
Yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle yaşamını yitiren Ahmet Türk’ün torunu Berhem Türk (6) için Mardin’in Derik İlçesi’ne bağlı Atlı Köyü’ndeki taziye ziyaretçi akınına uğruyor. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık da ziyaret ederek Türk ailesine başsağlığı diledi.
Demirtaş, çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Birinci aşamanın, çatışmaların yüzde 100 durması gereken bir aşama olduğunu ve bunun sağlandığını; dolayısıyla birinci aşamanın siyasiler açısından sonlandığını söyledi. Böylece siyasi çözüm zemininin oluştuğunu, demokratikleşme sürecinin işlemesi gerektiğini vurgulayan Demirtaş, “Bu sadece BDP açısından değil, tüm Türkiye toplumu bekliyor. Önümüzdeki demokratik fırsatları doğru değerlendirmek için adım atılması gerekiyor” dedi.
Başından beri farkındayız
Türk Hükümeti’nin Lice’deki protestoya saldırısı ve sonrası manipülatif gayretlerini hatırlatan Demirtaş, halkın kaygılarını anladıklarını belirterek, şöyle devam etti: “Barışa giden yolun da engebeli olduğunun başından beri farkındayız. Düz bir çizgi şeklinde yürümeyecek, zaman zaman gerilimler olur, tıkanmalar olur, zaman zaman ileri doğru adımlar olur, ama bu süreçler hep böyle olmuştur. Bizim halkımız da tabanımız da bunun farkındadır. Biz öz gücümüzle hükümeti bu adımları atmaya zorlayacağız. Hükümet durup dururken, kendiliğinden bu adımları atmayacaktır. Bunun zorlamanın yolu da Türkiye’nin batısıyla, doğusuyla hep birlikte özgürlükleri daha fazla haykırmakla olur. Daha fazla sokağa çıkmakla talep etmekle olur.”
Merak ediyoruz!
Hükümet somut bir program açıklamadan spekülatif yansımalar üzerinde konuşmalarının doğru olmayacağını kaydeden Demirtaş, “Evet kendileri bir takım hazırlıklar yürüttüklerini belirtiyorlar ama bizi hangi anlamda şok edecekler veya şaşıracağız biz de merak ediyoruz doğrusu” diye konuştu.
Sadece BDP ile olmaz
PKK’nin insanları zorla dağa götürmediğini ifade eden Demirtaş, “Gençler demokratik siyasete ilgi duysun, güvensin diye biz çaba sarf ediyoruz. Fakat bu sadece BDP ile olmaz. Sen çıkıp seçim barajı kaldırılmaz dersen, sen siyaset yapan insanları cezaevine atarsan insanlar sokakta demokratik haklarını ararken copla saldırırsan, anadilde eğitim olmaz dersen ve bu işleri siyasetle kazanamazsınız dersen bizzat kendin gençlere dağların yolunu göstermiş olursun. Siyasete güven oluşturmadan gençlerin dağa gidişini durduramayız, bu mümkün olmaz. Dağdan inişini de sağlayamayız. Siyasete herkesin güvenmesini, hükümetin en azından adım atarak gerçekleştirmesi gerekiyor” dedi.
Öcalan ile görüşme
Önümüzdeki günlerde BDP heyetinin yeniden İmralı Adası’na gideceğini açıklayan Demirtaş, Öcalan’ın sağlığıyla ilgili açıklamalarının hatırlatılması üzerine şunları söyledi: “Heyetimiz gidince bir gözlem yapacak, hükümetve kamuoyun ile paylaşacak. Zaten Sayın Öcalan’ın dönem itibari ile devam eden ciddi sağlık sorunları var. Biz de bunu yıllardır dile getiriyoruz. Oradaki sağlık koşullarının muhakkak yeniden ele alınası gerekiyor. Hükümetin girişimlerde bulunması lazım. Bu yasaların ve kanunların bir gereğidir. Biz de girişimlerimizi sürdüreceğiz. Umut ediyorum ki, somut gelişmeler olur. Bağımsız sağlık heyetinin gitmesi gerekiyor. Adalet Bakanlığı’na bağlı tabiplerin kontrolü yetersizdir.”
Kenan Evren’e sığınmakla olmaz
Beklentileri konusundaki bir soruya da Demirtaş, şöyle yanıt verdi: “Fikir özgürlüğü, gösteri özgürlüğü, siyaset yapma hakkı, basın özgürlüğü, içerdeki insanların serbest kalması, siyasi partiler kanunu, yani siyaset konuşsun diyorsanız bunları yapmanız gerekir. Silahlar susun diyorsanız, bunları yapmanız gerekir. Kenan Evren’in koyduğu seçim barajına sığınarak, efendim çalışsınlar geçsinler demekle siyasetin önü açılmış olmaz. Hükümet bunları ağırdan alıyorsa demokrasiye inançsızlığından kaynaklıdır.”
Huzursuzluk var
DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk ise sürecin hassasiyetini herkesin gördüğünü belirterek, şunları dile getirdi: “Orada da yaptığımız görüşmelerde bu sürecin işlemesi konusunda ısrarlı olduklarını gördük. Sadece onlar da değil bütün halkımızda da güvensizlik, tedirginliğin olduğunu görüyoruz. Hükümetin bu süreç ile ilgili bir projesinin ortaya çıkmaması, somut bir projenin gündeme getirilmemesinden dolayı bütün bölgede huzursuzluk var.”
MARDİN