Kadınlar tarih boyunca bilime önemli katkılarda bulunsalar da yeterince temsil edilmediler. Araştırmacılar, bilim alanlarında kariyer basamaklarını tırmanan kadınların sayısının ‘hayal kırıklığı yaratacak düzeyde düşük’ olduğunu söylüyor.
500 bilim kuruluşunun verilerine göre dünya genelinde kadınlar bilim yaşamında öğrencilerin yarısını oluşturmasına rağmen, dört profesörden sadece birini oluşturuyor.
Esas problem, bilim alanındaki kadınların daha üst düzey pozisyonlara teşvik edilmemesinde, kariyerleri boyunca teşvik edilmemesinde yatıyor. Zira bilim kadınlarının komitelerde ya da bilimsel toplantılarda konuşma şansı daha azdı. Diğer faktörler arasında kasıtsız önyargı, iş-yaşam ile ilgili dengesizlikler, az fon ve ödeme ve ağ fırsatları eksikliği gösteriliyor.
Çalışma neyi gösterdi?
5 Eylül’de Cell Stem Cell dergisinde yayınlanan veriler, ABD, Avrupa ve Avustralya’daki 38 ülkede bulunan 541 üniversiteden ve araştırma kurumundan geldi.
Kadınlar, lisans ve yüksek lisans öğrencilerinin yarısından fazlasını oluşturmasına rağmen kıdem arttıkça resmin farklılaştığı görülüyor. Kadınlar yardımcı doçentlerin yüzde 42’sini, doçentlerin yüzde 34’ünü, profesörlerin yüzde 23’ünü oluşturdu. Oranlar kurumlara göre değişiklik gösterdi.
Çıkarılması gereken dersler
Bulgular, bilim alanlarındaki birçok kadının taciz, terfi ve ödeme ile ilgili sorunlar nedeniyle terk ettiği fikrini de destekliyor.
Bu çalışmayla bağlantısı olmayan Londra Imperial College’dan Dr. Jessica Wade, “Sistem onları dışlamaya ayarlanmışsa, daha fazla kadını bilime teşvik etmenin bir anlamı yok” diyerek tepki gösterdi.
Araştırma, bu alandaki toplumsal cinsiyet farkının kapatılmasının, mevcut ilerleme oranı göz önüne alındığında daha yüzlerce yılı alacağını gösteriyor.
KADIN HABERLERİ SERVİSİ