İsviçre Gündemi


Kürdistanlılar "soğuklara dikkat" uyarılarının yapıldığı sert kış koşullarında Avrupanın çeşitli ülkelerinden Strasbourg’da buluşmak için harekete geçtiler. 15 Şubat komplosunun 16. yıldönümünde "Öcalan'a ve Kürdistan’a özgürlük" taleplerini seslendirmek, komploya sessiz kalan ve yardım eden güçlerin utançlarını yüzlerine haykırmak için yürüdüler.

Kürtleri böylesi koşullarda, bu tarz eylem yapmaya mecbur kılanların şaşkın bakışlarının, coşku ve kararlılık karşısında saygıya dönüşmesi ve "Bunların başaramayacağı şey yoktur" söylemiyle buluşması bile eylemin gerekliliğini ve başarısını göstermeye yetiyor.

Bundan önceki uzun yürüyüşe oranla kamuoyunun eyleme çok büyük ilgi göstermesinin elbette nedenleri bulunmaktadır. Öcalan'ın, Kürdistan'ın ve Rojava'nın adı bütün dünyada DAİŞ’e karşı mücadelenin komutası olarak algılanıyor. Bu terör örgütüne karşı kendini güvende hissetmeyen Avrupalı halklar ile kamuoyu, Kürtlere ve Öcalan’a büyük ilgi gösteriyorlar. Bu ilgi Bern yürüyüşünün ilk gününden itibaren makalelere ve İsviçreli politikacıların söylemlerine de yansıdı.  

Tages Woche gazetesi: Kürtler, Öcalan için 3 milyon imza topladı. Öcalan ve siyasi tutsakların özgür bırakılması isteniyor. Çok az sayıda erkeğin güvenlik nedeniyle eşlik ettiği bu zorlu yürüyüşü Kürt kadınları gerçekleştiriyor. Onlar Öcalan’a özgürlük istiyor, PKK’nin terör listesinden çıkarılmasını ve bütün Kürt parçalarında özerklik talep ediyorlar.

Berner Zeitung: Şiddetli soğuğa aldırmadan Kürt kadınlar, Kamuoyunun Öcalan’a yönelik komploya karşı duyarlılığı arttırmak için Strasbourg'a yürüyor. Kürt kadınları Öcalan'a özgürlük istiyor. Kürtlere özerklik talep ediyor. Kürdistan Özgürlük Hareketi'nin düzenlediği eylemin diğer kolları ise Almanya ve Lüksemburg. 

20 Minute: Kürdistan Özgürlük Hareketi, 15 Şubat 1999 yılında Kenya’dan Türkiye’ye teslim edilen ve hapiste tutulan liderlerinin serbest bırakılmasını istiyor. Dünyaya Rojava'nın tanınması çağrısı yapıyorlar. 

Der Bund, Tele Bern ve Zürich de benzer yorumlarla, uzun yürüyüşe geniş yer ayırdılar. 

İsviçreli politikacılar da Kürt kadınlarının bu koşullarda gerçekleştirdikleri eyleme hayranlıklarını gizleyemediler. 

SP Ulusal Parlamento üyesi Yvonne Feri "Rojava tanınmalı, Kürtlere yardımlar muhataplarıyla yapılmalı" çağrısı yaparken, SP Fedaral Parlamento Milletvekili Silvia Schenker "Bu kış koşullarına aldırmaksızın eylem yapan Kürt kadınlarının kararlılığına hayran kaldık. Bu iradenin başaramayacağı şey yoktur" dedi.

Alternatif Listeden Federal Parlamentoya giren Simone Redmann ise "Bir hukukçu olarak Öcalan’ın serbest bırakılmasını istiyorum. Türkiye hukuksuzluğu artık bırakmalıdır. Hem Öcalan’la müzakere yapacaksınız, hem de onu özgür bırakmayacaksınız. Kamuoyu artık kendine düşeni yapmalıdır" çağrısını yaptı.

Bir ara durakta gözlemledik onları, kim bilir ne kadar yorgundular, kaçının ayakları çatlamıştı bu korkunç soğukta. insanlar evlerinde bile üşürken, dinlenmek için kısa süreliğine bulundukları salona girdiğimizde yanlış bir yere geldiğimiz kanısına kapıldık.

Yürüyen onlar değilmiş gibi halaya durmuşlardı, şarkılar söylüyorlardı, hep bir ağızdan "Öcalan’a özgürlük, Kürdistan’a özgürlük" sloganını haykırıyorlardı…

Silvia Schenker’in dediği gibi "Bu iradenin başaramayacağı şey yoktur." Özetle Kürt kadınları dost, düşman herkesi kendisine hayran bırakmakla yetinmedi, dünya kadın özgürlük mücadelesinin en vazgeçilmez öncüsü olduğunu bir de bu  eylemle hatırlattı.