M. ZAHİT EKİNCİ/ BREMEN / HABER MERKEZİ

Almanya’nın Bremen ve Frankfurt sokakları Cumartesi günü adeta kadın rengine büründü. Almanya’nın Stuttgart, Danimarka’nın İsloj, İsviçre’nin Cenevre ve Kanada’nın Toronto kentlerinde de 8 Mart Dünya  Kadınlar günü dolayısıyla etkinlikler düzenlendi.  

Almanya’nın Bremen kentinde rengarenk giysileriyle Kürt kadınlar, sokakları adeta karnaval havasına dönüştürdü. 

“Kadın Direnişi İle Özgür Bir Yaşam-Yaşasın 8 Mart” pankartı eşliğinde yürüyüşe geçen Kürt kadınlar, sık sık ‘Jin, Jiyan, Azadî’, ‘Savaşlar Olmasın Analar Ağlamasın’, ‘Kardeş Savaşı İstemiyoruz’ sloganıyla, kentin işlek yerlerinden Markt Platz’a yürüdü. Mitingde konuşan Hamburg Eyaleti Sol Parti Milletvekili Cansu Özdemir, “Biz bugün kadın hakları için alanlara çıkarken ne yazık ki kadınlar öldürülmeye, tutuklanmaya ve baskı görmeye devam ediyor. Bundan iki gün önce Güney Kürdistanlı bir kadın Rotenburg Wümme kentinde eşi tarafından katledildi. Aile içi şiddet adı altında işlenen bu alçakça saldırıları kabul etmiyoruz” dedi. 

Barzani’ye: Düşmanlık yapma!

BDP Şirnex eski Miletvekili Sevahir Bayındır da yaptığı konuşmada, KDP güçlerinin Şengal’e saldırılarına dikkat çekerek, Barzanî’ye “Kardeş kavgasına bir daha alet olma. Kadına, özgürlüğe düşmanlık yapma. Enfal’i, Halepçe’yi ne çabuk unuttun da bugün Saddam gibi zalim bir diktatör olabiliyorsun” diye seslendi.  


Kadınlar savaşa karşı olmalı

PYD temsilcisi ise konuşmasında “Kadının katledildiği yerde yaşam katlediliyordur. Onun için en çok kadınlar savaşa karşı olmalıdır. Bizler çocuklarımız muktedirlerin savaşında ölsün diye doğurmadık” dedi. 

Konuşmaların ardından Bremen Demokratik Kürt Toplum Merkezi (DKTM) bünyesinde çalışmalarını yürüten Zarokên Aram Tîgran Çocuk Korosu sahne aldı. 8 Mart etkinliği çekilen halay ve zılgıtlarla saat 17.00’ye doğru sona erdi.

Erbaneler eşliğinde 

Frankfurt’ta da kadınlar, Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) öncülüğünde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yürüyüşü ve mitingi düzenledi. Yüzlerce kadının katıldığı yürüyüşte, “Jin, jiyan, azadî”, “Cinsiyetçiliğe hayır”, “Diktatörlüğe hayır”, “Terörist Erdoğan” ve “Bijî Serok Apo” sloganları atıldı. Yürüyüş kortejinde Kürdistan ve dünyada özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirmiş kadınların fotoğrafları ile “Kadınların mücadelesi özgür yaşamı kuracak”, “Tene Na Be”, “Kadın mücadelesi enternasyonaldir” yazılı pankartlar taşındı. Yürüyüş boyunca arbaneleriyle de tempo tutan kadınlar, miting alanında halay kurdu. Eyleme Yeni Kadın, Sosyalist Kadınlar Birliği gibi birçok kadın örgütü ile Alman kadınlar da destek verdi.

‘İhanetçilikten vazgeç’

Danimarka’nın İshøj kentinde Sevê Kürt Kadın Meclisi’nin organizesiyle bir gece düzenlendi. Etkinlikte Avrupa Kürt Kadın Hareketi’nin (TJK-E) “Biz kadınlar varız, her yerdeyiz” başlıklı 8 Mart mesajı okundu ve Kürt kadınların direnişini anlatan bir sinevizyon izlendi. 
Ardından Danimarka Demokratik Kürt Toplum Meclisi adına Müzeyyen Baran bir konuşma yaptı. Baran, AKP/MHP iktidarından güç alarak Şengal’e saldıran KDP güçlerini kınadı, Barzani’yi bu ihanetçi ve işbirlikçi tutumundan vazgeçmeye çağırdı. 
Gece, Danimarkalı grup Fri Galaxe, Hozan Figen, Bêrîvan Arîn ve Murat Küçükavcı’nın müzik performansı ardından sona erdi. 

8 Mart ‘Hayır’ ile birlikte

İsviçre’nin Cenevre kentinde onlarca kadının katılımıyla bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte sinevizyon gösterimi ile Kürt kadının direnişi ve 8 Mart’ın ve “Hayır” kampanyasının önemine dikkat çekildi. Ardından halayla çekildi. 

Kanada’nın Toronto kentindeki 8 Mart etkinliğinde de diktatörlüğün oylanacağı referandum için ‘HAYIR’ mesajı verildi. Etkinlikte sanatçılar Heyva, Cem, Viyan, Sena Dersimî, Ergin Xelîkan sahne alırken, tiyatro gösterimi de yapıldı. 

Saraların, Sêvêlerin yoldaşıyız



Saraların, Sêvêlerin yoldaşıyız


GÜL GÜZEL / STUTTGART

Stuttgart Dostluk Köprüsü Derneği, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle Stuttgart Altes Feuerwehrhaus salonunda bir etkinlik düzenlendi. 
Dostluk Köprüsü başkanı Elif Sarı, 8 Mart’ın tarihi anlam ve önemini değerlendirdikten sonra Türkiye’deki kadın kırımına ve hak ihlallerine değindi. AKP’nin 7 Haziran seçimlerinden aldığı yenilgi sonucu vahşileşerek, kadını, erkeği, yaşlısı, genciyle Kürtleri terörist gösterip, tankı ile tüfeğiyle Kürt yörelerini enkaz haline dönüştürdüğünü söyleyen Sarı, 80 yaşındaki ananın başına silah dayayan faşizmi kınadığını belirtti. 

Sol Parti ‘Hayır’ için çabalayacak

Die Linke’nin milletvekili adayı Gökay Akbulut ise Almanya’da kadın emek sömürüsüne değinerek, şunları söyledi: “Kadın üzerinde her alanda bir sömürü ve fakirleştirme politikası devam ediyor. Sağlık sisteminde  yapılan kısıtlamalarla da sorunlar gittikçe büyüyor. Bu politikalara karşı mücadele etmek için mücadelemizi sürdüreceğiz. Türkiye’de AKP hükümetinin HDP, DBP siyasetçilerine, Kürt yerleşim alanlarına ve halkına saldırılarını şiddetle kınıyoruz. Yapılacak referandum seçimlerinde Die Linke Partisi olarak Hayır’ın kazanması için gereken desteği vereceğimizi belirtiyoruz.” 
Sanatçı ve siyasetçi Pınar Aydınlar da “Bizi tutuklama ve baskıyla sindiremezler. Biz baş eğmeyen Hüseyinlerin, Pir Sultan Abdallar’ın torunlarıyız. Biz Cizre’deki Mehmet Tunç, Orhan Tunç’larla birlikte mücadele edenleriz. Sakinelerin, Sêvêlerin yoldaşlarıyız. Her nerde olursak olalım İbrahim Kaypakkaya gibi ser verip sır vermeyenler olarak yolumuza devam edeceğiz. Yaşasın kadınların 8 Mart mücadelesi” dedi. Ardından ise konser verdi.

Tübingen eylemcisi konuştu

Etkinliğe katılan bir diğer isim ise ‘Bu Suça Ortak Olmayacağız’ bildirisine imza atan Akademisyen Betül Hava Yılmaz’dı. Barışa imza verdiği için ihraç edilip, terörist, vatan haini ilan edildiğini söyleyen Yılmaz, “Bulunduğumuz her alanda mücadelemize ve yapılan adaletsizlik ve suçları deşifre etmeye devam edeceğiz“ diyerek, Tübingen’de sürdürdüğü eylemi hakkında bilgi verdi. 
Kültürel programlarla gecenin geç saatlerine kadar süren etkinlik, halaylarla son buldu.


PAJK: Kadın ulusu yolunu çizmeli

Kürdistan Kadın Özgürlük Partisi (PAJK) Koordinasyonu,  8 Mart vesilesiyle bir mesaj yayınladı. Dünyanın erkek faşizminin elinde inim inim inlediğini vurgulayan PAJK, “Toplumun bedenine saldıran bu vahşi tek adamlar, ruhlarımızın küllerine postallarıyla basarak, ayak bastığımız her sokağa, dokunduğumuz her mekâna ırkçılığın siluetini dikiyorlar. Dincilikle süslendirilmiş milliyetçiliği şaha kaldırarak, nefes alıp verdiğimiz her yere tek adamları asıyorlar. Tüm bunlara karşı tarihin en eski sömürgesi HAYIR demeyecek de kim diyecek” dedi. 

Diktatörlere karşı mücadeleye sarılmalı

8 Mart’ta ‘kadın ulusu’nun dünyanın her yerinde diktatörlere karşı yaşamına sahip çıkması gerektiğini kaydeden PAJK, “Zamanın kadınca ruhunu okuyarak, dünyamızı yutmaya çalışan faşizme karşı tek yolumuz olan mücadeleye sarılmalı, yaşamımızla aramızda örülen bu kara çalıları söküp atmalıyız“ ifadelerini kullandı.  
‘Tekçiliğe karşı birliği, çokluğu ve kültürlerin zenginliğini inşa etmenin tam  zamanı’ olduğunu belirten PAJK, “Direnişçi ve özgürlükçü tarihimizden feyiz almalı, örgütlü olmayı, özgürce var olmanın tek koşulu olduğunu bilerek, yolumuzu çizmeliyiz“ dedi. 

Bahar yağmuru faşizmi gömmeli

Kürt kadınlara da seslenen PAJK, şu çağrıyı yaptı:  “Kürt kadını bu 8 Mart’ı faşizmin kâbusuna dönüştürmelidir. Saralara, Sêvêlere, Aysellere, Ekinlere ve Taybet analara sahip çıkmanın yolu, daha fazla mücadele, daha fazla örgütlenme ve daha fazla kimliğine sahip çıkmadır. Bodrumların vahşetinden üzerimize yağan asit yağmurlarını, 8 Mart’la bahar yağmurlarına dönüştürmeliyiz. Bu bahar yağmuru Newroz’la coşmalı, çağlayanlar gibi akarak, faşizmi gömmeli, yenmelidir.“