En son, 'Libor Faizi' skandalında Deutsche Bank'ın şefleri Anshu Jain ve Jürgen Fitschen'ın davası, bu bakımdan önemli.
Almanya'nın en büyük bankası Deutsche Bank'ın şefleri Anshu Jain ve Jürgen Fitschen, 'Libor Skandalı' olarak bilenen manipüle edilmiş faiz oranı davasında kendi kendilerini kontrollü şahit (Kronzeugen) olarak önerdi.
Suçlunun 'ben şahit olurum' teklifi her ne kadar tuhaf olsa da, bu yöntem mahkemelerce kabul görmüş, kimileri dolandırıcılıktan uzun yıllar ceza almaktan parçayı kurtarmıştı. Bu sonuncu olayda iki 'şahit', devam eden davada suçlu görülseler bile cezaları büyük oranda azalacak.
Milyonlarca yatırımcı, Libor faiz oranını gözönünde bulundurarak yatırım yapıyordu. 2005-2009 yılları arasında merkezi Londra'da bulunan bankalar arası faiz oranı olan Libor faizinin, hesaplamasında yanlış bilgiler vererek, milyonlarca müşterinin güveni kötüye kullanılmıştı.
Alman Bankası ise bu konuda suç kabülünden kaçınabilmek için kendilerini kontrollü şahit olarak önerdi.
12 banka skandala karışmış
Alman Bankasının yanı sıra bu yöntemle JP Morgan, Societe Generale ve HSBC gibi uluslarası bankalara karşı da Libor faizini manipule ederek yanlış ve sahte faiz hesaplarını yapmakla suçlanıyor. Barclays'ın ile birlikte 12 banka hakkında da böyle bir suçlama bulunuyor  Libor faiz oranı günde bir kez belirleniyor. Bu faiz oranı uluslararsı kurumların hangi koşullar altında birbirlerine borç para verdilerini gösteriyor. Bankaların bireysel ve kendi bilgilerine dayandırılan bu yöntem işleminde günde 360 bilyonluk bir dolar para akımı etkileniyor.
Bunun yanında Libor faiz oranı ayrıca şirketlere, birey, özel şahıslara ve farklı finansal işlemlerde verilecek olan kredi miktarı konusunda referans olarak sunuluyor ve böylece kredi sağlamada da etkin bir rol almaktadır.
Londra Parlamentosu'nun Araştırma Komisyonu, Libor skandalını gün ışığına çıkarmakla görevli. Konuya ilişkin ilk itrafı, Britanya bankası Barclays yapmıştı. Barclays, bazı tüccarların bu konuda 'yanlış davranışlarından' bahsetmişti.
Bunun üzerinde İngiltere'nin dev bankalar arasında bulunan Barclays ve AMD, İngiliz mahkemesince 500 Milyon Dolar para ceza parasında çarptırılmıştı. Bu teşhir ise Barclays Bankası'nın dünya üzerindeki imajını yerle bir etmişti. Başta Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere bir çok ülkenin merkez bankaları, Braclays ile yapılan bütün para işlemlerini geri çekmiş ve bankacılık ilişkilerini dondurmuştu. Bu karar sonucunda aralarında Barclays banka müdürünün de bulunduğu bir çok yönetim üyelerinin işlerine son verilmişti.


NİHAL BAYRAM