Kürt halkının Suriye’deki demokratik devrimine müdahale etme tehdidi savuran AKP sömürgeciliği Şemzinan ve Çelê şokunu yaşıyor. Suriye’de Halep sokaklarındaki çatışmalara koşan Türk basını ise iki haftadır ısrarla gerçekleri kamuoyundan gizliyor.
‘Devrimci Operasyon’ adı verilen gerilla kuşatmasını ve son dönemde artan eylemleri değerlendiren KCK Yürütme Konseyi Üyesi ve Halk Savunma Komitesi Başkanı Duran Kalkan; “Gerillanın ordu ve devleti işlemez kılan bir düzeyi var. AKP hükümeti ve Türk ordusu çaresizdir. Devrimci Halk Savaşının serhildan ve gerilla ayakları yeni tarz ve taktikle sonuç alıcı bir biçimde gelişiyor,” dedi.
AKP ve devlet faşizmine gerilla ve halk olarak sessiz kalmalarının beklenemeyeceğini vurgulayan Duran Kalkan, “siyasetle olmuyorsa Kürt halkı ve gerillası Kürt sorununun çözümünü direnerek geliştirme gücüne sahip olduğunu ortaya koymuştur. Şemdinli’de gerçekleşen bunun bir parçasıdır. Henüz bir başlangıç, bir uyarı niteliğindedir,” diyerek Kürdistan halkını ve Türkiye devrimci-demokratik güçlerini direnişi yükseltmeye çağırdı.
 
Şemdinli bir uyarı niteliğindedir

Gerilla Komutanlıkları’nın “Devrimci Operasyon” olarak tanımladığı Devrimci Halk Savaşının serhildan ve gerilla ayaklarının yeni tarz ve taktikle sonuç alıcı bir biçimde geliştiğine işaret eden Duran Kalkan, Şemdinli’deki gelişmelerin bilinmeyen, beklenmeyen bir durum olmadığını kaydederek “bunun tek sorumlusu da AKP Hükümeti’dir’’ dedi. Kalkan şöyle devam etti: “Şemdinli gerçeği AKP’nin imha ve inkar siyaseti karşısında tüm Kürdistan’da gelişen bir direniş sürecidir ve herkes bunu görmelidir. Bu bir uyarı niteliğindedir. Eğer bu uyarıdan doğru ders çıkarmazlarsa gerilla ve halkımızın daha neler yapmaya muktedir olduğunu göreceklerdir. Şemdinli bu anlamda doğru okunmalı. Onun için zararın neresinden dönülürse kârdır.”

‘AKP’ye gerçekleri göstermeye çalışıyoruz’
AKP’nin 12 Haziran seçimleri öncesini, Oslo sürecini ve seçim sonuçlarını doğru okuyamadığını, savaşla sonuç alabileceği yanılgısına girerek siyasi muhalefete ve PKK’ye saldırdığını hatırlatan KCK Halk Savunma Komitesi Başkanı Duran Kalkan, seçimlerde başarılı olmadığı halde kendini kandıran, PKK’yi yok edeceğim hezeyanına kapılan, saldırılarını sürdüren ve kendini kaybetmiş AKP’ye gerçekleri göstermeye çalıştıklarını ifade etti. Kalkan, çözümsüzlüğün AKP politikası olduğuna işaret etti.

Demokratik Özerklik gerçekleşecek
Gerilla hamlesiyle yeni bir sürece girildiğini ve Şemdinli’nin buna örnek olduğunu vurgulayan Kalkan; despotik, soykırımcı AKP faşizmi yerine halkın demokratik öz yönetiminin geliştirileceğine dikkat çekti. Kalkan, devamla şöyle konuştu: “Tekil gerilla eylemleri yoktur. Amaç, Kürt halkının demokratik öz yönetimini, demokratik özerkliği inşa etmektir. Bunu güvenlik, savunma, halkın öz yönetimi ve sosyal örgütlenmesi olarak da adım adım geliştirmektir. Dolayısıyla mevcut mücadele parça parça, dağ dağ, köy köy, kasaba kasaba, mahalle mahalle çözüm üretiyor. Şemdinli’de, başka yerlerde olan da budur.Şemdinli’de devlet yönetimi artık işlemiyor, yoktur. Bu da; despotik, soykırımcı yönetimi yıpratmayı ve onun yerine halkın demokratik özyönetimini geliştirmeyi ifade eden bir devrim oluyor.”

Ya çekilecek, ya da teslim olacaklar!
Duran Kalkan, gerillanın uzun süredir değişim ve yeniden yapılanma adı altında geçmiş sürecin yetersizliklerinden ders çıkarıp kendini eğitmekte olduğunu ve modern gerillacılığın geliştiğini ifade etti.
Gerilla hamlesinin sadece dağla sınırlı kalmayan, ovaya ve şehre yayılan bir mücadele olduğunu belirten Kalkan, şöyle devam etti: “Sadece Şemdinli değil, Geliyê Zap alanında, Zagros’ta Cilo ve Çarçela’nın bir çok yerinde, Gostê’den Govendê’ye kadar gerilla hakimiyeti mevcut. Türk ordusu oraya giremiyor. Gerilla birçok karakolu kuşatmış halde. Ya çekilecekler, ya teslim olacaklar. Bazı karakollar şu an o durumdalar. Önümüzdeki dönemde bu yönlü gelişmeler ortaya çıkabilir. Şehirlerde de devlet yönetimi büyük ölçüde yürütülemez hale gelmiştir. Halkın özyönetimleri kuruluyor.”

Özgürlük devrimi her yerde

Kürt halkının 15 Ağustos Atılımı’nın 28. yıldönümüne büyük kazanımlarla girdiğini ve her yerde özgürlük yürüyüşü halinde olduğunu belirten Duran Kalkan, “özgürlük devrimi sadece Güney-batı Kürdistan’da değil, Şemdinli’de, Gever’de, Colemêrg’de, Cizre’de, Van’da, her yerde yaşanıyor. Bundan sonra bu yönlü gelişmeler daha fazla olacak. Tekrar ediyorum, bu bir uyarıdır! Biz istedik ki, demokratik siyaset yöntemiyle olsun, çatışmalı olmasın, kimse zarar görmesin. Ama ‘KCK teröristtir’ diyerek 10 binleri hapse attılar. 12 Eylül faşizmini aratmayacak türden mahkemeler yapmaya çalışıyorlar. İnsanlar üzerinde psikolojik, maddi baskı oluşturuyorlar, zindanları doldurdular. Bu kadar uyarıya rağmen bunları dikkate almadılar. Madem siyaset yöntemiyle olmuyor, biz de direnerek bunu yaparız. Bu, Kürt halkı ve gerillasının Kürt sorununu her halükarda çözme gücüne sahip olduğunu ortaya koyuyor, Şemdinli’de ve diğer yerlerde kanıtlanan da bu oluyor.”

Demokratik Türkiye için destek verilmeli
Şemdinli gerçeğiyle gelişen yeni sürecin doğru okunup iyi anlaşılmasının önemli olduğunu kaydeden Duran Kalkan, “özellikle Türkiye’nin demokratik güçleri ortaya çıkan sonuçları ve yeni süreci doğru okumalıdır. Bu bir demokratikleşme düzeyidir ve AKP despotizmini yıkıyor. Demokratik Türkiye burdan doğacak. Herkes buraya destek vermeli. Yeni bir süreçteyiz. Kendi gücümüzle çözüm üretiyoruz. Bunun pratiğinde cesur ve girişken olmalıyız. Halk serhildanla gerillaya destek vermeli. Eskiyi tekrarlayan taklitçilik devri geçti artık. Herkes sorumlu davranmalıdır. O zaman AKP faşizminin yerle bir olacağı açıktır. Gerilla karşısında yenilmiş bir AKP ve ordu gerçeği var. Devlet tümden etkisiz kılınarak Kürt halkının özgür iradesini temsil eden demokratik öz yönetim geliştirilecektir. Artık iş işten geçmiştir,” diyerek aktif direnişin her alanda geliştirilerek sonuca gidilmesi zamanı olduğunu söyledi.

Devlet çaresiz Türk medyası suskun

 Duran Kalkan, Şemdinli’de Suriye’de olanın çok ilerisinde büyük bir mücadele ve çatışma, büyük bir savaş olduğunu ama gerçeğin psikolojik savaşla halktan gizlendiğini vurguladı ve “devlet hakimdir, devletin dediği doğrudur” tarzında gerilla açıklamalarına kuşkuyla yaklaşılmasının Kürt halkının ve gerillanın gücünü küçümsemekten kaynaklandığını kaydetti. Türk medyasının özel savaşın emrinde olduğunu ifade eden Kalkan şöyle konuştu: “AKP hükümeti tam bir kapatma, bastırma, gizleme taktiği uyguluyor. Gerillanın ordu ve devleti işlemez kılan bir düzeyi var. AKP hükümeti ve Türk ordusu çaresiz. Ambargo koyup basına yansıtmıyorlar. Ama buna karşı Şam’da ne olmuş, Halep’te ne olmuş, onları çarşaf çarşaf yayınlıyorlar. Türkiye’de basın, iktidar tarafından çok ağır bir biçimde kontrol edilip yönlendiriyor. Bu kötü bir durumdur. Şemdinli’nin etrafındaki dağlar tepeler gerillanın elinde. Her gün uçaklar, helikopterlerle bombalıyorlar, 24 saat boyunca toplarla vuruyorlar. Ama gerilla kuşatması ve etkinliği kırılamıyor. Tayyip Erdoğan’ın önceki yıl gelip izlediği tepeler bile şimdi gerillanın elinde. Ordu almak istiyor, alamıyor. Bu gerçekleri görmek, AKP’nin dezenformasyonunu ve halkın doğru haber alma hakkını engelleme tutumunu yırtmak-yıkmak lazım. Basın çevreleri bu kadar iktidarın uzantısı olurlarsa ona özgür basın denmez; Mehmetçik-Polisçik basın veya iktidar basını denebilir. AKP iktidarı gerçekleri halktan gizleyerek içine düştüğü acizliği, zayıflığı örtmek, sanki güllük gülistanlıkmış gibi göstermek istiyor. Kürdistan’da savaş yokmuş gibi yansıtarak Türkiye toplumunu aldatıyorlar. Toplum gerçekliği bu biçimde bilmiyor, öğrenemiyor. Yanlış bilgilendiriliyor.”

Paralı asker kayıpları gizleniyor
Ordunun kayıplarının çok olduğunu ama kayıplarını gizlediklerini söyleyen Duran Kalkan, bu konuda AKP’nin özel ordu elemanlarıyla mukavele imzaladığını belirterek şunları kaydetti: “Bu yazın başındaki Şitazin-Oramar eyleminden bu yana ordu kayıplarını gizliyor. 15 kişi vurulmuşsa iki kişi vurulmuş diyor. Diğerlerini ya yok sayıyor, ya da yaralı deyip geçiyor. Kayıpları fazladır. Ama bunu toplumun duymasını istemiyorlar. Bu konuda özel ordu ile anlaşmışlar. Askere alınırken antlaşma yapmışlar. İstediklerinin cenazesini veriyorlar, istemediklerininkini vermiyorlar. Belki de ailelere çocuklarının öldüğüne dair haber bile vermiyorlar. Çünkü onlar paralı asker. Onun için bu paralı askerliği geliştirdiler. Barış isteyen, savaş istemeyen halk, AKP hükümetini ölümlerden sorumlu tuttu. Bu durumu gidermek, halkın tepkilerini azaltmak için bu paralı askerlik sistemini geliştirdiler. Paralı askerliğin amacı, ölünce askeri gizlemek ve askeri tören yaptırmamak, bununla da halkın tepkisinden kurtulmak, büyük savaş da olsa bu savaşı Türkiye toplumundan gizlemektir. Bu özel paralı ordu en son Oramar- Şitazin’da yenildi. Şemdinli de AKP’nin paralı ordusunun yenilgi alanı oldu. Bu ordu artık sıfırı tüketmiştir, yarın çete olacaktır. Nasıl ki 1994-95’te Çiller-Güreş-Ağar ekibinin özel ordusu yenilgiye uğrayıp daha sonra çeteleşti ve toplumun başına bela haline geldiyse, şimdi Tayip Erdoğan’ın özel ordusu da Şemdinli’de yenildi. Bundan sonra gerilla karşısında adım atamayacak haldedir. Gittikçe de çeteleşerek toplumun ve devletin baş belası haline gelecektir.”

Özgürlük her zamandan daha yakın

Halkı her türlü zulme karşı direnmeye ve ayağa kalkmaya çağıran Kalkan, “artık bu zulme, AKP faşizmine karşı boyun eğilemez. Baskı, zulüm olabilir. Ancak, özgür yaşamı elde etmek için direnmeli, daha fazla mücadele etmeliyiz. Direnmek kazanmak demektir. Başka çare de kalmamıştır. Halk toplanabilir, protestoya kalkabilirler. Gerilladan destek isteyebilirler. Gerekirse gerilla denetimindeki alana çıkabilirler. Gerilla kendilerini savunabilir. Gençler daha fazla direnişe geçerek, serhildan ve gerillayı, öz savunmayı geliştirmelidir. Faşizm ve soykırım rejimi yıkılmak üzere. Artık bu belayı başımızdan atmamız gerekiyor. Böylece sonuç alınmış olur,” diyerek özgürlüğe her zamandan daha yakın olduklarını müjdeledi.

Korucu ve memurlara çağrı

KCK Yürütme Konseyi Üyesi ve Halk Savunma Komistesi Başkanı Duran Kalkan koruculara da yurtseverlik çizgisinde birlik çağrısında bulundu. Kürdistan'da 30 yıldır devam eden savaşta korucuların devlete hizmet ettiğini belirten Kalkan, ''Eğer korucular olmazsa ordu Şemdinli’nin tepelerinde adım bile atamaz, bir gün bile kalamazdı'' dedi. Korucuların yanısıra, devlet memurlarının da artık devlet politikasına hizmet etmemesi gerektiğini ifade eden Kalkan şöyle seslendi: '' Şemdinli’de devletin hiçbir gücü yok. Bu kadar gerçekler ortaya çıkmışken, Kürtler adına hiçbir gelişmeyi kabul etmeyen bir başbakanın politikalarına niye hizmet ediyorlar? Eskisi gibi çatışmalara girmiyorlar, ama bu yetmiyor. Halkın saflarına geçsinler. Bunu yapamayacaklarsa soykırım rejimi yıkılana kadar güvenli alanlara çekilsinler. Geçmişte bizim de hatalarımız olmuştur. Özeleştiri verdik. Eskisi gibi davranmadığımız ortada. Biz de birlik çağrısı yapıyoruz. Yurtseverlik çizgisinde hepimiz birleşelim diyoruz.
Kürdistan’da çalışan devlet memurlarına devletin suçlarına ortak olmayın diyen Kalkan, “hizmet ettikleri devlet ve hükümet kürdü terörist sayıyor. Bütün Kürtleri tutukluyor, zindana koyuyor. Artık o devlete orada kimse memurluk yapamaz. O memur da devletin yaptığından sorumludur. Kim olursa olsun, ya halkın iradesini kabul edip görevlerini halka hizmet etmek temelinde kullansınlar, ya da görevi bıraksınlar. Bu devlet bu halka bu kadar zulüm ederken, o zulüm üzerinden maaş alıp kendilerini yaşatamazlar. Hızla kendilerini Kürt’e karşı suç işleyen pozisyondan kurtarmaları gerekiyor. Kendilerini Kürt halkına affettirmeye çalışsınlar. Eğer bunu yapmada ısrar ederlerse o zaman sonuçlarına da katlanırlar. Nasıl ki, her kürdü terörist diye hapse koyuyorlarsa, Kürtler de onları terörist sayar, tutup hapse koyar.”


AHMET ÇİMEN/DEVRİM AMED / ANF/ZAGROS