Amed kent bileşenleri: Yerel seçimler yaklaştıkça belediyelerimizi gasp eden kayyumların büyük bir hezimet ile gönderileceğini gören AKP-MHP İttifakı, her türlü gayrı meşru ve hukuksuz yola başvurmaktadır.

Siyasi soykırım operasyonlarını protesto eden Amed kent bileşenleri, şunun altını çizdi: “Bizi kabul edeceksiniz. Haklı mücadelemiz artarak, yükselerek, büyüyerek, güçlenerek devam edecektir. Bundan bizim kuşkumuz yok, sizin de kuşkunuz olmasın!”

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin son kampında yerel seçim stratejisini netleştirirken yeniden Kürtleri ve Kürt siyasetini hedef gösterip tehdit etti. Batman’daki eylemin ardından savurduğu tehditleri talimat kabul eden Türk devlet güçleri ve yargısı, 9 Ekim komplosunun yıl dönümüne iki gün kala siyasi soykırım operasyonlarını büyüttü. İlk iki gün siyasetçilerin yanı sıra aralarından gazeteci ve yazarların da bulunduğu 150’den fazla kişiyi gözaltına alan Türk devlet güçleri, önceki gün de Amed merkezli 9 ilde 183 adrese baskın yaptı, 151 kişiyi gözaltına almak istedi. Önceki gün 100’den fazla kişi gözaltına alındı. Dün bazıları serbest bırakılırken gözaltılar da devam etti. Türk İçişleri Bakanlığı, operasyonunun ‘KCK yapılanmasının deşifre edilmesi için’ yapıldığını belirtirken Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı ise biri 2017 ve biri 2018 olmak üzere yürütülen 2 ayrı soruşturma kapsamında operasyonun başlatıldığını duyurdu. Ancak serbest bırakılanların ifade tutanakları ve sorgulama, operasyonun yapılan isimsiz ihbar telefonu ve ‘FİRAR’ isimli gizli tanık beyanlarına dayandırılarak yapıldığı ortaya çıktı.

Amed kent bileşenleri, Amed merkezli 9 ilde siyasetçi ve gazetecilere yönelik gözaltıları dün protesto etti. HDP Amed İl binası önünde yapılan açıklamaya, Demokratik Toplum Partisi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk, HDP bölge milletvekilleri, HDP Parti Meclisi (PM) üyeleri ve yöneticileri, DBP MYK ve PM üyeleri, OHAL kapsamında çıkarılan KHK’ler ile kapatılan kurum temsilcileri katıldı. Açıklamayı kent milletvekili Saliha Aydeniz yaptı.

 Komplonun devamı

 Siyasetçi ve gazetecilere dönük operasyonun 9 Ekim komplosunun devamı olduğunu belirten Aydeniz, “2015’ten itibaren yaşanan katliamlar, siyasi soykırım operasyonları ve toplumun bütün muhalif kesimlerine yönelik yapılan saldırılar, tecrit politikasının sonucudur” dedi.

Siyasi soykırımın savcısı Erdoğan’dır

 5 Haziran 2015’te Amed’in İstasyon Meydanı’nda meydana gelen katliamdan 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’na giden süreci anımsatan Aydeniz, şöyle devam etti: “Demokrasi ve barış talebi için mücadele edenleri siyasi soykırım operasyonları ile susturmaya çalışmaktadır. Demokratik siyaseti tasfiye etmek için her türlü faşizan yola başvuran AKP-MHP faşist İttifakının saldırılarına karşı asla boyun eğmeyeceğiz. AKP lideri Erdoğan’ın partimizi ve bileşenlerimizi hedef gösteren açıklamalarının ardından siyasi soykırım operasyonları arttırılmıştır. Siyasi soykırım operasyonlarının savcısı Erdoğan’dır. Yerel seçimler yaklaştıkça belediyelerimizi gasp eden kayyumların büyük bir hezimet ile gönderileceğini gören AKP-MHP İttifakı, her türlü gayrı meşru ve hukuksuz yola başvurmaktadır. DTK, HDP, DBP, TJA, DİK, TUHAD-DER, sendikacılar, gazeteci ve akademisyenlere dönük gerçekleştirilen faşist siyasi soykırım operasyonları karşısında diz çökmeyeceğimiz ve her zaman halkımızın umudu olmaya devam edeceğiz.”

Bizi kabul edeceksiniz

 Siyasetçi ve gazetecilere yönelik operasyonlar kapsamında DTK Eşbaşkanı ve Hakkâri Milletvekili Leyla Güven tutuklu bulunmasına rağmen evine baskın yapılmasına tepki gösteren Aydeniz, şöyle konuştu: “Ceberut, faşizan politikalarınızla, haksız hukuksuz gözaltı, tutuklama ve cezaevlerinizle demokratik talepleri olan ve bunlar için mücadele eden bizleri susturamayacaksınız. Bizleri mücadelemizden asla vazgeçiremeyeceksiniz. Halkın iradesini teslim alamayacaksınız. Biz bir gider bin geliriz. Bizi kabul edeceksiniz, bu ülkede demokratik bir devlet ve yönetim anlayışı yerleşinceye kadar, demokratik bir toplumsal yaşam inşa edilinceye kadar, bu haklı mücadelemiz artarak, yükselerek, büyüyerek, güçlenerek devam edecektir. Bundan bizim kuşkumuz yok, sizin de kuşkunuz olmasın.”

Faşizm yenilmeye mahkumdur

 Mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini ifade eden Aydeniz, “AKP-MHP faşist İttifakı iyi bilmelidir ki; halkı için mücadeleden sakınmayan ve sakınmayacak milyonlarca insan bulunmaktadır. Bizi cezaevlerine atarak, bize dönük soykırım operasyonları düzenleyerek, bizi haklı ve meşru mücadelemizden asla vazgeçiremeyeceksiniz. Bu haklı mücadele var oldukça faşizmin karanlığı her zaman yenilmeye mahkum olacaktır” dedi.

AMED


DTK Eşbaşkanı Öztürk: ‘Çetevari’ yönetiyorlar

AKP’nin Türkiye’yi ‘çetevari’ yöntemlerle yönettiğini söyleyen DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, demokratik siyasetteki ısrarlarını sonuna kadar sürdüreceklerini söyledi.

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanlık Divanlık üyesi 7 kişi de gözaltına alındı. Diclekent’te bulunan DTK binasının kapı ve pencerelerini kıran polisler, bina içerisinde arama yaparak birçok materyale ve bilgisayara el koydu. Gözaltılara tepki gösteren DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, “Çetevari yöntemlerle bu ülkeyi idare ediyorlar. Tehdit, şantaj, polis ve askeriyle bu ülkeyi yönetmeye çalışıyorlar. Bu durum da tükenmişliktir” dedi.

Öztürk, özellikle DTK’nin illegalize edilmek istendiğini kaydetti. DTK, HDP ve TJA’nın yanı sıra Kürt kurum ve kuruluşlarına yönelik 3 yıldır sürdürülen bir operasyonun olduğuna dikkat çeken Öztürk, “AKP-MHP faşist yönetiminin bir yönelimi var. Kürt iradesi hedefleniyor” diye konuştu.

Kendi iradeleri kırılmış

 Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın belediyelere yönelik sarf ettiği, “Kazansalar da kayyum atayacağız” sözlerine atıfta bulunan Öztürk, şunları söyledi: “Erdoğan’ın tehditlerinden sonra bu operasyon yapıldı. Amaç, tamamen iradeyi kırmaktır. 3 yıldır bunun için büyük bir çaba sarf ediyorlar. Ama tüm baskı ve sindirmelere rağmen bu iradeyi kırmayı başaramadılar. Aslında kendi iradeleri kırılmış ve tükenmiş durumdalar. Bunu yaptıkları tehditlerden açıkça görebiliyoruz. Hiçbir söylem geliştiremiyorlar. Kullandıkları tek dil tehdit dilidir. Bunun dışında bir söylem geliştiremiyorlar.”

Talimatı Erdoğan veriyor

 2019 Mart ayında yapılacak yerel seçimlere de dikkat çeken Öztürk, “Bu operasyonlarla korkutmak ve sindirmek istiyorlar. Yapılacak yerel seçimler bizler için çok önemlidir. 1 Kasım, 7 Haziran, 24 Haziran seçimlerine baktığımız vakit halkımızın iradesi durduğu yerdedir. Halkımız kararlıdır ve direnişine de devam edecektir” dedi. Erdoğan’ın her söyleminin ardından devlet güçlerinin harekete geçtiğini dile getiren Öztürk, “Erdoğan’ın her söylemi talimat olarak algılanıyor. Erdoğan’ın hedef gösterdiği kişiler veya partilere yönelik hemen operasyonlar yapılıyor. Bu durum açıkça hem tehdit hem de talimattır. Bu söylem, ülkeyi bundan sonra da böyle yöneteceğizin mesajıdır” şeklinde konuştu.

 

Hesaplarının tersi çıkacak 

HDP’ye yönelik yapılan tüm baskı ve sindirme politikalarına karşı HDP’nin yerel seçimlere gireceğini vurgulayan Öztürk, “Bu operasyonlar hiçbir şekilde HDP’nin seçimlere girmesine etki yapamayacak. Diğer seçimlerde de engelleme vardı ama halkımız iradesini her şeye rağmen sandığa yansıttı. Bu açıdan bir engel teşkil etmeyecek. Aksine onların hesaplarının tam tersi çıkacak” dedi. “Düşünün bir ülkede bir hükümet var ve bu hükümet bu ülkeyi idare edemiyor” diyen Öztürk, “Çetevari yöntemlerle bu ülkeyi idare ediyorlar. Tehdit, şantaj, polis ve askeriyle bu ülkeyi yönetmeye çalışıyorlar. Bu durum da tükenmişliktir” diye konuştu.

Kürt sorunun demokratik siyaset ve müzakere yollarıyla çözülebileceğini dile getiren Öztürk, “40 yıldır devam eden bir savaş var. Devlet, tüm kirliliğiyle yürüttüğü savaşa rağmen bir netice almış değil. İnsanlar ölüyor, bedelini sadece Kürtler değil tüm Türkiye ödüyor” dedi. PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde ağırlaştırılmış tecrit uygulamalarına dikkat çeken Öztürk, “Bu tecrit ile tüm Türkiye halkları kaybediyor. Türkiye halklarının tamamı tecrit altındadır. Kürt sorunu, eninde sonunda müzakere edileceğini biliyoruz. Müzakere olmadan Kürt sorununun çözümü mümkün değil. Demokratik siyasetteki ısrarımızı sonuna kadar sürdüreceğiz” ifadelerine kullandı.


Mızraklı: Surları aşamadıkça hırçınlaşıyorlar

Siyasetçi ve gazetecilere yönelik operasyonlara tepki gösteren HDP Milletvekili Selçuk Mızraklı, “Bölge kentlerinde insanların yürekleriyle, umutlarıyla, iradeleriyle tesis edilmiş surlar var. Bu surları aşamadıkça daha da hırçınlaşıyorlar” dedi.

HDP Amed Milletvekili Selçuk Mızraklı, son zamanlarda AKP cephesinden yerel seçimlere ilişkin yapılan açıklamalara dikkat çekerek, sandıklardan çıkan sonuçların AKP’de ciddi kırılganlık yarattığını ifade etti.

AKP’nin bölgede aldığı oy oranlarını, Amed’in tarihi Surları üzerinden yaptığı benzetme ile değerlendiren Mızraklı, şunları söyledi: “Bölge kentlerinde insanların yürekleriyle, umutlarıyla, iradeleriyle tesis edilmiş surlar var. Bu surlar özgürlüğe, adalete ve barışa gönül vermiş olan, bu ülkede eşit bir şekilde kardeşçe yaşamak isteyen yüzbinlerin oluşturduğu surlardır. Bu surları bir türlü aşamıyorlar. Aşamadıkça daha da hırçınlaşıyorlar.”

 Avrupa Komisyonu Parlamenterler Meclisi’nin (AKPM) 24 Haziran seçimlerine ilişkin yayınladığı rapora işaret eden Mızraklı, raporda 24 Haziran seçimlerinin adil olmayan koşullarda yapıldığını, devlet imkanlarının yoğun bir şekilde AKP tarafından kullanıldığının belirtildiğini söyledi. Adil olmayan koşullara rağmen HDP’nin barajı aşmasının AKP’de ciddi rahatsızlık yarattığını dile getiren Mızraklı, Erdoğan’ın Kızılcahamam’da yaptığı açıklamalarla yerel seçimlerde halk iradesini tanımayacaklarını ifade ettiğini belirtti.

AKP ve Erdoğan’ın bu politikalarının “Türkiye açısından talihsizlik oldu” değerlendirmesinde bulunan Mızraklı, “Şimdiden seçmen iradesine dönük tutum alınıyor. Zayıflatabilirim davranışı geliştiriliyor. Ama şunu iyi bilsinler; bu coğrafyada yaşayan insanlar bu türden saldırılar geldiği zaman, kendi iradelerine daha güçlü bir şekilde sarılırlar” diye konuştu.