Kathryn Stockett’in komedi-drama niteliğindeki romanının bir uyarlaması olan ‘’The Help/Yardımcı’’ filmi, 26 Ekim’den itibaren Avrupa sinemalarında olacak. Kathryn Stockett’in 1963 yılında Mississippi’nin başkenti Jackson’da geçen komedi-drama niteliğindeki romanının bir uyarlaması olan ‘’The Help/Yardımcı’’ filmi, sivil haklar hareketinin ortaya çıkmasıyla, siyah ev işçisi kadınlar (Yardımcı) ve onların beyaz işverenleri arasında içten içe kaynayan gerginliğini sahneye aktarıyor.
Yönetmenliğini Tate Taylor’ın yaptığı filmde, siyah kadınların birkaç seçenekleri vardır. İstismar edildikleri evdeki işlerinde yardımcı olarak zengin beyaz aileler için çalışmaktır. Zengin beyaz kadınlar ırkçı kelimeler ve jestlerle, siyah ev işçilerini hor görerek iletişim kurar. Aynı siyah kadınlar ise, işverenlerin beyaz çocuklarını sevgiyle büyütmektedir.
Hikaye, üç  ana karakter etrafında merkezileşiyor. Skeeter Phelan, ev içi siyahi yardımcılar konulu bir kitap projesi üzerinde çalışan beyaz bir gazetecidir. Aibileen Clark ve Minny Jackson ise, büyük bireysel risk alarak hayatları hakkında konuşmayı kabul eden iki siyah ev işçisidir. Filmde, siyah kadınların özgürleşmesi konusu, bu dönem boyunca büyüleyici ve provokatif bir anlatı ile dile getiriliyor. Buna rağmen, ne yazık ki film, durumun gerçekliğini ve vehametini yeterli düzeyde aktarmada başarısız. Örneğin; o dönem Güney’de ırkçı Jim Crow yasalarını paramparça eden halk mücadelelerine hiçbir gönderme yok. Filmde, siyahi toplumsal Sivil Haklar Hareketi’nden daha ziyade, azınlıkta olan beyaz liberal kadınların siyah kadınları özgürleştirme girişimi gibi tarih dışı ve mutlu bir Hollywood film sonu ile karşılaşıyoruz.

Tarihten kaçış

Film, halk kurtuluşunun uzun bir döneme yayılan sosyal ve politik bir halk mücadelesinin sonucu elde edilebileceği gerçekliği yerine, yanlış bir şekilde bireylerin oluşturduğu hayırsever liberalizmin bir eylemi olduğu sonucunu ileri sürüyor. Gerçekte 1963 yılında, onlarca ABD kentinde, sivil haklar ve istihdam üzerine yaklaşık 900 gösteri gerçekleşti. Bu protestolar sırasında 20 bin kişi tutuklandı ve 10 kişi de öldürüldü. Filmde, ırkçı işverenler odak noktası iken, dünyayı sarsan bir olay olarak tarihe geçen, 1963 Haziran’ında Jackson’da, beyaz bir ırkçı tarafından suikaste uğrayan Sivil Haklar Hareketi’nin önde gelen lideri Medgar Evers’a, yönetmen oldukça az yer veriyor. Bu yönleriyle, filmin öyküsünün apolitik ve tarihdışı olduğunu belirtmek yanlış olmaz.

Gösterim tarihi

İlk kez 10 Ağustos’ta Kanada’da gösterime giren film, Avrupa’da birçok film festivaline katıldı. Film, İngiltere’de 26 Ekim, İrlanda’da 28 Ekim, Almanya’da 17 Kasım, Hollanda’da 19 Ocak 2012, İspanya’da 28 Ekim, Yunanistan’da 24 Kasım tarihlerinde sinemalarda olacak. 


SUNA KÖSE/LONDRA