İsviçre Gündemi
Kürtler hayatın her alanında ve farklı coğrafyalarda aynı amaçlarla ayağa kalkmış durumda.
İmralı, cezaevleri, BDP milletvekilleri, öğrenciler, kadınlar, esnaf, Avrupa’daki Kürtler, çocuklar, dağ, sürekli eylem halinde…
Birileri 30-35 yıllık kazanımları, yaratılan değerleri, kazanılan mevzileri, küllerinden yaratılan Kürt kimliğini, kişiliğini yok etmeye,
Diğeri ise yarattığı değerlerin, kazanımların, kimliğin artık somut adımlara dönüşmesine yeminli…
Biri haksız, kirli, çağdışı bir savaş yürütüyor.
Diğeri haklı, meşru ve çağdaş bir mücadele.
Biri silahlarına, imkanlarına, parasına güveniyor.
Diğeri haklılığına ve halkına.
Biri teknik anlamda çok üstün.
Diğeri manevi ve insani anlamda güçlü.
Biri saldırgan, inkarcı ve ırkçı.
Diğeri mağdur, mazlum ve onurlu.
Ve haklı olanın sürekli eylem hali ve dalgası Avrupa’ya da sıçramış durumda.
Eylemler anlayış ve nitelik değiştiriyor.
Bedenler ölüme yatırılıyor.
Uygarlığın beşiği Mezopotamya’nın çocukları,
Bakıp, görmeyen,
Duyup, düşünmeyen,
Bilerek, bilmezlikten gelen Avrupa’ya çağrılar yapıyor.
Yeni uygarlığın çirkin yüzünü deşifre ediyor.
İnsanlık, özgürlük, meşruluk, adalet kavramlarını hatırlatıyor.
Şimdilik seyrediyorlar.
Ya siz, yani seyreden Kürtler…
Çoğumuz özgürlük ve demokrasi mücadelesinden kaçarak, “Özgürlük” ve “Demokrasi” kalesi Avrupa’ya sığındık.
Önce siyasi mirası mültecilik gerekçesi yaptık,
Sonra yaşadığımız ülke özgürlük ve demokrasilerini paraya dönüştürdük.
Çocuklarımıza tecavüz edilirken,
Özgürlük mücadelesi ve önderliği boğulmak istenirken,
Halkımız cop ve panzerler altında ezilirken,
Gençlerimiz özgürlüğe bedenlerini yatırırken,
Siz ne yapıyorsunuz?
Mülteciliğe meze yaptığımız siyasi değerler üzerinden, şimdi Avrupa “Demokrasisini” kemiriyoruz.
Evet Kürt halkı özgürlüğünün düşmanlarına “Êdî Bes e” diyor.
Siz önce kendinize “Êdî Bes e” diyerek başlayın mücadelenize...
Kirlenen onurunuzu,
teslim olan vicdanınızı,
vurdumduymaz ruhunuzu ayaklandırın ki
sonsuz acılar çekmeyesiniz..
… size de Êdî Bes e...
Size de Êdî Bes e...