Lice’deki direniş 3’üncü haftasına girerken, eylemde başından itibaren yer alan anneler, barış taleplerine kurşun sıkıldığını belirterek, demokratik talepleri karşılana kadar eylemlerini sürdüreceklerini belirtti. Anneler, yaşlılar, kadınlı erkekli gençlerin katıldığı sivil direniş, günlerdir Türk devlet güçlerinin saldırısına maruz kalıyor.

Cellik köprüsü üzerinde önceki günkü saldırıda bir genç gaz bombasıyla başından yaralanırken, bir kişinin daha benzer şekilde yaralandığı öğrenildi. Dün ise alandaki askeri hareketlilik devam etti. Zırhlı araçlar bölgede konumlanmaya devam ederken, herhangi bir çatışma haberi gelmedi.

Erdoğan’ın planının parçası

Gün boyu askerlerin silah seslerinin yankılandığı alanda nöbet tutan anneler ise giderek şiddetlenen saldırıların Türk Başbakan Recep T. Erdoğan’ın dile getirdiği B ve C planının parçası olduğunu belirtti. “Gerçek barış için eylemdeyiz” diyen Dürdane Eren, sürecin bozulmaması için iradelerini ortaya koyduklarını ifade etti. Hiçbir can kaybının yaşanmasını istemediklerini dile getiren Eren, silah kullananın askerler olduğunu ifade ederek, mermileri yerden topladıklarını söyledi. Sivil yurttaşların bulunduğu alana yüzlerce askerin panzerlerle saldırdığını söyleyen Eren, “Savaşta dahil kadınlara ateş açmak yoktur. Ancak dün (önceki gün) üzerimize gerçek mermilerle ateş ettiler. Biraz utansınlar. Onun Başbakanlığına yazıklar olsun” diyerek, Türk Başbakan Erdoğan’a tepki gösterdi.

Tüm dillerde barış

Türkçe ve Kürtçe “savaş değil barış” istediklerini söyleyen Eren, “Biz B ve C planları istemiyoruz. Emine Erdoğan’ı buraya çağırıyorum” dedi.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin önünde çocuklarının PKK tarafından alıkonulduğu iddiasıyla oturma eylemi yapan ailelere de seslenen Eren, “Belediyenin önünde oturup ‘çocuklarımız kayboldu’ diyorlar. Gelsinler beraber valiliğin önünde çadır açalım” diye konuştu.

Canımız pahasına olsa da

Direnişe katılan Nevriye Kaçan ise, demokratik talepleri yerine getirilinceye kadar eylemlerini sürdüreceklerini söyledi. Asker annelerini de demokrasi saflarında mücadele etmeye çağıran Kaçan, barış sloganları atan yurttaşlara askerlerin silah sıktığını belirterek, şu mesajı verdi: “İktidar AKP’nin elinde, savaşı durdurmakta AKP’nin elindedir. Biz karakollar ve barajların yapımına son verilmedikçe canımız pahasına olsa da buradan ayrılmayacağız.”

Çatak 5’inci gününde

Van’ın Çatak İlçesi’ndeki direniş nöbeti ise 5’inci gününe girdi. Büyükağaç (Tink), Narlı (Gire Sor), Belenoluk (Heşeta Berespî) ve Konalga’daki (Ezdinan) karakol yapımlarına karşı Şeytan deresi’nde (Xumar) nöbet tutan yurttaşlar Çatak-Pervari yolunu da trafiğe kapattılar. Direnişe katılan Ahmet Sadak, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı diyalog sürecine sahip çıkmak için direnişte olduklarını belirtti. Sadak, “Kürt halkı yıllardır kalıcı barışın sağlanması için çalışma yürüyor. Bizler de dilimiz, kimliğimiz ve Önderliğimiz için barış sürecine sahip çıkmak için buradayız” dedi. Hakkari’nin Meskan Dağı’nda geçen ay bir HPG’linin yaşamını yitirdiğini, bunun Türk devletinin çatışmaları yeniden alevlendirmek istediğinin göstergesi olduğunu belirten Sadak, “Bizler devletin Kürdistan’da yapmaya çalıştığı karakollar karşısında direnişimizi sürdüreceğiz ve savaşın tırmanmaması için karakol, kalekol yapılan her yerde nöbet tutacağız” diye konuştu.

Savaşa karşı kalkan olduk

Bölgenin en stratejik yerlerine yapılmak isteyen karakol ve kalekolların savaşın ilanı anlamına geldiğini söyleyen Sadak, sözlerini söyle sürdürdü: “Kürdistan’ın birçok yerinde Kürtler ayağa kalkmıştır. ‘Savaş olmasın, karakol yapılmasın, barış olsun’ diyor. Ama Türk devleti bir yandan barış söylemleri kullanırken diğer yandan ise Kürt halkına saldırıyor. Bizler de Lice’den Meskan Dağı’na kadar Kürt halkının yükselttiği direnişin bir parçası olmak, savaşın önünde kalkan olmak için çadır eylemindeyiz. Bizler burada yapılmak istenen savaş evlerine izin vermeyeceğiz.”

Yanlıştan dönülsün

Direnişçilerden Ramazan Azan ise, AKP Hükümeti’nin bir taraftan barıştan bahsederken, bir taraftan da bölgenin birçok yerinde karakol, kalekol ve baraj yaparak savaşa hazırlık yaptığını dile getirdi. Kürt halkının savaşın yükseltilmesine izin vermeyeceğini dile getiren Azan, bölgenin birçok yerinde kurulan direniş çadırlarıyla diyalog sürecine sahip çıktıklarını söyledi. Azan, “Bizler çocukların dağdan inmesini beklediğimiz bir süreçte tekrardan silahlar çekilmeye başlandı. Şimdi zorla dağa gitmeler değil, Kürdistan ve Türkiye’den devlet politikası nedeniyle dağa çıkmak zorunda kalan çocuklar söz konusudur. Devlet yanlış yapmaktan artık vazgeçsin” dedi.

Savaş değil barış çadırı

Neriman Urar da her dağa ve taşa karakol yapılmak istendiği için kadın, çocuk, yaşlı tüm halkın dağlarda nöbet tuttuğunu söyledi. Savaş istemediklerini vurgulayan Urar, kurdukları çadırın “barış çadırı” olduğunu söyleyerek, “Topraklarımızda dökülen kana yeter demek için buradayız. Topraklarımızda silaha yatırım yapılmasın, eğitime, sağlığa yatırım yapılsın ki çocuklarımız savaş yanlısı olmasın” dedi. 


Yaprak Köyü’nde çatışma


Lice İlçesi’ne bağlı Yaprak (Tutê) köyünde ise önceki akşam Lice-Kulp yolu trafiğe kapatıldı. Kimlik kontrolü yapan grupa askerler saldırdı. Yaşanan çatışmada gençler bir aracı ateşe verirken, 1 kişinin gözaltına alındığı belirtildi. Bölgeden yer yer silah sesleri yükseldi.
Öte yandan Amed’in Dicle İlçesi yakınlarında karakola malzeme taşıyan bir araç önceki gün yakıldı. Alınan bilgilere göre, Dicle’ye bağlı Yokuşlu köyü yakınlarında önceki akşam saatlerinde karayolunda kimlik kontrolü yapan HPG gerillaları, karakola malzeme taşıyan Ali Cengiz’e ait bir aracı ateşe verdi.


AMED