Devletin Kürdistan’a yönelik “Çöktürme planı” adı altında başlattığı soykırım saldırılarında; on binlerce asker-polis-korucu ve her türlü teknik imkanlarla girilen kentlerde sayıları bir elin parmak sayısını geçmeyecek insanın ortaya koyduğu direniş kültürü, Kürt özgürlük mücadelesinde yeni bir dönemin başlangıcı oluyor. Artık her sokağın her mahallenin adı son 40 yıllık mücadeleye yenilerini ekleyen yeni kahramanlarla dolu. Bu kentlerden bir olan Şirnex’te de 75 günü geride bırakan direniş destanını yazanların bazıları toprağa verilirken, isimlerini yeni doğan çocuklara bırakıyor. 


‘Şirnex’in Bahoz’u 

Kent halkı O’na “Şirnex’ın Bahoz’u” diyordu. Dillerden dillere dolaşan o hikayenin kahramanı Cemil Külter idi. Binlerce askerin bulunduğu 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı’nın hemen yanındaki küçücük bir mahallede etrafından topladığı gençlerle devletin zulmüne kafa tuttu. “Heval Bahoz nasıl gidiyor?” diye soranlara “İyidir valla bizim mahalle xoştur” diye yanıt veriyordu. 


Dostları çocuklardı

Yaşı 20 olsa da 40 yıllık direniş kültürünü almış ciddi, disiplinli bir devrimciydi. Ciddiyeti çocuklarla dost olmasının önünde hiç engel olmadı, bütün çocuklar onun dostuydu. Kentin direnişinde 15 Nisan Cuma günü elveda dedi inatla bağlı olduğu topraklara. Bahoz tıpkı kendi adı gibi, fırtınaydı; öyle yaşadı ve öyle ayrıldı. 


Devlet imhaya ayarlı

Kentin öz savunmasına ilişkin yapılan hazırlıklar esnasında 10 Ocak 2016’da verdiği bir röportajda 4 yaşındaki dostu Roni’nin ismini kullanan Külter, “Hendeğin önü, arkası diye bir şey yok. Kürdistan var” diyordu. Uzun uzun öz yönetim ve öz savunmanın zorunluluğunu anlatıyor, ekliyordu: “Devlet kendini imha etmeye göre ayarlamış. Ben Koçgiri’den bu yana bu şekilde bastırdım, bundan sonra da aynı şekilde bastırırım, diyor. Devletin mesajı nettir: Seni 21’inci yüzyılda da imha ederim. Senin varlığını, Kürdistan dediğin coğrafyayı tanımam, diyor. Bunu bizim de aynı netlikte görmemiz gerekiyor.


Önü arkası yok, Kürdistan var’ 

Bu artık bir kader değil. Bizler ihanetin önünü alacağız. PKK üç beş kişiden milyonlara ulaşmışsa demek ki bu ihanet çizgisi kırıla kırıla gelmiştir. Hendeğin önü, arkası diye bir şey yok. Kürdistan var. Öz yönetim var. Halkın kendi haklarını, kimliğini, statüsünü savunması var. Bu bir devrimdir. 


Korkunun üzerine yürümeliyiz

Korkuyu aştık, onu yendik. Artık üzerine üzerine yürümeliyiz. Bakın Sri Lanka örneği de var, Vietnam örneği de var. Ya Vietnamlaştıracağız ya da Sri Lanka’da Tamillerin yaşadığı akıbeti yaşayacağız. 21’inci yüzyılın ilk çeyreği Kürt halkının zaferi ile taçlanacaktır. Bunu bilip buna göre hareket etmeliyiz. Söz söylemenin zamanı çoktan geçti, artık yapma ve katılma zamanıdır.”