Kinli ve kanlı sırlarını artık saklayamıyorlar. Dünyanın neresinde olursa olsun “devlet sırrı“ denilen utanç pratiği etnik-dini temizlik için kullanılmışsa bir şekilde ortaya çıkıyor. Cumhuriyet gazetesi MİT otobüsleriyle Hatay-Reyhanlı’ya bağlı Bükülmez Köyü’nün karşısındaki Atme kampından alınan IŞİD unsurlarının nasıl Akçakale’ye götürülüp ordan sınırdaki Girê Sipî‘ye (Til Abyad) geçirildiklerini yayınladı. “MİT’ten cihatçı sevkıyatı” (5 Haziran 2015) manşetine göre MİT TIR’larının silahla yakalanmasından 10 gün önce 9 Ocak’ta sevkiyat oluyor. Şoförlerin ifadelerini alan savcılar sürülüyor ve takipsizlik kararıyla dosya kapatılıyor. 

İşte Rojava gülmesin diye gözünü karartarak IŞİD’e destek veren devletin bu zihniyeti, Diyarbakır’daki HDP seçim mitinginde (5 Haziran) bombalar patlatarak katliam yaptı. JİTEM’i, Hizbullah’ı kullanırken portföyüne IŞİD’i de ekleyen devlet aklı, 7 Haziran seçimlerini hayat meselesi görürken, HDP büyük çıkış yaparak sistemin tekerine taş koymaya koşuyordu. Bu yüzden Kobanê ve Girê Sipî hamlesinin intikamının alınması ve miting bombalarıyla sokakların karışmasıyla HDP oylarının makaslanması amaçlanmıştır. Devletin kirli çarklarını durdurmak için HDP’yi yaratan ışığı çoğaltmanın ne kadar önemli olduğu daha net anlaşıldı. Aksi halde IŞİD’leşme zehir gibi her yere nüfuz edecektir. IŞİD’leşme yolları açanlara, IŞİD’e servis kaldıranlara ders vermek için 2014’ün ilk ayından beri Girê Sipî‘de süren işgale son verme hamlesine (YPG, YPJ, Asuri güçler, Rojava’daki Arapların birlikleri, Burkan El Fırat, Liwa El-Tahrir Taburu’nun Rubar Qamişlo Hamlesi) ivedi destek verilmeli. Türkiye sınır kapısı Akçakale’den IŞİD’e ikmale ket vurulmalı. Mebrûka’dan IŞİD’i defeden güçler Suluk (Silûk) kasabasını da aldığında Girê Sipî‘nin özgürleştirlmesi kolaylaşacak. Çünkü çeteler Kezwan, Mebrûka ve Suluk üzerinden ikmalle taze güç alamayacak, sınırdan defedilecek. 


Ölüm kuyuları

Diyarbakır’da bomba patlatan zihniyet Girê Sipî‘deki IŞİD varlığını sürdürme arzusunda ve kentteki ölüm kuyularından sorumlu. Rojavalılar IŞİD’in Girê Sipî kentinde kendisine ters gördükleri insanları dipsiz ölüm kuyularına attığını söylüyordu. İnsanlık suçları, savaş suçlarından dolayı hesap verilebilirlik tam da bu gibi durumlar üzerinden sağlanır. Ankara egemenleri, Nikaragua’da Anastasio Somoza diktasını deviren devrimci Sandinistleri ezmek için kontraların tırmandırdığı kirli savaşı finanse etmek için hasmı İran’a silah satıp devlet sırrı diye yutturmaya kalkan CIA pozisyonundalar. Ve ülkelerini aile arasında parselleyip soyan CIA ortaklı diktatörler Somoza’nın, Şah Rıza Pehlevi’nin devrildikten sonra nasıl ABD’ye bile sokulmayıp rezil oldukları gerçeğini okumalılar. 

    

Sharpeville, Soweto, 

Kobanê ruhu 

Özcesi, sırlar ve miting saldırısı uçuruma götüren sırlardır. Muktedirlerin devr-i iktidarlarının, devr-i saltanatlarının hep süreceğini, hep saraylarda kalacakları yanılgısına kapılmanın sonucudur. IŞİD, Nusra ve yaymaya çalıştıkları Selefiliği yarın kapımızda, köyümüzde, işyerimizde, okulumuzda, üniversitemizde görmek istemiyorsak zaman ve uzam iyi değerlendirmeli, Sharpeville ruhuyla, Gezi ruhuyla, Kobanê ruhuyla mücadele keskinleştirilmeli. Kondulardan, fabrikalardan, tarlalardan, madenlerden, kent merkezlerinden yükselen özgürlük haykırışları birleşip sarayları zapte çıktığında yanıbaşlarında kimseyi göremez hale geleceklerdir. 

Vietnam’da eşitlik, adalet ve özgürlük süvarileri kazandığında çatıdaki ABD helikopterlerine uzanıp kaçmaya çalışanlar gibi... Dünya nasıl ki Apartheid Güney Afrika’sında eşit ve pasosuz serbest dolaşım isteyen siyahlara karşı Sharpeville’da katliam (21 Mart 1960) yapanları mahkum ettiyse, 21 Mart artık Uluslararası Irk Ayrımıyla Mücadele Günü kabul edilmişse; Suriye ve Rojava’da, Kürt, Ermeni, Türkmen, Alevi, Arap köy ve kasabalarında katliam yapan El Nusra, IŞİD, Ahrar-u Şam, İslami Cephe ve Fetih Ordusu gibi yapılara lojistik, askeri-mali destek verenler mahkum olacaktır. Güney Afrika’da 16 Haziran 1976’da kendi dillerinde eğitim isteyen öğrencilere saldırıp Soweto katlaimını yapanları tarih nasıl mahkum edip direnişi nasıl şarkılarında havalandırdıysa, IŞİD’e el verenler tarihin çöplüğüne atılacaktır. Mücadele ezgileriyle direnenler ayakta kalacaktır.