
Almanya’nın Euskirchen kentinde yaşayan Evren geçtiğimiz hafta Kürdistan’a giderek kışa girdiğimiz bu günlerde Şırnak Dergul’de çadırlarda yaşamak zorunda kalan halkın dramına tanıklık etti.
Haziran ayında da Eifel Hilfs (Yardım) Grubu’ndan bir ekip ile Cizre’ye giderek 15 bin Euro yardımda bulunan Mustafa Evren, bu kez de çalışmasını yürüttüğü kurumun katkısıyla 50 çadır temin ederek halkının yardımına koştu.
Yerinde görülmezse vahşet anlaşılmazAvrupa’da yaşayarak, bulundukları yerde izleyerek bir çok şeyin anlaşılmadığını söyleyen Evren, Kürt halkının yaşadığı acıları yerinden görmeden devletin yaptığı vahşetin anlaşılamayacağını belirtti. Evren, “Cizre’ye daha önce Eifel Grubu’ndan bir psikolog ile elektrik mühendisi olan iki arkadaş ile beraber gitmiştik. O zaman 15 bin Euro para yardımında bulunmuştuk. O şartları yerinde gördüğümüzde ne yapabiliriz diyerek ihtiyaç tespitini yaptık. Halkımızın yaşadığı o zor şartları biliyordum yine de gidip yerinden görmek istedim” dedi.
Yıllardan beri çalıştığı kurumun sadece kanser olan çocuklara yardım eden bir kurum olduğunu ifade eden Evren “Ben bir işverenim. Kendi çapımda kuruma yıllardır yardım ediyorum. Yeri geliyor bir çok etkinlik düzenliyoruz ve gelen geliri kuruma bağışlıyoruz. Halkımızın yaşadığı vahşet ve mağduriyeti kurum yöneticileri ile paylaştım. Kurumdan arkadaşlarla birlikte gittik. Onlar da durumu görünce yardım etme ihtiyacını hissettiler. Elindeki imkanları sunmaya çalışıyorlar” dedi.
Avrupa’da halkımız Cizre’yi, Şırnak’ı kurtarır
Cizre’yi, Şırnak’ı, Silopi’yi, Derik’i ve İdil’i gezme fırsatı bulduğunu söyleyen Evren, Türk devlet güçlerince oluşturulan kontrol ve arama noktalarını saymakta dahi zorlandığını söyledi.
“Türk devletinin Kürt halkına karşı olan düşmanca tavrının göstergelerinden biri de halkımızı tamamen izole etmesidir. Kürtlerin birbiriyle bağını kopartmak istiyor” dedi.
Evren’in bir de Avrupa’da yaşayan Kürdistanlılara sitemi var: “Buradan kalkıp önce Amed’e gittim. Belediye Eşbaşkanı Gültan Kışanak ile görüştük. Tabii daha önce Avrupa’da bir görüşmemizde böylesi bir projemizin olduğunu söylemiştim. 50 tane çadır götürdüm.
Kardeş Aile Kampanyası için çağrı
Sonradan Rojava Derneği ile görüşme gerçekleştirdik. Yaptığımız görüşmeden sonra Dergul (Kumçatı’ya) gittik. Tesadüfen, Şırnak vekilimiz Leyla Birlik de oradaydı. Sayın Birlik ilede bir görüşme gerçekleştirdik. Amed’den 50 çadır alarak Dergul’de bulunan ailelere teslim ettik. Bir çok çadırı kendimiz kurduk. İhtiyaçlar o kadar çok fazla ki. Şu ana 7 bin çadır ihtiyacı olduğu söyleniyor. Bu çadırlara bir de ısıtıcı lazım. İnsanlarımızın hiçbir geliri yok. Devlet iki şey dayatıyor. Ya ‘burayı boşaltıp, büyük şehirlere gideceksiniz’, ya da ‘burada aç kalacaksınız, soğukta duracaksınız ve öleceksiniz’ diyor.
Şimdi ben Avrupa’da yaşayan halkımıza soruyorum, bizim yaşamımız onlarınkinden daha mı önemli? Gazetemize de yansıdı Kardeş Aile Kampanyası’na Avrupa’daki katılım 5 bini bile bulmuş değil. Bu içler acısı bir durumdur bence. Bakın bir çadırın fiyatı 300 Euro, bir ısıtıcı da 70 Euro’dur. Eskiden biz yaylada yaşarken içinde kalabilmek için kendimize holuk yapardık. Şimdi, Cizre, Silopi ve Şırnak yaşayan halkımızın yaptığı da o. Kendi imkanları ile küçük holuklar yapmışlar.”
Asıl zorluklar kışın başlayacak
AKP yıkımına uğrayan alanlarda çocukların içinde bulunduğu olumsuzluğu gören birinin kendi çocuklarının yüzüne bakarken utanacağını belirten Mustafa Evren, son olarak şunu vurguluyor: “Şırnak’a girişler yasak, ‘bırakmam’ diyor devlet. ‘Ya dışarıda kal ya da burayı terk et’ diyor. Cizre’de şahit olduğum diğer bir durumda, her bir aile yanına bir kaç aile alarak yaşam koşulları sürdürüyor. İnsanlar yerinde kalsınlar bir yere gitmesinler diye. Önümüz kış, asıl zorluk şimdi başlıyor. Kürdistan’daki kış koşullarını anlatmaya gerek yok. Bir sigara içen bir kişi ayda hiç vermiyorsa 200 Euro sigaraya ödüyor. Bu 200 Euro ile Kürdistan’da bir aile yaşamını geçindirir. Belki bunları söylemek bir ters gelebilir. Ama şunu söylemek istiyorum. Halkımızı, halkımız kurtarır başka hiç kimseden medet ummamak lazım.”
Şırnak’ın yüzde 70’i yıkıldı
AKP’nin borozanı durumundaki Anadolu Ajansı (AA), “AA harabeye dönen Halep’i havadan görüntüledi” başlığıyla servis ettiği haberinde, Halep’in 4 yıl boyunca rejim güçlerinin, son 1 yılda ise Rusya’nın saldırıları altında yıkıma uğradığını belirtirken, yüzde 70’i yıkılan Şırnak’ı görmezden geliyor.
Şırnak’ta 14 Mart’ta başlayan sokağa çıkma yasağı, 3 Haziran’da “Operasyonlar bitti” açıklamalarına rağmen AKP halen kenti yıkıyor. İlkin tank ve toplarla daha sonra ise kepçelerle yüzde 70’i yıkılan kent neredeyse haritadan silinmiş durumda.
Kentte yasağın ilan edilmesiyle birlikte topraklarını terk etmemek için kentin çevresinde çadırlarda yaşayan Şırnaklıların çocukları yasak nedeniyle okula gitmeyecek.
Qileban (Uludere) ilçesi ile Dergul (Kumçatı) beldesi, Avgamasiya, Cifane köyleri ile Afetevler mahallesi gibi birçok yerde çadır kuran 8 bin dolayında aile, yasak kalkıncaya kadar bölgeden ayrılmayacaklarını belirtiyor.
Katliama ve büyük katliama uğrayan Şırnak için Rojava Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği de acil yardım çağrısında bulunuyor.
ERDAL ALIÇPINAR / BONN