KONGRA GEL ve KCK, Kürdistan’ın 4 parçasında önümüzdeki dönemde izlenecek temel siyasi tutumunu bir belgeyle kamuoyuna duyurdu. AKP tarafından sürecin sabote edilmesi veya giderek bir oyalama ve aldatma politikasına dönüştürülmesi durumunda “Öcalan’ın duruşuna göre tutum geliştirme” kararlaştırıldı.

30 Haziran-5 Temmuz tarihleri arasında Medya Savunma Alanları’nda gerçekleşen KONGRA GEL 9. Genel Kurulu’nun yankıları sürüyor. 9. Genel Kurul’un kararlaştırdığı ‘Siyasi Tutum Belgesi’ paylaşıldı. 2011-2012 yıllarında Kuzey Kürdistan'da Devrimci Halk Savaşı Hamlesi biçiminde gelişen devrimci direnişin, AKP Hükümeti'nin “PKK'yi silah zoruyla imha ve tasfiye etme planı”nı boşa çıkartarak Kürdistan Özgürlük Hareketi'nin yenilmezliğini bir kez daha kanıtladığı hatırlatılan belgede, 2013 yılına girişle birlikte Suriye üzerindeki mücadelede hızlanan bir çözüm arayışı durumu ve bunun siyasal uzlaşma ile gerçekleşme olasılığının öne çıktığına dikkat çekildi. Bu durumda 19 Temmuz devrimi ile Rojava Kürdistan'da giderek belirginleşen Kürt ulusal demokratik yapılanışının temel demokratik çözüm güçlerinden biri olarak büyük önem kazandığı vurgulanan belgede, bu gelişmelerin AKP Hükümeti'nin bu alana yönelik politikalarının da başarısız kalmasına yol açtığı belirtildi.

AKP yapmak zorundaydı

Suriye politikasında başarısız kalan ve PKK’ye karşı yürüttüğü topyekün özel savaş konsepti temelindeki imha ve tasfiye planı yenilgiye uğrayan AKP Hükümeti'nin, yaklaşan seçim sürecini de değerlendirerek “silahlar sussun, fikirler konuşsun”  söylemi temelinde bir değişiklik yapmak zorunda kaldığının altı çizilen belgede, bu durumu değerlendiren Öcalan'ın, TC heyetiyle İmralı’da yeniden diyaloga geçerek Türkiye’nin demokratikleştirilmesi temelinde Kürt sorununun demokratik siyasi çözümünü gerçekleştirecek yeni bir süreç başlatmayı gerekli gördüğü kaydedildi. Bu temelde yürütülen tartışmalar sonucunda hazırladığı yeni Yol Haritası’na tarafların “Evet” demesi üzerine Amed Newrozu'nda tarihi Özgürlük ve Demokrasi Çağrısı yaptığı ifade edilen belgede, Kürt tarafının pratik yanıtı hatırlatıldı:
l İlk önce elinde tuttuğu esirleri serbest bırakarak, 23 Mart 2013 tarihinden itibaren de ateşkes ilan etmiştir.
l 25 Nisan tarihinde yaptığı basın açıklaması temelinde de 8 Mayıs’tan itibaren Kuzey Kürdistan'daki gerilla güçlerinin Medya Savunma Alanları'na planlı ve kademeli geri çekilmesi sürecini başlatmıştır. Bu sürecin birinci aşaması 1 Haziran tarihi itibariyle başarıyla tamamlanmış olup, şimdi ikinci aşamaya geçiş ve görevlerin başarılması için çalışılmaktadır.

Oyalayıcı yaklaşım
Ancak ikinci aşamaya geçiş düzeyine bir ay öncesinden ulaşılmış olunmasına rağmen AKP Hükümeti'nin adımları atmaması, oyalayıcı ve süreci basitleştirici yaklaşımı, demokratik kitle eylemlerine dönük baskıcı tutumunun sürecin hızlı ve başarılı bir biçimde geliştirilmesi önünde ciddi engel  oluşturduğuna işaret edilen belgede, bütün bu gelişmelerin tartışılarak sonuçlara ulaşıldığının altı çizildi.
İşte 10 maddelik yol haritası
- Demokratik siyasal çözüm sürecinin kabul edilmesi ve bunun gerektirdiği tüm görevlerin başarıyla yerine getirilmesi.
- Yürütme Konseyi Başkanlığı’nın 23 Mart’tan itibaren geliştirdiği ateşkes ve geri çekilme durumunun onaylanması.
- Yeni bir karar olmadıkça HPG güçleri tarafından ateşkes durumunun korunup geri çekilme planının uygulanması. Bunun demokratik siyasi çözüm sürecine paralel ve planlı bir biçimde yürütülmesi.
- AKP Hükümeti üzerinde siyasal baskı oluşturmak üzere halk serhıldanları temelinde demokratik siyasi mücadele hamlesinin tüm toplumsal dinamiklerin harekete geçirilmesi temelinde etkili bir biçimde geliştirilmesi.
-  Halk serhildanlarının Türkiye'ye yayılması, Barış ve Demokrasi Konferansı’nın aldığı kararları pratiğe geçirmek üzere yoğun bir eylem ve örgütsel çalışma içinde olunması. Türkiye demokratik siyasetinin örgütlenmesinin demokratik güçlerle birlikte ve seferberlik düzeyinde yürütülmesi.
- Çeşitli güçlerden gelebilecek olası saldırılar karşısında gerillanın aktif savunmaya her an hazırlıklı olması. Gerektiğinde misilleme hakkını kullanması.
- AKP tarafından sürecin sabote edilmesi veya sürecin giderek bir oyalama ve aldatma politikasına dönüştürülmesi durumunda Yönetimimizin Önder Abdullah Öcalan’ın duruşuna göre tutum geliştirmesi.
- Rojava’da üçüncü çizgi olma temelinde şimdiye kadar sürdürülen siyasetin daha da geliştirilerek geçici seçim yönetiminin ilan edilmesi ve bunun bir Kürt mahalli idaresini inşa düzeyine ulaştırılması.
-  Başur’da diğerlerinden farklılığımızı ve demokratik modernite çizgimizi ortaya koyan bir mücadelenin daha aktif bir biçimde yürütülmesi. Önümüzdeki seçimlerin demokratik güçler tarafından kazanılması ve Kürdistan Ulusal Konferansı’nın toplanması için çaba harcanması.
- Rojhilat’ta İran devletiyle PJAK arasında var olan mevcut ateşkesin devamı için çalışılması. İran rejiminin geliştirebileceği farklı yaklaşımlara karşı da hazırlıklı olunması.

 ANF/BEHDİNAN