Yolsuzluk operasyonunu değerlendiren EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, "Asıl problemli kısım, AKP ve cemaat arasında bir çatışma olmasa biz ve kamuoyu bunu öğrenmeyecek ve bu durum böylece devam edecekti. Bu yolsuzluk ve rüşvetler adalet arayışı için ortaya çıkmadı. Siyasi hesaplaşma ve kapışma sonucu ortaya çıktı. Bu kötü bir durum" dedi. Yapılması gerekenin 'yesinler birbirini demek' olmadığını vurgulayan Gürkan, şunları ekledi: "Bu duruma toplumsal muhalefet seyirci kalmamalı. Türkiye'nin demokratikleşmesi, bunun sorumlularının yargılanması ve cezalandırılması için toplumsal bir örgütlenme yaratılmalı ve buna karşı mücadele edilmelidir."


Taş: Yolsuzluk düzenidir

ÖDP Eşbaşkanı Alper Taş, rüşvet ve yolsuzlukların ortaya dökülmesinin nedeninin AKP ve Fethullah Gülen Cemaati arasında çatışma olduğunu ifade etti. ''Suyun derinlerindeki kısmı hala göremiyoruz, bu suyun üstündeki buzdağıdır sadece. Derinlerde büyük yolsuzluklar var. Düzenin yolsuzluk düzeni olduğu son derece açık" değerlendirmesinde bulunan Taş, bunun AKP ve cemaatın ürünü olduğunu söyledi. Taş, şunları söyledi: "Kendilerini temizleyemezler. Bunların çatışmasından eşitlik ve özgürlük ortaya çıkmaz. Düzenin pislikleri ortaya çıkar. Buradan bağımsız ve özgürlükçü bir sistem çıkmaz. Hükümetin istifa etmesi gerekiyor. 4 bakanın istifa etmesi yetmez. Gezi direnişi AKP içerisindeki çatlakları derinleştirmişti. Şimdi çatlaklar daha da büyüyor. AKP rejiminin sonunu işaret eden gelişmeler olarak tarihe geçiyor bunlar. Bizim yapmamız gereken kendi bağımsız çizgimizle, özgürlükçü ve eşitlikçi bir şekilde mücadelemizi sürdürmek."

Turan: Seyirci kalınmamalı

SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan ise operasyonun egemenler arasındaki güç ilişkisi, çatışma ve çelişkiyi ortaya çıkardığına işaret ederek, ''Paraleli ve devletin kendisi suç şebekesine dönüşmüştür. Bunun sebebi Kürt sorunu başta olmak üzere ülkedeki öne çıkan sorunların çözülmemesidir'' tespitini yaptı. AKP'nin işin içinden çıkamaz durumda olduğuna işaret eden Turan, "Emniyet müdürlerini görevden alarak. operasyon üzerindeki 'acaba bu hesaplaşma mı' sorusunu netleştirmiştir'' dedi.
Turan, yolsuzluk operasyonları karşısında sol ve sosyalist güçlerin seyirci kalmaması gerektiğinin altını çizdi. ''Bu ülkede 'başka bir dünya mümkündür' diyenler için bir durum var. Seyirci değil aktör olmak gerekiyor'' diyen Turan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Tabi burada solun ve sosyalistlerin 'yesinler birbirini' yönünde bir yaklaşıma girmiş olmaları doğru bir tutum değil. Bir süre sonra uzlaşmaya varacaklardır. Bu tekrar sol ve Kürt hareketi üzerine baskı olarak dönecektir. Seyirlik bir mesele değil bu durum. İnisiyatif alınacak bir süreç, özellikle HDK açısından önemli bir dönem.''


İBRAHİM ASLAN/DİHA/ANKARA