1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle uluslararası kurumlar ve kamuoyuna hitaben mektup yazan PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, Rojava ve Suriye’de yaşanan insanlık dramına karşı adım atılması çağrısında bulundu.

PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle Rojava’da yaşayan halklar adında Birleşmiş Milletler, uluslararası insani yardım kuruluşları ve uluslararası kamuoyuna hitaben mektup yazdı. Barış umudunu güçlendirme, Suriye ve Rojava’da yaşanan trajediyi anlatma amacıyla mektubu kaleme aldığını belirten Muslim, yaşanan insanlık dramına karşı sorumluluğa çağırdı. Mektubunda Rojava Devrimi’nin kuruluş aşamaları ve direnişin gelişimini hatırlatan Muslim, Rojava’da Kürt halkının Baas rejimi ve bazı dünya ülkelerinin desteklediği IŞİD saldırılara karşı meşru öz savunma hakkını kullandığının altını çizdi. Muslim, bununla birlikte Rojava’da yeni bir model inşa etmek için de mücadele ettiklerini belirterek, ‘’Bizler, Rojava’da şu tartışmayı hep yürüttük; hiçbir şey eskisi gibi olamaz ve olmamalı. Nasıl olması gerektiğine ilişkin ise çözüm önerileri ve projelerimizi geliştirdik. Rojava toplumunun kendi kaderini tayin etme hakkına da sahip olduğunu ve bunun demokratik bir hak olduğunu söyledik’’ dedi.

Rojava yanlış yansıtılıyor

Rojava halkının bir devrim sürecinde bulunduğunu ve Rojava Devrimi’nin parçalayan değil, birleştiren bir ilkeye sahip olduğunu vurgulayan Muslim, bu prensipten hareketle Rojava’da Kürt, Asuri, Ermeni, Arap ve Türkmen halklarının kendi kaderlerini belirlemeleri için Suriye’nin bütünlüğü içinde Demokratik Özerklik Projesi’ni hayata geçirmeye çalıştıklarını söyledi. PYD Eşbaşkanı, bu projenin bazı kesimlerce yanlış lanse edildiğine işaret ederek, bu proje içinde 50’den fazla Asuri, Ermeni, Arap, Türkmen ve Kürt partisi, örgütü ve sivil toplum örgütünün fiili olarak yer aldığını ve Ocak 2014’te Efrîn, Kobanê ve Cizîrê kantonları için alınan özerklik kararını deklare ettiğini hatırlattı.

Halkları savunduk
Muslim, Rojava’da halkların barışçıl ve ortak yaşamını benimsemelerine rağmen sürekli yalnız bırakıldıklarını, ambargoya tabi tutulduklarını, uluslarası kurum ve kuruluşların siyasi ve insani yardımda bulunmadığını kaydetti. Şengal saldırısı ardından Rojava’nın daha büyük bir sorumluluk üstlendiğini vurgulayan Muslim, şunları belirtti: ‘’Bugünlerde daha da ağır bir göç ile karşı karşıyayız. Bizden olup da çizilen sınırlardan ötürü komşu statüsünde olan Şengal’li Kürtler, Tal Afar’li Türkmenler, Karakoş’lu Asuriler “Islam Devleti” adındaki barbar örgütün saldırılarına muruz kaldılar. Onların öz savunma koşulları olmadığı için, saldırganlara karşı koyamadılar. İki yıldır Rojavamızı koruyan YPG ve YPJ savunma güçlerimiz halkların desteğine koşarak, açtıkları güvenlik koridoruyla Şengal’e sığınan binlerce Türkmen ve Asuri ile ikiyüz bin Şengalli Êzîdî Kürt’ü soykırım ve katliamdan kurtararak, Rojava’ya geçirdi. Onlarca şahadete rağmen, YPG’li direnişçilerimiz canları pahasına verdikleri bu müdahale sonucunda Şengal Dağları’na sığınan onbinlerce kişiyi yoğun saldırılar altında Rojava’ya getirildi. Rojavamız haritalarda görünmüyor ya da görüneni de küçük görülüyor olabilir. Bu çok da önemli değil bizim için.’’

Ölüm kalım mücadelesi içindeyiz

‘’İnsanlık adına bir ölüm kalım mücadelesi içindeyiz. Ölürsek hepimiz burada, sizler orada nasıl yaşadığınıza inanacaksınız’’ sözleriyle Rojava’da yaşanan insanlık dramına dikkat çeken PYD Eşbaşkanı Muslim, dünya devletlerinin IŞİD saldırıları karşısındaki sessizliğini de eleştirdi. Muslim, ‘’Sizler sustukça, barbarlık bu bölgelerde daha da yaygın hale geliyor. Sizler BM, AB ve diğer uluslararası kurumlarda göç eden insanlara ilişkin “yardım edelim mi, etmeyelim mi” tartışmalarını “demokratik” kararlara dönüştürme gayreti içerisindeyken, burada demokrasinin kafası kesiliyor. Sizler, BM toplantılarında insanları tarafında meşruyeti tartışmalı hale gelen Suriye ve Irak’ın sınır bütünlüğünü koruma adı altında çekingen kararlar alırken, buradaki insanlar sınırları aşıp saldıran IŞİD ile karşı karşıya kalıyor. Sizler sustukça, insanlık katlediliyor. New York’ta, Genevre’de, Brüksel’de, Londra’da, Berlin’de, Paris’te, İstanbul’da konuştuklarınızı duymuyoruz. Sahi ne konusuyorsunuz? Üzüldüğünüzü, kaygınlandığınızı, birşeyler yapmaya niyetlendiğinizi duyuyoruz. Ama bu yetmiyor.’’

Rojava umut ışığı

PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, Rojava’nın artık bölge halkları için de umut ışığı olan bir realite olduğunu belirterek, şöyle devam etti: ‘’Bugün Rojava gerçek anlamında bir umut ışığıdır. Eğer umudu korumak ve insanlara yardım etmek istiyorsanız, -ki yardım etmek istediğinizi umut ediyorum- korkmadan, bürokrasiye boğmadan, sorumluluk üstlenerek, buyrun birlikte göç eden insanlara yardım edelim. Etrafımızda örülen sınırlar bizim için fazla anlam ifade etmiyor. Çünkü burada barınabilen insanlara karşı geliştirilen saldırılar insanlık sınırlarını aştı. Bu açıdan sizlerin de bu durumdan vazife çıkarıp, insanlık adına yardımlarınızı ulaştırmanızı bekliyoruz.’’

QAMIŞLO