Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük işgal ve soykırım saldırısı Alman kamuoyunda büyük bir rahatsızlık yaratmış durumda. Bu rahatsızlık her geçen gün basına ve sokağa yansıyor. Çok sayıda aydın, gazeteci ve akademisyen de işgalin bir an önce son bulması talebiyle imza kampanyası başlattı.
Almanya’da aralarında tanınmış gazeteci, akademisyen, siyasetçiler Türk devletinin Rojava’ya yönelik işgal saldırısına “Biz Hepimiz Hayırız” kampanyasına destek veriyor.
İmza kampanyasına aralarında Yeşiller Partisi Milletvekili Cem Özdemir, Yeşiller Milletvekili Berivan Aymaz, Sol Parti Milletvekili Niema Mouvasat, Juliane Nagel, Cansu Özdemir, Jörg Sundermeier (Verbrecher Yayınevi), Anetta Kahane (Amedeu Antonio Vakfı Başkanı), Almanya’daki Kürt Toplumu Başkanı Ali Ertan Toprak Prof. Josef Haslinger gibi isimler de katıldı. Toplanacak imzalar, Alman hükümetine verilerek, Türk devletinin işgaline son vermesi, Türkiye’ye her türlü silah satışının durdurulması ve Suriye’deki savaşa barışçıl çözüm bulunması talep ediliyor.
DAİŞ terörizmine karşı savaşan Kürtlerin tek başına bırakıldığına vurgu yapılan açıklamada, “Türk devletinin askeri operasyonu sadece yasadışı değil, aynı zamanda ISIS (DAİŞ)-terörizmine karşı verilen küresel mücadeleyi geriletiyor, milyonlarca insan için insanlik dramı anlamına geliyor” denildi. Türk devletinin 2016 ve 2018’de Kuzey Suriye’ye saldırdığına işaret edilen açıklamada, Efrîn’de 200 bin insanın yerinden edildiği, yağma, işkence yapıldığı hatırlatılarak, “Etnik bir temizlik yapıldı. İslamcı örgütler kendi şeriat kurallarını uyguluyor. Azınlıklar ve kadınlar baskı görüyor, Kürt dili okullarda eğitim dili olmaktan çıkarıldı…” ifadelerine yer verildi.
İkinci Efrîn tehlikesi
“İkinci bir Efrîn tehdidi”nin yolunun açıldığının altı çizilen açıklamada, “Bu bölgede 4 milyon insan yaşıyor, Efrîn’de olduğu gibi dini ve etnik azınlıklar bulunuyor. Türk devleti buraya iki milyon Sünni Arap’ı yerleştirmek. Bu, oradaki Kürtlerin, Hıristiyanların, Asurilerin, Ermenilerin ve tüm azınlıkların yerinden edilmesi anlamına geliyor” denildi. Saldırının DAİŞ’in yeniden ortaya çıkması ve yeni bir mülteci krizi doğurduğuna işaret edelen açıklamada, “Almanya ve AB Erdoğan’ı kollamaya devam etmesi durumunda İslamcıları ve Ortadoğu’nun istikrarsızlaşmasını da göze alıyor” vurgusu yapıldı.
HABER MERKEZİ