Türk Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP'li milletvekillerinin güvenlik güçlerine ilişkin davranışlarıyla ilgili, “Dokunulmazlık zırhına bürünen bu zevatla ilgili kararımızı, dokunulmazlıklarını kaldırmak suretiyle vereceğiz. Ondan sonrası artık yargıya aittir“ dedi. Fezlekeler, Meclis Başkanlığı'na gönderildi.
Türkiye-İspanya Hükümetlerarası Dördüncü Zirvesi'ne katılmak için önceki gün Madrid’e hareket etmeden önce Ankara Esenboğa Havalimanı’nda gazetecilerin sorularını cevaplayan Başbakan Erdoğan, Türk medya mensuplarının BDP’li milletvekilinin halkı ayaklanmaya çağırdığına yönelik iddialarını sorması üzerine, “Parlamentoya bu tür, özellikle bazı teröre yönelik konularla ilgili fezlekelerin gelmesi halinde bu fezlekelere aramızda değerlendirmek suretiyle alışılmışın dışında bir karar vermeyi düşünüyoruz. Kendisine bölücü terör örgütünün uzantısı sıfatını vererek bu şekilde bir yaklaşım tarzı içine girenler noktasında parlamentoda çok daha faklı bir uygulamanın olması gereğine inanıyorum. Şuanda bu şekilde 800’ü aşkın dosya var. Bunlar sıradan dosyalar değil. Bunların üzerinde çalışılarak bir değerlendirmeyi grubumuz yapacak, önümüze geldiği anda kararını vereceğiz. Dokunulmazlık zırhına bürünen bu zevatla ilgili kararımızı dokunulmazlıklarını kaldırmak suretiyle vereceğiz. Ondan sonrası artık yargıya aittir.”

Fezlekeler Meclis'e gönderildi

Bunun üzerine Adalet Bakanlığı, 10 BDP'linin fezlekesini dün TBMM Başkanlığı'na gönderdi. Adalet Bakanlığı tarafından Başbakanlık aracılığıyla Meclis Başkanlığı'na gönderilen fezlekelerde, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması ve 5 yıldan 10 yıla kadar hapis istemiyle yargılanmaları isteniyor. Fezlekeleri gönderilen milletvekilleri şunlar: Gültan Kışanak, Adil Kurt, Sebahat Tuncel, Nazmi Gür, Hüsamettin Zenderlioğlu, Halil Aksoy, Ertuğrul Kürkçü, Esat Canan, İdris Baluken ve Aysel Tuğluk.
Bundan sonraki süreçte fezlekeler, Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Komisyon'a gönderilecek. Karma Komisyon bünyesinde 5 kişilik bir Hazırlık Komisyonu oluşturulacak. Komisyon, dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde rapor verirse dosyalar Meclis Genel Kurulu'na gelecek. Dokunulmazlıklar, Genel Kurul'da bulunanların salt çoğunluğunun kararıyla kaldırılabiliyor.


Baluken: Gündemimiz değil
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, dokunulmazlık tartışmasının AKP'nin yaratmaya çalıştığı yapay bir gündem olduğunu belirterek, dokunulmazlıkların kendi gündemleri olmadığını söyledi.
Fezlekelerin Meclis'e gönderilmesini DİHA'ya değerlendiren BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Erdoğan'ın tıkandığı süreçlerde dikkatleri başka yere çekmek için gündem değiştirmeye çalıştığına dikkat çekerek, "Açlık grevinden sonra taleplerin Kürt halkı tarafından sahiplenmesi AKP Hükümeti'nde panik yarattı. Bu müzakereye yönelik oluşan tartışma zeminini başka yönlere çekmek amacıyla bunu yapıyorlar" dedi. Kamuoyunun, AKP Hükümeti'nden müzakerelere yönelik adım atmasını beklediğini söyleyen Baluken, "Tam bu noktada Erdoğan, böylesi bir tartışma yaratarak baskıyı atmaya çalışıyor. Bu gündem ülkenin ve halkların gündeminde yoktur. Erdoğan sürekli sıkıştığı konularda hemen gündem değiştirmeye çalışıyor. Bu süreçte Kürt sorununun çözümü ile ilgili oluşan beklentiler, Türkiye kamuoyunun tamamı tarafından sahiplenince, BDP milletvekilleri üzerinden ırkçı damara yeniden seslenmeye çalışıyorlar. İdam tartışması da böyle bir tehdit ve şantajın ürünüydü. O konuda olduğu gibi bu konu da ülkenin gündemi değildir" diye konuştu.

Tamamının içeriği siyasidir

Kendileriyle ilgili fezlekelerinin tamamının içeriğinin siyasi konuşma ve faaliyetler olduğunu hatırlatan Baluken, "Normal bir devlette asla suç unsuru olmayacak şeylerdir. Ama diğer partilerin fezlekeleri, yolsuzluktan, kalpazanlığa kadar gidiyor. Bütün fezlekelerle ilgili süreç yürütülecekse biz bunu destekleriz. Kürsü dokunulmazlığı dışındakilerin kaldırılmasını söyleriz. Ama bu yüz kızartıcı suçları korumaya alıp siyasi faaliyetlerde yapılmışları gündeme getirirlerse halkımızla birlikte gereken cevabı veririz" dedi.

Fiili olarak dokunulmazlık yok

BDP'nin AKP Hükümeti'nden Kürt sorununa ilişkin yasal ve anayasal düzenlemeler beklediğini, dokunulmazlıkların ise kendi gündemlerini oluşturmadığını vurgulayan Baluken, ssözlerini şöyle tamamladı: "Bu AKP'nin yaratmaya çalıştığı yapay bir gündemdir. Zaten fiili olarak BDP'li milletvekillerinin dokunulmazlıkları yok. Katıldıkları her yerde devlet şiddetine maruz kalan, itibarsızlaştırılmak için medyanın yüklendiği bir milletvekilliğidir. Arkadaşlarımızın neredeyse tamamı polis şiddetinden nasibini aldılar."


Kışanak: Bıktık, usandık
BDP Eşbaşkanı Kışanak ise Kürt sorununu çözecek anayasa yapmakla, Uludere'nin aydınlatılmasıyla, siyasi soykırım operasyonlarının durdurulmasıyla, kadın haklarıyla meşgul olduklarını belirterek, "Biliyorum dokunulmazlık konusunda görüşlerimizi merak ediyorlar. Ancak bu görüşlerimizi kamuoyuna yansıtsalar daha iyi olacak. Biz aslında Başbakan'ın canının istediği gündemi yaratma, istediği kadar onu tartıştırma yaklaşımından bıktık, usandık. Bence medya da artık bu yaklaşıma prim vermesin" dedi.
Uludere olunca ortaya kürtaj, açlık grevi olunca ortaya idam tartışması atıldığını hatırlatan Kışanak, şunları söyledi: "Biz, Kürt sorununu nasıl çözeceğiz, bir çözüm yolu arayalım, bunu konuşalım diyoruz, Başbakan ortaya dokunulmazlık meselesini atıyor. Keyfi bilir, istediği kadar kendisi söylesin, kendisi tartışsın, kendini konuşsun. Biz, bu konuda konuşmayı gerekli ve faydalı görmüyoruz. Ancak biz dokunulmazlıklarla ilgili konuşacağımız zamanı biliyoruz. Bu parlamentoda yüz kızartıcı suçlardan fezlekesi bulunan milletvekillerinin tamamı BDP dışındaki partilere aittir. Bunları kaldıracağımız zaman konuşalım. Bizzat Başbakan'ın kendisiyle ilgili dünya kadar yolsuzluk dosyaları var, istiyorsa bunları gelsin konuşalım. Bunun dışındakilere dair bizim söyleyecek fazla sözümüz yok, duruşumuz var. BDP/Blok milletvekillerinin hiçbiri dokunulmazlık zırhıyla siyaset yaparak bugünlere gelmedi. Her birimizin hayatı, demokrasi mücadelesinde bedeller ödeyerek geçmiş bir hayattır. Bu bedelden korksaydık bu yola baş koymazdık, bu mücadeleyi omuzlamazdık."

Dokunulmazlık tartışmasının miladı

Dokunulmazlık tartışması 17 Ağustos’ta bir grup gerilla Şemdinli-Yüksekova karayolunda BDP konvoyunun yolunu kesmesiyle başladı.
Türk devleti, PKK'nin Şemdinli merkezini basıp bayrak asmak istediğini, ancak 20 günlük bir operasyonla bölgeyi 'temizlediklerini', 150'nin üzerinde gerillayı öldürdüklerini ilan ederek, medyasına da karartma uyguluyordu. Bölgede incelemelerde bulunan siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri ile milletvekillerinden oluşan heyet, HPG'nin alan hakimiyetini teyid edip Türk devlet yalanlarının deşifre olmasına vesile oldu. Gerillalar ile bir kontrol noktasında karşılaşan heyetin görüntüleri, BDP aleyhine kullanılmak istenince Türk kamuoyu da Şemdinli gerçeğinden haberdar oldu. Bunun üzerine Türk devlet erkanı tehdit ve suçlamalara yöneldi. Cumhurbaşkanı'ndan Kültür Bakanı'na kadar ırkçı tehdit ve karalamalar yapılırken, Türk yargısı da hemen harekete geçti; incelemelerde bulunan heyet hakkında soruşturma başlatıldı. Van Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, milletvekilleri ile gerillalar arasındaki "samimi konuşmalar ve sarılmaların bir yol kesme eylemi olarak gözükmediğini, BDP'li milletvekilleri ile teröristlerin buluşması'' olarak değerlendirileceği kanaatine vararak, konuyla ilgili inceleme başlattı. Başsavcıvekilliği, BDP Eşbaşkanı Kışanak ile grupta yer alan BDP milletvekilleri Ertuğrul Kürkçü, Sebahat Tuncel, Esat Canan, Adil Kurt, Nazmi Gür, Halil Aksu, Hüsamettin Zenderlioğlu ve DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk hakkında, dokunulmazlıklarının kaldırılması istemiyle hazırladığı fezlekeleri, Adalet Bakanlığı'na gönderdi.

Demirtaş: Hodri meydan

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle düzenlenen Kadıköy mitinginde “Kaldırmayan namerttir. Sabah akşam önümüze bunu getiriyorlar. Hepimizin dokunulmazlığı kalksın. Yiyorsa hodri meydan” demişti.

 ANKARA