
Pozantı'da yaşanan cinsel şiddet ve işkence ardından, 2011 yılında Pozantı’dan 160 çocuğun Sincan Çocuk Cezaevi’ne getirildiğini hatırlatan Erdoğan, "Maalesef Pozantı’da yaşananlar Pozantı’da kalmadı'' dedi.
Her türlü baskı
Çocukların cezaevlerinde yaşadığı ağır koşullara dikkat çeken Erdoğan, “F tipi cezaevi içerisinde yetişkinlere uygulanan infaz birebir çocuklara da uygulanıyor. Çocuk daha mahkûm edilmeden çok daha ağır bir şekilde cezaevinde tutuyorsunuz" dedi. Erdoğan, tutsak çocukların çoğunlukla Kürt olduklarına dikkat çekerek, yasal olmamasına rağmen çocukların zorunlu olarak cezaevlerindeki iş yurtlarında çalıştığını söyledi. Erdoğan, “Yine bizim çocuk koruma kanunumuza göre 18 yaş altındaki çocuklara kelepçe takılması yasaktır. Ama maalesef bu çocuklar hastaneye dahi giderken, kelepçelenerek, getirilip, götürülüyor. Çocuklar çoğu zaman ters kelepçenin de uygulandığını söylüyorlar. Çocuklar doktor muayenesinde bile kelepçe takıldığını söylüyorlar. Daha da kötüsü ise, giriş ve çıkışlarda çocuklar çıplak aramaya maruz kalıyorlar” diye konuştu.
'Komisyon raporu yanlı'
Erdoğan, Cezaevi idaresi ve Meclis İnsan Hakları Komisyonu’nun hazırladığı rapora da değindi. Raporda söylediklerinin tam tersinin iddia edildiğini ve raporun yanlı hazırlandığını vurgulayan Erdoğan, şu hususlara dikkat çekti: ''Daha ilk cümlelerinde ‘terör suçundan yargılanan çocuklar’ diye bir tespit ile rapora başlanmış. Çocuk işlediği suçu algılayamıyor. Siz o çocuğa, ‘terör suçlusu, katil, hırsız çocuk’ dediğiniz zaman zaten baştan o sıfatı yüklemiş oluyorsunuz. Siz böyle yaparak o çocuğun çocukluluğunu elinden alıyorsunuz.''
Çocuklara yeni cezaevleri
2005 yılında Avrupa Birliği Uyum Süreci’nde Çocuk Koruma Kanunu ile birlikte, çocuk mahkemelerinin de gündeme geldiğini hatırlatan Erdoğan, “Ama maalesef Türkiye’deki uygulama yine kağıt üzerinde kalmıştı. Çocuk yargılama sistemi çok ciddi sorunlar içeriyor" dedi.
Çocuk tutukluluğuna son verilmesini istediklerini belirten Erdoğan, “Tek bir maddeyle bile bu iş çözülür. 18 yaş altı çocukları tek bir maddeyle cezaevinden kurtarabiliriz. Biz çocukları cezaevinden kurtararak, onlarla barışmak istiyoruz. İki yıl cezaevinde kalan çocuğun ne bizimle ne de toplumla barışması mümkündür” ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanlığı’nın 5 olan çocuk cezaevi sayısını 15’e yükseltileceğini açıkladığını da hatırlatan Erdoğan, bunun yeni travmalara davetiye çıkaracağını vurgulayarak, ''Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde madde bağımlılarının yüzde 50-60’a yakını, gençliğinde çocuk cezaevinde kalmış. Bu çok büyük bir yaradır” diye belirtti.
‘Cezaevlerinin kapıları açılmalı’
“Tüm uluslararası sözleşmelerde suçlu çocuk diye bir şey yoktur, suça itilmiş çocuk vardır” diyen Erdoğan, CPT'nin cezaevinde çocuklarla görüşme talebine izin verilmediğini belirterek, ''Eylemlerimizi cezaevi önünde yapmamızın bir diğer nedeni ise cezaevlerinin kapılarının bize açılması” dedi. Yapılan işin sadece hukukçularla olmayacağının altını çizen Erdoğan, rehabilitasyon çalışmalarının önemine de dikkat çekti.
'Polis de sorgulasın'
“Bir çocuk eğer bir polise taş atmışsa, önce polis kendisini sorgulasın” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplum olarak da bunu görmüyoruz. Çocuk niye polise taş atsın? Bunlar niye bitmiyor? Hep şunu diyorlar, cezaevinde olay çıkartan çocukların polise taş atan çocuklar olduğu söyleniliyor. Bu böyle değildir. Bir de diyorlar ki, bunları dışarıdan yönlendirenler var. Bizler kastediliyoruz."
Çocuğa yaşından çok ceza
Erdoğan, çocuklara verilen cezaların da oldukça ağır olduğunu vurguladı. "Örneğin bizim hukuk sisteminde 18 yaş altı bir çocuğun imzaladığı bir senet geçersizdir" diyen Erdoğan, cezaevlerinin sistemdeki çöküntünün aynası olduğuna dikkat çekti: "Ama 18 yaş altındaki bir çocuk 30 lira tutarındaki bir gömleği çalarsa, ‘gasp etti’ diye çocuğa 18 yıl ceza veriyoruz. Bu çarpıklıktır. 16 yaşındaki bir çocuk eğer 28 defa cezaevine girip çıkıyorsa bu sistem çökmüş demektir.”
20 kurum yer alıyor
Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi içerisinde; İHD, TİHV, ÇHD, Gündem Çocuk Derneği, TUHAD-FED, Öz-Ge-Der, MAZLUMDER, CİSST, SHUDER, Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı, İstar Kadın Merkezi, Uluslararası Çocuk Merkezi, Çocuklar İçin Adalet Takipçileri, Eğitim Sen, Çakıl Derneği, TODAP, SES, Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği, ÖHD ve Diyarbakır Baro Başkanlığı yer alıyor.
EREN DİNÇ/DİHA/ANKARA