Almanya'nın Mannheim kentinde yaşayan Gökay Akbulut, 25 Mayıs'ta yapılacak olan yerel yönetim seçimlerinde Sol Parti (Die Linke) listesinden belediye meclis üyeliği için yarışacak.

Ailesi Kayseri Sarızlı olan Akbulut, Heidelberg Üniversitesi Siyasal Bilimler Sosyoloji bölümü mezunu ve aynı zamanda bir eğitimci.
Gökay Akbulut, 4 yıldan beri sosyal ve eğitim alanında projeler üzerinde çalışıyor. Almanca ve Politika Öğretmenliği yapıyor.
Öğrencilik döneminde Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) içinde aktif olarak yer aldığını dile getiren Akbulut, Kürt kurumlarında dış ilişkiler faaliyeti yürütmüş.  Akbulut kendisi hakkında şu bilgileri veriyor: "2006'dan beri Sol Parti üyesiyim. Sol Parti içinde ve Federal Parlamento'da stajlar yaptım. 3 senedir Mannheim il yönetiminde ve geçen seneden beri de Sol Parti'nin Baden Württemberg Eyalet yönetiminde görev alıyorum. Kadın ve göçmen kökenli olmam ayrıca üniversite mezunu olmamdan dolayı Sol Parti içinde büyük destek aldım. Yönetimlerde yer almam onların isteği üzerine gelişti. Eğitim, kültür ve entegrasyon konularında hem yerelde hem de eyalet düzeyinde uzun zamandır çalışmalar yürütüyorum."
Mannheim'ın Almanya'nın diğer kentleri gibi bir çok sorununun olduğunu belirten Gökay Akbulut, SPD ve CDU'nun neo liberal politikaları çerçevesinde belediyelerin bütçesinin kısıtlandığını, buna bağlı olarak da işsizliğin arttığını söyledi.

Göçmen çok temsiliyet yok

Akbulut Mannheim'daki göçmenlerin durumu hakkında ise şunları belirtiyor: "Mannheim'da yaşayan göçmenler arasında işsizlik ve eğitimsizlik oranı çok yüksek. Göçmenler uzun yıllardır sürdürülen yanlış politikalardan dolayı çok büyük sorunlar yaşıyor. Türkiyeli göçmenlerin dışında çok sayıda Romen ve Bulgar göçmen var. Bu insanlara karşı ırkçı ve dışlayıcı yaklaşımlar da söz konusu. Eğitim alanında ise göçmen çocuklar ve özellikle Kürt çocukları kötü bir eğitim ortamında. Kendim de eğitimci olduğum için, belediye meclisinde özelikle bu konuda çalışma yürütmek istiyorum. Mannheim'da göçmenler yoğun olmasına rağmen, belediyede temsiliyetleri düşük. Bu seçimlerde farklı partilerden de göçmen adaylar var. Bu güzel bir gelişme. Yine Kürtler konusunu farklı bir şekilde ele almak gerekiyor. Kürtler Almanya'da büyük bir göçmen grubu. Kürtler devletsiz bir halk olduğu için kimliği de kabul görmüyor. Diğer göçmen halkların aldıkları devlet yardımından faydalanamıyorlar. Ayrıca siyasi çıkarlardan dolayı Kürt kurumları üzerinde büyük baskılar var. Alman hükümetinin halen de Kürtlere yönelik çok farklı ve çözüm içeren bir politikası yok. Sadece kriminalizasyon üzerinden yürüyen bir politikası var. Yine kamuoyunda ve medyada da Kürtlere yönelik negatif bir yaklaşım var. Bu nedenle Kürtlerin dışa yönelik çalışma yürütmesi gerekiyor. Özellikle kurumlaşma ve farklı kesimlerle ortaklaşmak çok önemli.''

ERDOÐAN YENER/MANNHEİM




Göçmenlerin sorunlarını gündeme getirecekler


Almanya'da 25 Mayıs'ta yapılacak olan belediye meclis seçimlerinde Ludwigsburg kentinde Dêrsimli Gürhan Ağ ile Erkan Karakaplan Sol Parti'den, Antepli avukat Emine Demirdelen ise SPD'den aday.
Gürkan Ağ, yıllardan beri sendikalar çalışmalar içinde yer alıyor.
Waiblingen IG Metall yönetiminde ve aynı zamanda Bosch firmasında sendika başkanı olan Ağ şunları söylüyor: "1979 yılından beri, Almanya'da yaşamaktayım. Sendikal çalışmalar nedeniyle ister istemez siyasetin içinde de yer alıyorum. Biz yabancılar bir çok şeyin dışında kalıyoruz. Bu nedenle hem göçmenlerin sorunlarını dile getirmek için seçimlerde yer almamız gerektiğini düşünüyorum. Dil konusu, çocuk eğitimi, sosyal ve ekonomik alanda yapılacak çok şey var. Bu sorunlar burada bulunan tüm göçmen halklar için söz konusu. Örneğin, Ludwigsburg Dersimsporlu oyuncular yıllardır maç yapacakları bir sahanın sorununu yaşıyor. Belediye meclisinden insanlarımız olsaydı ve bu sorunları dile getirseydi bu sorunlar çözülebilirdi."
16 yaşındaki gençlerin oy kullanabileceğini hatırlatan Ağı, "Ben daha önce seçimlere dayanışma amacıyla girdim. Bu dönemde tekrar giriyorum. Özellikle gençlerimiz siyaset konusunda daha duyarlı olması gerekiyor" dedi.
   
'Emekçileri temsil etmek için'

Sol Parti'nin bir diğer adayı Erkan Karakaplan ise 1974 Almanya doğumlu.  Ludwigsburg Dersimspor başkanlığını yürüten Karakaplan işletmeci olarak mesleğini sürdürüyor.  Kendisinin bir göçmen çocuğu olarak büyüdüğünü dile getiren Karakaplan, "Burada yaşıyorsak kendi sorunlarımızı kendimiz çözmek zorundayız. Belediye meclis üyeliği seçimlerinde 40 kişi seçilecek. Bunlar, kültür, spor ve benzeri komisyonlarda çalışma yürütecek. Ludwigsburg kentinin yüzde 30'u göçmen olmasına rağmen, belediye meclisi içindeki göçmen sayısı bir iki kişiyi geçmez. Biz de sol gelenekten geldiğimiz için Sol Parti içinde yer aldık. Burada yaşayan işçi, emekçi ve alt tabakalardan insanları sesi olmak ve onları temsil etmek için aday oluyoruz" şeklinde konuştu. 
Avukat Emine Demirdelen ise seçimlere SPD listesinden katılıyor. 13'üncü sıra adayı Demirdelen adaylığı konusunda şunları söyledi:" Biz göçmen toplumunu anlayan yine biz göçmenleriz. Gelecekte alınabilecek kararlara irademizi yansıtmamız gerekiyor. Örneğin Ludwigsburg'ta yabancıların iş ve eğitim sorunları var. Yine 16-20 yaş grubundaki gençler meslek eğitimlerinde yeterince Almanca bilmedikleri için başarılı olamıyor. Seçilmem durumunda daha fazla bu alanlarda çalışmalar yürüteceğim."

 ÖZCAN BOZOÐLU/STUTTGART





Uyum meclisine adaylar

Almanya'da 25 Mayıs'ta sadece belediye meclis seçimleri yapılmıyor. Bu seçimlerin yanı sıra uyum meclisi seçimleri de yapılacak. Troisdorf kentinde Osman Nuri Serdaroğlu, Ahmet Serdaroğlu ve Neslihan Serdaroğlu Alternative Liste1'den uyum meclisi seçimleri için yarışıyor. Osman Nuri Serdaroğlu ile Ahmet Serdaroğlu kardeş, Neslihan Serdaroğlu ise Osman Nuri Serdaroğlu'nun kızı.