Êlîh’de sokak satıcılığı yapan çocuklar, yaşadıkları zorlukları “Sobe” adlı tiyatro oyunuyla anlatıyor. Tiyatro perdelerini Temmuz ayında açacak. 7 aylık atölyede çocuklara tiyatro eğitimi veren ‘’Sobe’’ tiyatro oyunu yönetmeni Murat Korkmaz, sosyo-ekonomik ve politik nedenlerle yoksulluk içerisinde büyüyen Kürt çocukların yaşadıkları sorunları izleyici ile paylaştıklarını söyledi.


Sokak çocuklarıyla atölye
Êlîh’de çekirdek, su, selpak, sakız satıcılığı ve karton toplayıcılığı yapan göçzede Kürt çocukları, sokakta yaşadıkları sorunlarını tiyatro sahnesinde izleyici ile paylaşıyor. “Sobe” adlı tiyatro oyunu ile izleyici karşısına çıkacak olan Tiyatro Araf, göçzede Kürt çocukların yaşadığı sosyal ve ekonomik zorluklara dikkat çekiyor. 15 çocuktan oluşan tiyatro atölyesini yöneten Murat Korkmaz, sokakta sürekli dışlanan çocuklar ile çalışmanın zorluklarına da değindi. Sokak satıcısı çocuklar Temmuz ayında izleyicileri ile buluşacak. Korkmaz, “Tiyatro Araf, 2009 yılından bu yana Êlîh’de çalışmalarını sürdürüyor. Her sene yetişkinlere yönelik atölyeler yaptık. Bu sene çocuk atölyesini düşündük, ancak aileler para karşılığında çocuklarını tiyatroya göndermek ve eğitim almalarını, özgüvenlerinin artmasını istiyorlardı. Êlîh, sokakta çalışan çocuk nüfusu ortalaması en yoğun kentlerin başında geliyor. Bu çocuklarda toplum tarafından ötekileştirdiği hissiyatını uyandırıyordu bizde. Bir taraftan parayla çocuklarının özgüveni kazandıran, toplum karşısında rahat konuşmasını isteyen paralı aile çocukları, öbür tarafta ise okul harçlığını çıkartmak veya eve bir kilo domates götürme kaygısını yaşayan sokak satıcılığı yapan çocuklar. İşin gerçeği tercihimi sokakta satıcılık yapan çocuklardan yana yaptım. Bu çocuklarla atölyeyi başlattık. Başta çok zorlandık çünkü hep horlanmış ve ezilmişlik duygusu içerisinde bulunan çocuklarla 45 dakika geçirdiğinizde sinir kat sayısını artabiliyor. Onun için günde 2 veya 3 arkadaşla atölye çalışmasını yürüttük” dedi.

Dertlerini kendileri anlattılar

Sokakta satıcılık yapan çocukların dünyasını 7 aylık atölyede bariz bir şekilde gördüklerini kaydeden Korkmaz şunları belirtti: “Aslında çocukları sahneye çıkartıp şen şakrak merkezli bir oyun düşündük. Ama sonra bizdeki önyargıyı kırma adına ‘çocukların kendini ifade edebileceği bir oyun yazabilir miyiz? kendi dertlerinde, kendi dillerinde topluma anlatabilecek bir oyun olabilir mi?’ diye düşündük. Ardından oyunun senaryosunu Celal Tunç yazdı. Çocukların bilinç dünyası buna elverişli değildi ve toplumsal bir yaraya dokunabilmeleri gerekiyordu. Onlar büyümüşlerdi ve kendi dertlerini kendi dilleriyle anlatmaya çalıştılar.”


Sanat elitlerle sınırlanmamalı
Êlîh’in sokakta çalışan çocuk sayısının en fazla olduğu kentlerin başında geldiğini söyleyen Korkmaz, köyleri boşaltılan ailelerin çocuklarına bakamayacak durumda olduğunu belirterek, sanatın salt elitlerin işi olmadığını sokak satıcısı çocukları ile ispatlandığını ifade etti. “Atölye çalışması sırasında çekimlerini yaptık o görüntülerden yola çıkarak bir belgesel de düşünüyoruz” diyen Korkmaz, sokakta çalışan çocukların ekonomik nedenlerden dolayı görmezden gelindiğini atölye çalışması boyunca görebildiklerini de ifade etti. “Biraz da vicdanlara seslendik diyebilirim” diye devam eden Korkmaz, tiyatronun elitlerin işi olmadığını da bu çalışmaları ile gözler önüne serdiklerini söyledi. Sokakta çekirdek, su satan, pet toplayıcılığı yapan çocuklarla çalışmalarını yürüttüklerini vurgulayan Korkmaz, “Sanat sadece bir kesime ait olmadığını söyleyebiliriz. Büyük ihtimalle gelecek yıl tekrardan yeni bir atölye kuracağız” diye konuştu.



FERHAT ARSLAN/ANF/ÊLÎH