
Tweetterde zaman zaman çok ilginç klipler yer alıyor. Bunlardan biri de geçen gün yayınlandı. Karla kaplı dik bir yamaçta yavru ayının zorlu tırmanışını gösteriyordu. Yavru ayı tepedeki annesinin yanına ulaşmak için “hayvan-üstü” bir çabayla tırmanıyor, metrelerce aşağılara kayıyor, yeniden tırmanıyordu. Sonunda ayıcık başardı. Annesinin yanına ulaştı ve ulaşır ulaşmaz annesiyle birlikte koşmaya başladı.*
Pek çok kişi bu klible ilgili notlar yazdı. Ama bu notlardan en etkilisi, Medya Haber’den Heval Aslan’ın tweetiydi: “Bu tepe aşılacak.”
Klibe getirilen bu yorum, Antik Yunan mitolojisindeki Sisiphos’un kaderine karşı yapılmış bir reddiyedir. Bu efsanedeki kadercilik ya da çaresizlik küçük ayının çabası ve bu çabaya getirilen yorumla reddedilmiştir. Kürdistan Özgürlük Hareketinin karamsarlığa karşı iyimserliğini çok güzel sembolize etmektedir.
Bilindiği gibi Sisiphos Zeus’a başkaldıran bir kraldı. Zeus onu Hades’in eliyle “ölüler ülkesine” göndermişti. Sisiphos bir kayayı dik bir tepeye çıkarmakla cezalandırılmıştı. Efsaneye göre Kral Sisiphos kayayı her defasında tam zirveye kadar çıkarmakta ve fakat kaya her defasında ellerinden kayarak yeniden en dip noktaya yuvarlanmaktadır. Bu sonsuz bir cezadır.
İlk bakışta, Kürt, adeta Sisiphos’un kaderini paylaşmış gibidir. O tarih boyunca “dağların zirvelerine tırmanmış”, her defasında uçurumların en diplerine yuvarlanmıştır. Sonra yeniden doğrulmuş, yeniden tırmanmış ve yeniden düşmüştür.
Bu düşüşler nicesinde “zirveye tırmanışın” beyhude bir çaba olduğu kör-inancını yaratmıştır. Şeyh Sait ayaklanmasının bastırılmasından, Dersim soykırımından ve hele tam zirveye ayak basacakken PKK Önderi Öcalan’a karşı gerçekleştirilen “komplodan” sonra, belki ekleyebiliriz, “hendek” diye küçümsenen büyük barikat savaşlarının sonunda nice kentin yerle bir edilmesinden ve Efrîn işgalinden sonra akıllara işte bu Sisiphos efsanesinin gelmesi hiç de şaşırtıcı değildir.
Karamsarlığa kapılan Kürt “Kürdistan’ı zirveye taşımaya, sonra ellerimizden kaymasına, yeniden var güçle zirveye tırmanmaya mahkum edilmişiz, bu çaba boş bir çabadır” dedikten sonra, ruhunu ölüm tanrısı Hades’in günümüzdeki temsilcisi Türk devletine satmış, Kürt olmaktan çıkmış, “tırşikçi” dediğimiz “ruhu içinden uçup giden, yalnız yağlı bedeni ve iliksiz kemikleri kalan” yaşayan ölüler haline gelmiştir.
Onlar bu hale gelmiştir ama, Kürt halkının iradesi kızgın ateşlerden ve buza kesen sulardan geçe geçe çelikleşmiştir. Sisiphos kraldı. Kürt ise halk.
İnsanlığın şimdi izlediği bu “anti-Sisiphos efsanesinde”, zirveden diplere düştüğü sanılan Şeyh Sait, Seyit Rıza hala Kürdistan’ın zirvelerinde yaşamakta, “esir edildi” sanılan Abdullah Öcalan’ın sesi, amansız tecrite rağmen İmralı’dan tüm Kürdistan parçalarına yayılmakta, Avrupa’da ve Latin Amerika’da yankılanmakta.
„Zirveye varamadan dibe yuvarlandı” sanılan Kürt isyanları, şimdi Kürdistan’ın bütün parçalarında halklaşmakta, insanlığı DAİŞ canavarından kurtaran bu isyan giderek dünya halklarına mal olmakta.
Hades-Erdoğan ise artık son demlerindedir. Dünyanın gözleri önünde basın toplantıları sırasında içi geçmekte, uyumaktadır. Ortadoğu’yu zapt etme rüyası kabusa dönüşmüştür, gerilla dağ zirvelerinde özgürken, o tıpkı bir “anıt mezar” gibi inşa ettiği Saray’ında korkuyla yaşıyor, övündüğü ekonomisi kur-faiz-enflasyon sarmalında çöküyor. Saray rejimi savaşta yenilmiştir. Artık kaderi, eğer Türkler bu rejimden kurtulmak için Kürtlere ellerini veremezse, küresel güçlerin iki dudaklarının arasından çıkacak tek bir kelimeye bağlanmıştır.
Bana sorarsanız Erdoğan Kral Sisiphos gibi ebedi bir cezaya daha şimdiden çarptırılmıştır. Tırmanmaya kalktığı Cudi Dağı’nın en derin uçurumlarından sonsuza kadar lanetli bir düşüşe mahkumdur.
Kürt ise bu tepeyi aşacaktır.
Yavru ayının zirveye tırmanışı, annesine kavuşması, tepeyi aşması bize bu inançtaki gerçekliği çok güzel simgeliyor. İşte o klibin linki. Keyifle, inançla izleyin, anne ayı ile yavru ayının geleceğe doğru koşmasına bakın, siz de tepeleri aşın ve koşun.
Evet: “Bu tepe aşılacaktır.”
* https://twitter.com/i/status/1059464055767863296