İsviçre’nin Basel kentinde 2004 yılında yapılan Kanton parlamento seçimlerinde çoğu Kürt kökenli 6 milletvekilinin seçim çalışmalarına ilişkin 2005 yılında kapatılan Özgür Politika gazetesine verdikleri demeçlerden dolayı fişlenmeleri yeni bir sürecin başlamasına neden oldu. Federal İstihbarat Dairesi’nin ‘bir gün lazım olur’ düşüncesiyle topladığı ve aralarında Sibel Arslan, Mustafa Atıcı, Uğur Çamlıbel, Gülşen Öztürk ile Hasan Kamber’in olduğu 6 milletvekili adayının da olduğu 235 bin kurum ve kişilere ait topladığı bilgileri fişleme usulüne aykırı bularak fişleme dosya sayısını 60 bine düşürdüğü duyuruldu.


175 bin dosya imha edildi

175 bin dosyayı imha ettiğini açıklayan İsviçre İstihbarat Dairesi, fişlemelerin güvenlik için önemli olduğunu ama nicelikten çok nitelikli araştırmalar sonrasında dosya tutulacağını belirtti. İsviçre Milli Güvenlik Kurumu ise devleti korumak amacıyla toplanan bilgilerin temizlendiğini ve bu işlemin sona erdiğini açıkladı. Fişlemelere ilişkin yapılan araştırma sonuçlarında kişi ve kurumların dörtte üç oranında gereksiz ve yasalara aykırı bir şekilde fişlendiği belirtildi.

‘Özgür Politika’ya konuştun’

2004 yılında Basel Kanton seçimlerinde yarışan Kürdistan ve Türkiye kökenli 6 milletvekli adayı, Özgür Politika gazetesinde çıkan haber ve demeçlerinden dolayı İsviçre istihbaratı tarafından skandal bir şekilde fişlenmişlerdi. Basel Parlamentosu Araştırma ve Soruşturma Komisyonu, 2008’de ‘11 Eylül sonrası fişlenmeler’e ilişkin Federal İstihbarat Dairesi’ndeki (DAP) dosyaları incelemesi sırasında tesadüfen milletvekillerin fişlendiğini ortaya çıkarmıştı. İstihbarat teşkilatı DAP, milletvekillerinin fişlenme gerekçesi olarak “2004 yılında Almanya İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla kapatılan Özgür Politika’da seçimler, milletvekillerine ilişkin çıkan haberler ve seçim başarısının haberlere yansıması” olarak gösterdi.

Tam bir skandaldı

Milletvekillerinin fişlenme biçimi ve nedeni İsviçre’de skandal olarak kabul edildi ve günlerce tartışılmaya devam etti. Basel Kanton Parlamentosu, üyelerinin fişlenmesi üzerine toplanarak “İsviçre Anayasası’nın 3. maddesinde yer alan meşru ve yasal yollarla politik aktivitelerde bulunan hiç kimse takibe alınamaz ve fişlenemez” maddesinden yola çıkarak Federal İstihbarat birimlerinde fişlemelerin tüm detaylarıyla ortaya çıkarılmasını talep etti. Fişlenen vekillere istihbarat birimlerince gönderilen bir mektupta ise fişlemenin objektif olmadığı ve bu hatadan dolayı özür dilendiği açıklandı. Dönemin Adalet Bakanlığı ise ortaya çıkan fişlemenin istihbarat bilgilerinin yeniden gözden geçirelmesine vesile olduğunu ve yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu açıkladı.

Haberler etkili oldu

Yeni Özgür Politika gazetesinin fişleme skandalına ilişkin yaptığı eleştirel haberler kamuoyu yaratınca istihbarat teşkilatının bilgi toplama yöntemlerine ilişkin yeni düzenlemeler getirilmeye başlandı. Bunun üzerine harakete geçen Devlet Denetleme Delegasyonu bilgi toplama konusunda kanton İçişleri bakanlıklarına direktifler göndererek fişlemelerin daha objektif, nitelikli ve yasalara uygun yapılmasına ilişkin yeni bir süreç başlatarak 9 yıl içinde 175 bin dosyanın imha edilmesini sağladı.

Fişlenme rekoru yabancılarda
Usulsüz ve yasalara aykırı 175 bin fişlemenin temizlenmesine rağmen  mevcut fişlenenlerin sadece yüz 10’unun İsviçre vatandaşlarında oluşması “yüzde 90’ı göçmenler mi fişleniyor?” sorusunu gündeme taşıdı. Devlet Denetleme Delegasyonu ise fişleme ile ilgili hangi kriterlerin dikkate alındığı açıklanmadı. Genel olarak şiddet yanlısı kişi ve grupların fişlendiği belirtilirken, eskiden farklı olarak, bilgi toplama konusunda nicelikten çok niteliğe değer verildiğine dikkat çekildi. Ağırlıkta İsviçre’de yaşayan değişik kökenlere mensup göçmenlerin fişlenmesi İsviçre Anayasası’nın 3. maddesinde yer alan “Meşru ve yasal yollarla politik aktivitelerde bulunan hiç kimse takibe alınamaz ve fişlenemez” uygulamasında hangi kriterlerin esas alındığı kamuoyunda merak konusu oldu. 2012 yılında Savunma Bakanlığı bünyesinde ortaya çıkan bir bilgi hırsızlığı, söz konusu bilgilerin ne kadar güvenilir olduğu sorusunu da gündeme getirdi. Hükümetin bu yıl içinde gerek bilgi toplama, gerekse de toplanan bu bilgilerin güvenliği konusunda yasal değişikliler yapması bekleniyor.

ALİ ONGAN/BASEL