/YPJ’li savaşçıların araçlarına geçiyoruz. Kaçabilen çete üyelerinin döşedikleri mayın ve bomba düzeneklerinin tamamen temizlenmediği Şêran’da, sadece cadde üzerinde hareketlilik gözleniyor. Direnişin kahramanları ile kamyonet kasasında sohbete başlayarak Tilecbê Köyü’ne doğru yol alıyoruz. Tilecbê’nin girişinde Asayiş noktası kuran YPG’liler, bulunduğumuz aracı güneydoğu cephesine yönlendiriyor. Tekrar geri döndüğümüz Şêran üzerinden güneye doğru giderken, hangi köye gideceğimiz yönündeki sorumuza ise bir süre duraksayan savaşçılardan, “Bizim köy” cevabını alıyoruz. Gittiğimiz yön Dilovan Cephesi. Bulunduğumuz araçta kimsenin ismini bilmediği Qeremezrê’ye varınca öğreniyoruz. Önceki gece yağan yağmurdan dolayı zaman zaman çamura saplanan aracı itekleyerek devam ettiğimiz yolda, rüzgara karşı sarı-kırmızı-yeşil renkli flamaları dalgalandıran YPG’liler, yüksek sesle okudukları devrim ve özgürlük şarkıları ile aracın gürültüsünü bastırıyor.
Kendi köylerinin savunmasında
Gittiğimiz her köyde karşılaştığımız irade ve kararlılık, Qeremezrê’de de hakim. Helincê, Şêran ve Tilecbê’deki sakinliğin biraz daha yok olduğu Qeremezrê’de, DAİŞ üç kilometre mesafede çıplak gözle görünen Tilxezal Köyü’nde. Köyün savunmasını üstlenen YPG’lilerden bazıları ise Qeremezrêli. Büyüdükleri topraklarında şimdi silahlarla savunmada olan köylülerden Abdullah Hamid, “Değerlerimiz, evlerimiz ve toprağımız için buradayız. Köyümüzü çeteye terk edecek değiliz. Hayatta olduğum sürece yaşam alanımı savunacağım” diyor.
Saldırılara karşı direnişin başladığı günden bu yana mevzilerdeki yerini alan YPG’li Rustem Cudi de “Şehitlerimize verdiğimiz söz doğrultusunda tüm köyleri adım adım özgürleştireceğiz” diye ekliyor.
HPG’linin mezarı tahrip edildi!
Köyün en yüksek noktasına çıktığımızda ise HPG saflarındayken Kuzey Kürdistan’da 2011 yılında girdiği bir çatışmada yaşamını yitiren Edip Hamid’in (Derwêş) tahrip edilen mezarı ile karşılaşıyoruz. Kendi vasiyeti üzerine köyün tepesine defnedilen Derwêş’in ağabeyi Abdullah Hamid, “Mezarların tahrip edilmesi insanlık dışıdır. Hiçbir dinde, inançta böyle bir şey yoktur. Kardeşimin mezarının tahrip edilmesi, çetenin barbarlığını gösteriyor” diyor.
Tek sıra halinde özgürlüğe
Akşam saatlerine doğru köydeki hareketlilik yoğunluk kazanırken, ayaküstü sohbet ettiğimiz YPG’li Koçero, olup bitenleri “Biz burada sadece DAİŞ’e değil, Kürdistan coğrafyasına yönelik hesap içinde olan tüm güçlere karşı savaşıyoruz. Gelişmiş silahlara karşı direndik, direniyoruz. Bu mücadelemiz, dengeleri değiştirdi. Kararlıca yürüdüğümüz bu yolda ulaştığımız her zafer, dengeleri değiştirmeye devam edecek” sözleriyle özetliyor.
Direnişçiler, gün batımının eşsiz görüntüsü ile birlikte tek sıra halinde Tilxezal’ı özgürleştirmeye doğru giderken, biz de özgürleştirilen Kobanê kent merkezine geri dönüş için yola çıkıyoruz.
KADRİ ÖZKAN/ROJDA KORKMAZ/DİHA/KOBANÊ