- Sol Parti, sosyal devletin güçlendirilmesi, servet vergisi, ekolojik dönüşüm, emek ve hayvan hakları gibi birçok başlığı kongresinde tartışacak. CDU/CSU-SPD koalisyonunun politikalarına karşı “sosyal protesto partisi” olarak konumlanan Sol Parti, yeni dönemde daha genç ve kadın ağırlıklı hat izleyecek.
Almanya’da Sol Parti (Die Linke), 19 Haziran’da Potsdam’daki Metropolis-Halle’de üç gün sürecek federal parti kongresine başladı. Hem yeni programı hem de yeni yönetimin belirleneceği kongreye, yaklaşık 600 delege katıldı. Kongrenin ana eksenini sosyal adalet, yeniden bölüşüm, ekolojik dönüşüm, barınma krizi, emek hakları, hayvan hakları, Filistin politikası ve antisemitizmle mücadele oluşturuyor.
Sol Parti, kendisini CDU/CSU-SPD koalisyonunun sosyal politika ve bütçe planlarına karşı bir “sosyal protesto partisi” olarak konumlandırmak istiyor. Parti yönetimi, özellikle sosyal devletin zayıflatılmasına, çalışan haklarında geri adım atılmasına ve kamu yatırımlarının yetersiz kalmasına karşı daha görünür bir muhalefet hattı kurmayı hedefliyor.
Sokağı örgütleme zamanı
Sol Parti Eşbaşkanı Ines Schwerdtner, CDU/CSU-SPD koalisyonunun reform planlarını sert sözlerle eleştiriyor. Schwerdtner’e göre bu planlar, sosyal devlete ve Almanya’da uzun mücadelelerle kazanılmış çalışan haklarına yönelik ağır bir saldırı niteliği taşıyor. Parti yönetimi, bu tepkiyi yalnızca Meclis içinde değil, sokakta da büyütmek istiyor.
Schwerdtner, Haziran başından bu yana farklı şehirlerde protesto çağrıları yapıyor. Sol Parti, bu hattı geçmişte Hartz IV reformlarına karşı oluşan toplumsal tepkinin yeni bir benzeri olarak büyütmeyi amaçlıyor. Ancak şu ana kadarki gösteriler, 2000’li yılların başındaki büyük Pazartesi eylemlerinin oldukça gerisinde kaldı. Katılım şimdilik yüzlerle sınırlı.
Ekonomik alternatifler sunuyor
Kongrede görüşülecek ana metinlerden biri, Sol Parti’nin CDU/CSU-SPD koalisyonuna karşı ekonomik alternatifini ortaya koyuyor. Bu hattın merkezinde yeniden bölüşüm yer alıyor. Parti, çok zenginlerden daha fazla vergi alınmasını istiyor. Bunun için servet vergisinin hayata geçirilmesi ve miras vergisinin daha adil hâle getirilmesi talep ediliyor. Sol Parti’ye göre sosyal devletin finansmanı yalnızca çalışanların ve düşük gelirli kesimlerin omuzlarına bırakılamaz. Büyük servet sahiplerinin de kamu hizmetlerinin ve sosyal güvenliğin finansmanına daha fazla katkı vermesi gerekiyor.
Borç freni kaldırılsın talebi
Partinin bir diğer temel talebi, Almanya’daki borç freninin kaldırılması. Sol Parti, eyaletlerde ve belediyelerde biriken yatırım açığının artık mevcut bütçe kurallarıyla kapatılamayacağını savunuyor. Yine sanayideki kriz, altyapı eksikleri, konut sorunu ve iklim yatırımları için daha güçlü bir kamu harcaması gerektiği belirtiliyor. CDU/CSU ve SPD’nin 500 milyar euroluk özel fonunun bu ihtiyacı karşılamaya yetmeyeceği görüşü öne çıkıyor. Enerji, sağlık ve konut gibi temel alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin kamulaştırılması da parti içindeki güçlü talepler arasında yer alıyor.
Ekoloji ve iklim politikasında düzenleme
Öte yandan, Sol Parti içindeki Ekolojik Platform, temel gıda ürünlerinin yeniden tanımlanmasını istiyor. Bu başlık, kongrede sosyal politika ile iklim politikasını birleştiren önerilerden biri olarak öne çıkıyor. Tahıl, baklagil, kök sebzeler, algler, meyve, kuruyemiş, mantar, bitkisel yağlar ve bebek mamalarının temel gıda kapsamına alınması öneriliyor. Bu ürünlerden KDV alınmaması talep ediliyor. Hayvansal ürünlerin ise bebek maması istisnası dışında temel gıda kapsamı dışında bırakılması isteniyor. Amaç, düşük gelirli hanelerin sağlıklı gıdaya daha kolay erişmesini sağlamak ve kamu desteğini daha sürdürülebilir ürünlere yöneltmek. Kısacası programdaki tüm taleplerin ekolojik gerçeklikle uyumlu olması gerektiği belirtiliyor.
Hayvan hakları da gündemde
Hayvan hakları da kongre belgelerinde dikkat çeken başlıklardan biri. Hayvan Hakları Çalışma Grubu, hayvanat bahçeleri, akvaryumlar ve eğlence amaçlı hayvan sergileyen kurumlar için kademeli bir çıkış planı hazırlanmasını talep ediyor. Mevcut hayvanlar için güvenli, türlerine uygun ve uzun vadeli bakım modelleri oluşturulması isteniyor.
Çocukların hayvanları tanıması için dijital ve üç boyutlu simülasyonlar gibi alternatif yöntemler öneriliyor. Böylece eğitim amacı, hayvanların esaret altında sergilenmesine dayanmayan yeni araçlarla karşılanmak isteniyor.
Ortadoğu en hassas dosya
Sol Parti kongresinin en zorlu başlıklarından biri Ortadoğu politikası. İsrail-Filistin savaşı, uzun süredir parti içinde derin tartışmalara yol açıyor. Parti yönetimi bu kez tartışmayı kontrolsüz biçimde büyütmemek için önceden bir başvuru metni hazırladı. Bu metin, parti içindeki farklı eğilimleri aynı çerçevede toplamaya çalışıyor.
Metinde “İsrail’in var olma hakkı kabul edilirken, Filistinliler için ayrı bir devlet hakkı” da savunuluyor. Aynı zamanda İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki işgal politikası sert biçimde eleştiriliyor. Bu başlık, Sol Parti’nin “Filistin halkıyla dayanışma, İsrail’in güvenliği, ifade özgürlüğü ve antisemitizmle mücadele arasındaki dengeyi nasıl kuracağı” açısından belirleyici olacak.
Parti içi yaptırımlar
Kongrede parti içi yaptırımlar ve Filistin dayanışması da gündeme gelecek. “Parti ihraçlarına hayır” başlıklı öneri, savaş ve işgal mağdurlarıyla dayanışmayı öne çıkarıyor. Bu kapsamda Filistin’le dayanışma gösteren bazı isimlere yönelik parti içi yaptırımların gözden geçirilmesi isteniyor. Ramsis Kilani’nin partiye dönüşü de bu başlık altında tartışmaya açılıyor. Bu dosya, partinin antisemitizm suçlamaları karşısında nasıl bir tutum alacağı ve Filistin dayanışmasını hangi sınırlar içinde tanımlayacağı açısından kongrenin en hassas alanlarından biri olacak.
Antisemitizme karşı daha net çizgi
Kongre belgelerinde antisemitizmle mücadeleye ilişkin ayrı bir başlık da bulunuyor. “Bir daha asla sorumluluk demektir” başlıklı metin, Yahudilerle dayanışmanın güçlendirilmesini ve her tür antisemitizme karşı daha kararlı bir tutum alınmasını istiyor. Yahudi kurumlarıyla ilişkilerin artırılması, parti içinde eğitim çalışmalarının güçlendirilmesi ve antisemitizmle mücadelede daha görünür bir siyasi çizgi izlenmesi talep ediliyor. Ines Schwerdtner da kongre öncesinde antisemitizme karşı kırmızı çizgilerin net olması gerektiğini vurgulamıştı.
Van Aken ayrılıyor, Pantisano geliyor
Kongrenin bir diğer önemli gündemi yetkili ve kadrolar. Mevcut eşbaşkan Jan van Aken, sağlık nedenleriyle yeniden aday olmayacak. 2024’te partiyi düşük oy oranlarıyla devralan van Aken döneminde Die Linke, 2025 federal seçimlerinde yüzde 8,8 oy alarak beklenmedik bir toparlanma göstermişti. Güncel anketlerde bu oran çift haneli seviyelere ulaştı.
Jan van Aken’in yerine Luigi Pantisano’nun aday olması bekleniyor. Baden-Württemberg eyaletindeki Waiblingen’den gelen Pantisano, yeniden aday olan Ines Schwerdtner ile yeni eşbaşkanlığı oluşturmak istiyor. Schwerdtner’in Pantisano’yu erken aşamada tercih ettiği biliniyor. Bu durum parti içinde bazı rahatsızlıklara yol açtı. Bazı üyeler, adaylığın fazla önceden hazırlanmış bir süreç gibi göründüğünü düşünüyor. Buna rağmen şu ana kadar başka bir aday çıkmadı. Ancak adaylık başvuruları Cumartesi (20 Haziran) öğleden sonraki seçime kadar mümkün olduğu için kongrede sürpriz yaşanabilir.
Genç ve kadın ağırlıklı profil
Partinin üye sayısı 2025’ten beri hızla artarak 126 bine ulaştı. Parti artık daha genç, daha kadın ağırlıklı ve Batı Almanya’da daha güçlü bir parti görünümü veriyor. Potsdam kongresindeki delege yapısı da bunu gösteriyor. Delegelerin üçte birinden azı Doğu Almanya’dan geliyor. Yarısından fazlası ise partiye 2023’ten sonra katıldı.
Potsdam kongresi, Sol Parti açısından yalnızca bir program kongresi olmayacak. Hem CDU/CSU-SPD koalisyonuna karşı sosyal muhalefet hattını hem de kendi içindeki kimlik, ekoloji, barış ve dış politika tartışmalarını aynı anda ele alacak. HABER MERKEZİ