Kendisi İran dışına çıkamayan usta yönetmenin kızı Solmaz Panahi, Cafer Panahi hakkında bilinmeyenleri ve sinemasını anlattı. Söyleşide son filmi “Taksi Tahran” da dâhil birçok kez birlikte çalıştığı kurgucu Mastaneh Mohajer de yer aldı. Yönetmenin kızına ağırlıklı olarak Panahi’nin İran’daki son durumu soruldu. En çok merak edilen ise 20 yıllık sinema yasağı olan Panahi’nin ev hapsinde olup olmadığıydı. Solmaz Panahi, babasının ev hapsinde olmadığını, bunu özellikle defalarca açıkladıklarını fakat dış basında sürekli böyle yer aldığını vurguladı. Solmaz Panahi, babasının İran sınırları dışına çıkamadığını bunun yanısıra film çekmesinin yasak olduğunu ve röportaj veremediğini sözlerine ekledi.
Sadece kamerası küçüldü
Fakat hem Solmaz Panahi hem de Mastaneh Mohajer, Cafer Panahi’nin film çekmekten asla vazgeçmediğini, aksine bunun yollarını bir şekilde bulduğunun altını çizdi. Mohajer, İran’da yasakların olduğunu fakat bunun sanat yapacak kişilerin önüne geçemediğine de sık sık değindi.
Yönetmenin son filmi “Taksi Tahran”ın geçen yılki, 65’inci Berlin Film Festivali’ne ulaştırılmasını buna örnek gösteren Solmaz Panahi “Babamın yasaktan sonra sadece kamerası küçüldü, eskiden büyüktü, şimdiyse bir taksinin içine sığacak boyutta” dedi.
“Taksi Tahran”ın Berlinale’den Altın Ayı almasını İran hükümetinin nasıl karşılandığı sorusuna cevap veren filmin kurgucusu Mastaneh Mohajer şunları söyledi “Taksi Tahran, Berlinale’de büyük ödülü aldıktan sonra İran’daki gazeteler bunu hemen haber yapmadı. Önce derin bir sessizlik oldu. Ama bir süre sonra görmezden gelmeyi bıraktılar ve ödülünde büyüklüğünden kaynaklı haber yapıldı. Emin olun bu büyük ödül karşısında iktidar bile gururlandı.”
Bisiklet Hırsızları ve Yol
İzleyicilerin en merak ettiği şeyse Cafer Panahi’nin İran’ı terk etmeyi düşünüp düşünmediği oldu. Panahi’nin kızı, yönetmenin zaten İran’la varolduğunu, oradaki sorunları anlatmak istediğini ve böyle bir düşüncesi olmadığını belirtti. Solmaz Panahi, kendisine yöneltilen “Cafer Panahi, tıpkı Yılmaz Güney de olduğu gibi değerinin ülkesi tarafından sonradan bilinecek olmasından kaygı duyuyor mu?” sorusunu şöyle yanıtladı: “Babamın sinemaya başlamasında etkili iki film vardı, bunlardan biri Vittorio De Sica’nın ‘Bisiklet Hırsızları’ diğeri de Yılmaz Güney’in ‘Yol’ filmi. Bu soruyu sormanız ilginç bir tesadüf oldu. Yine de babam bu yasağın kalkacağına dair umutlu. Umudunu hiçbir zaman yitirmedi.”
SUZAN DEMİR