
Kadının siyasete katılımına ilişkin görüş belirten YJA Koordinasyon Üyesi Evîndar Ararat, Kurultay’da ‘erkek egemenlikli siyasete karşı kadın renginde bir siyaset nasıl yürütülür’ konusunda güçlü değerlendirmelerin yapıldığını dile getirdi. Ortadoğu’da çok ağır bir savaşın yürütüldüğünü ve bu savaşlarda en çok kadınların etkilendiğini ifade eden Ararat, “Siyasi ve askeri şiddetten en çok kadın zarar görüyor. Bunlara karşı kadınların kendi renginde güçlü bir mücadele tarzı belirlemesi gerekiyor. Ortadoğu’daki savaşa dikkat çekmek ve özellikle Kürdistan üzerindeki hesapları ortaya çıkarmak için kadınların derinleşmesi gerekiyor. Şimdiye kadar Kürt kadınları öncü olarak siyasette yer aldılar. Toplumda bir düzey yaratmak, yaşama kadın rengini verme noktalarında Kürt kadınlarının öncülüğü gelişti. Kurumlaşmalar, örgütlenmeler geliştirildi ve büyük tecrübeler kazanıldı. Kürt kadınlar hem Kürt toplumu içerisinde hem dört parça üzerinde egemenlik kuran devletler içinde hem de yurtdışında mücadelesini yürütüyor” dedi.
Tecrübeler ortaklaştırılmalı, çünkü...
Kürt kadınlarının yarattığı değerlerin ve kazanılan tecrübelerin tüm dünya kadınlarıyla paylaşılması ve ortaklaştırılması gerektiğinin Kurultay’da dile geldiğini belirten Ararat, “Çünkü tüm alanlarda kadınların demokrasi, barış, eşitlik ve özgürlük arayışları var. Kadınların bu temelde kurumları ve örgütleri de var. Bunların biraraya getirilmesi gerekiyor. Güç olarak bir araya gelinmezse, yaratılan değerler kendi alanlarıyla sınırlı kalır ve kadın özgürlük sorununun çözümü istenilen düzeyde gelişmez. Egemen güçler ekonomi, askeri ve psikolojik baskı araçlarıyla güçlerini birleştiriyor ve siyaset yürütüyor. Bunlara karşı çözüm yaratabilecek olan, toplumun ve kadının çıkarlarını temsil edebilecek olan toplumsal siyasettir. Toplumsal siyasetin gelişmesi için kadınların öncülük etmesi gerekiyor. Çünkü kadının görüşleri, yaklaşımları, kadının kazanmış olduğu tecrübeler, buna imkan sağlıyor” diyerek, Kurultay’da “toplumsal siyaseti, toplumun dinamikleri olan gençler ve kadın öncülüğünde nasıl geliştirebiliriz” konularını tartıştıklarını söyledi.
Gücü kadın lehine dönüştürmeli
Ararat, demokratik siyasetin en önemli ayağının; özgürlük hareketlerinin ittifak oluşturması olduğuna dikkat çekerek, şunları ifade etti: “Güç odakları erkeğin elindeydi. Bizler de kadın olarak ittifak geliştirerek, bu gücü kadın lehine dönüştürmeliyiz. Bu gücü barış, özgürlük ve demokrasi için kullanalım. Özellikle Ortadoğu’daki kadın örgütleri ve kurumlarıyla ittifak geliştirmemiz gerekiyor. KJB olarak diplomatik çalışmalarımızı güçlendireceğiz. Hem YJA olarak parçalarda, alanlarda ve yurtdışında yerel diplomasiyi; yani egemen olmayan yereli temsil eden kadın örgütleri ve kurumlarıyla ilişki geliştirmek, hem de kendini tanıtarak, diğer oluşumları tanımak ve toplumun demokratikleştirilmesini, kadın özgürlüğü temelinde ittifak sağlamayı esas alacağız.”
İttifak çabaları
Kürt Kadın Hareketi olarak Ulusal Kadın Konferansları ve Ortadoğu Konferansı ile ittifak oluşturma yönünde çaba harcadıklarını hatırlatan Ararat, “Kadınların, kadın olmaktan kaynaklı maruz kaldıkları şiddet, sömürü ve nesneleştirilme politikalarına karşı ortak mücadelesi hayatiyet arz ediyor. Özellikle Ortadoğu’da savaşla bağlantılı fakirlik, şiddet, sömürü en çok kadınları vuruyor. Fuhuş ve uyuşturucu yoluyla kadınlar düşürülüyor, eril zihniyetin egemenlik araçları en çok kadınları etkiliyor. Tüm bunlara karşı nasıl bir eylemsellik izleneceği, nasıl bir kadın özgürlük mücadelesi verileceği bu ittifaklarla belirlenir. Bu noktalarda KJB’nin girişimleri oldu. Örneğin 1. ve 2. Ulusal Kadın Konferansları gerçekleştirildi. Kürt örgütleri arasındaki parçalılığın ortadan kaldırılması, ulusal çıkarlar için ortak mücadele geliştirilmesi için Kürt kadınları bir tavır gösterdi. Şimdi de Kürt Ulusal Konferansı gündemde. Kürt kadınları bunun için de bir altyapı hazırladı. Bu yıl 1. Ortadoğu Kadın Konferansı gerçekleştirildi. Ortadoğulu kadınlar ilk kez biraraya geldi. Ortadoğu’da geliştirilen savaşa karşı kalıcı bir barışın sağlanması ve bu savaşın sonlanması için kadınların tavır göstermesi gerekiyor. Kadınlar barışı kendi öz gücüyle sağlamalı; dışarıdan, başka güçlerden beklememeli. Bu noktada bu konferans bir duruş açığa çıkardı ancak bu yeterli değil. Kurultay’da bu noktalarda güçlü perspektifler açığa çıktı” diye konuştu.
Kürt Kadın Hareketi’nin dünya kadın hareketleri üzerinde büyük bir etkisinin olduğunu belirten Ararat, “Heval Sara, Rojbîn ve Ronahî’nin şahadetleriyle de ortaya çıktı ki, diğer kadın hareketlerinin Kürt Kadın Hareketine karşı büyük bir ilgileri ve takipleri var. Fakat Sara arkadaşların şehadetlerini sahiplenerek, Paris Katliamı’na karşı gösterilen tepkinin yarattığı zemini kadınların özgürlük ittifakına ve Ortadoğu üzerine dayatılan militarizme karşı mücadeleye dönüştürebilmeliyiz’ dedi.
Mücadelemiz Ortadoğululaşmalı
Rojava’da kadın öncülüğünde Demokratik Özerkliğin yaşamsallaştığına dikkat çeken Ararat, öz savunma, toprağın, özgürlüğün ve vatanın korunmasının kadın öncülüğünde geliştiğini dile getirdi. Bu deneyimin bütün Ortadoğu kadınlarına mal edilerek büyütülmesi gerektiğinin altını çizen Ararat, “Bizler, Ortadoğu kadın mücadelesinden beslendik ve Mezopotamya kadınları olarak bu topraklar üzerinde yetiştik. Bundan dolayı bu kökler üzerinden özümüzü korumalı ve kadın özgürlük mücadelesini, barış ve demokrasi özlemini tüm kadınlarla paylaşmalıyız. Yine bundan dolayı öncelikli olarak bu mücadeleyi Ortadoğu’da vermeliyiz. Bu temelde birlik ve ittifak oluşturmalıyız. Bunun yanında Avrupa kadın örgütleriyle de ortaklaştırmalıyız” şeklinde konuştu.
Sisteme karşı hukuk savaşı
Bu konuda diplomatik bir hamle başlatacaklarını söyleyen Ararat, planlamalarını ve yapılması gerekenleri ise şöyle özetledi: “Kadın Özgürlük Hareketini dört parçada ve yurtdışında tanıtmalıyız. Kazandığımız deneyimleri paylaşarak, diğer kadın örgütlerinin deneyimlerini de sahiplenip, ortak mücadele zeminleri oluşturmalıyız. Bu temelde bir planlamaya gittik. Ortak eylemselliklerin geliştirilerek toplumsal siyasetin öne çıkarılmasını hedefliyoruz. Üst, elit siyaset değil, taban siyaseti; yani toplumun kendini içinde bulduğu ve temsil ettiği siyaseti geliştirmek esas amacımızdır. Toplumsal gücü ve toplumsal ihtiyaçları esas alıyoruz. Bu noktada kadınların yaşadığı toplumsal sorunlar çok ağır. Bu sorunların güncelleşmesiyle, devletlerdeki erkek eksenli, hukuksuz ve adaletsiz sistemlerde de değişim yaratabiliriz. Toplumda kadın ve gençler üzerine yürütülen şiddeti ortak mücadele gerekçesi yapabiliriz. Bu temelde toplumsal refleksleri ortaya çıkarabilir ve sisteme karşı hukuksal bir savaş yürütebiliriz. Tüm devletlerde var olan hukuk sistemi, kadın karşıtı. Bundan dolayı hukuk savaşı da vermeliyiz. Toplumsal cinsiyetçiliğin sonucu her gün kadın ölümleri ve cinayetleri yaşanıyor. Bunlar yalnızca devlet tarafından gerçekleştirilmiyor, toplumda aile yoluyla vahşet düzeyinde yaşanan durumlar var. Bunları öne çıkarmalı, toplumu bilinçlendirmeli ve toplum gücüyle istikrarlı bir mücadele ortaya çıkarmalıyız. Bu temelde siyasal bir demokrasi mücadelesi verilmeliyiz” dedi.
Sistem içinde sisteme karşı mücadele
Kürt kadınlarının siyaset mekanizmalarına katılımının gün geçtikçe arttığına ancak bunun yeterli olmadığına değinen Ararat, “Avrupa’da çok büyük bir Kürt kitlesi yaşıyor. Ancak Avrupa’da yalnızca ulusal sorunlar üzerinden eylemsellikler gelişiyor. Avrupa’da yaşayan kadınların ve gençlerin toplumsal sorunları çok ağır. Burada eyalet ve bölge parlamentolarında kadın temsilcilerimizi görevlendirebiliriz. Belediyelere kadın yöneticiler yerleştirebiliriz. Kürt toplumunun ve kadının temsilini yapan bir mekanizmayı oluşturabiliriz ve haklarımızı kadın adaylar üzerinden arayabiliriz. Bu şekilde Avrupa siyaseti üzerinde etkimizi oluşturabiliriz. Hakeza diğer sahalar için de bu böyledir. Türkiye metropollerinde, Ortadoğu’da Kürtlerin yaşadığı her yerde bu geliştirilmelidir. Bu noktada sistem mekanizmaları içerisinde sisteme karşı mücadele yürütelim. İçten sistemi dönüştürme ve demokratikleştirmeyi esas alalım’ dedi. Toplu güç gösterilerinin tek başına yeterli olmadığına dikkat çeken YJA Koordinasyon Üyesi; son olarak ‘Siyasette sisteme karşı mücadele yürütelim. Kadın hareketi olarak taban siyaseti, yerel siyaset mekanizmaları içerisinde yer almada eksik kalıyoruz. Bundan sonra lobi şeklinde tüm alanlarda yer almalıyız. Bu noktalarda büyük hedefler konuldu ve güçlü tartışmalar gerçekleştirildi. Birikim, bilinç ve tecrübe var; bunların Kürt kadınları öncülüğünde ortaklaştırılması ve paylaşılması gerekiyor” dedi.
NÛJIYAN ERHAN/ BEHDÎNAN