
Gazeteci ve LGBT aktivisti Yıldız Tar'ın kaleme aldığı, sosyalist hareketlerin LGBT hareketi ile ilişkisini ele alan "Yoldaş ben ibneyim, Solun LGBT ile imtihanı" Ceylan Yayınları'ndan çıktı. Sosyalist hareketlerin temsilcileriyle yapılmış söyleşilerin yer aldığı kitapta, Tar'ın LGBT aktivisti olarak yaşadıkları da yer alıyor. Tar, söyleşiler ile ilgili düşüncelerini ise "Gastecinin söyleşi notları" başlığı altında okuyucu ile paylaşıyor.
Sol'un LGBT'ye bakışı
Çalışmanın nasıl ortaya çıktığını anlatan Tar, Gezi direnişi ile birlikte bu çalışmayı ortaya koymaya karar verdiğini söyledi. Tar, "LGBT hareketinin kazandığı görünürlük ve Haziran ayaklanmasının en temel öznelerinden biri olması birçok şeyi de düşünmeyi beraberinde getirdi. Bunlardan birisi de benim en çok aklıma takılan sol, sosyalist, devrimci yapılarla ilişkisiydi" dedi. "Bir LGBT aktivisti olarak biliyorum ki, biz yıllardır kendimizi tanımladığımız alan itibariyle anti kapitalist, ırkçılık, milliyetçilik karşıtı ekolojik mücadele yürüten bir hareket olarak tanımlanıyoruz. Ve doğalında bunun diğer sol sosyalist yapılarla bir ilişki doğurmasını bekliyorduk" diyen Tar, Gezi direnişinin bir karşılaşma anı olduğunu ifade etti.
Tar, birçok sosyalist yapıyla röportajlar gerçekleştirdiğini belirterek, "Röportajları olduğu gibi söyleşi formatında yayınlayıp, merkezi düzeyde sol sosyalist yapılar ne diyor onu yansıtmak yolunu seçtim. Kitabın giriş kısmında ise, bir LGBT aktivisti ve sosyalist yurtsever olarak kendi deneyimlerimden bahsetmek gibi bir yöntem izledim. Söyleşilere dair benim görüşlerimi, eleştirilerimi, aklıma takılanları da 'gastecinin söyleşi notları' diye bir bölüm ekleyerek yayınladım" dedi. Uzunca bir süre, 'burjuva yozlaşması', 'yoz kültür' argümanı ön plana çıktı. 2000'lerin başında 'Bir insan hakları meselesi ama…' devamında kocaman bir boşluk. 'Toplum buna hazır değil', 'Halkımız bunu kaldıramaz' gibi yaklaşımlar hakimdi. Şimdi gerçekleştirdiğim röportajlarda bile tam olarak bunun silindiğini göremiyoruz" dedi.
Sol LGBT konusunda ne yapacağını bilemiyor
Bazı sosyalist yapılarda ise ,"Tamam LGBT mücadelesi önemli ama ne yapalım?" gibi bir yaklaşımın söz konusu olduğunu belirten Tar, "Örgütlerin kendilerini çok yabancı hissettikleri bir alan. Ne yapacaklarını bilemiyorlar, nasıl bir yol yöntem izleyip mücadeleye katacakları konusunda sıkıntı var. Yine bu meseleyi ele alış biçimlerinde bir sıkıntı var. İnsan hakları meselesiyle sınırlama gibi bir yaklaşım var. Evet, bu bir insan hakları ihlali doğru, ama sosyalist örgütlerin diğer her konuda olduğu gibi bu konuda da sosyolojik ve ideolojik bir yaklaşım gerçekleştirmesi gerekiyor. Bunu bir iki yapı dışında hiçbir yerde göremedim ben açıkçası" diyerek bu eksikliğin sosyalist yapıların harekete geçmesini zorlaştırdığını ifade etti.
Tar, "LGBT hareketinin Gezi'ye kadar bir görünürlük politikası vardı. Mücadelesi, görünür olma ve 'Ben de varım' deme mücadelesiydi. Gezi'de bu mücadele bir eşiği atladı" dedi. Yıldız Tar, LGBT hareketinin sadece sosyalist yapılarla değil, pek çok farklı kesimle de bir araya geldiğini belirtti. Gezi'de yaşananlarla ilgili, "Benim aklıma gelmezdi açıkçası Gezi'den önce taraftar gruplarının 'İbneyi bir küfür olarak kullandık özür dileriz' diyebileceğini" diyen Tar, buna karşın homofobinin hala devam ettiğini söyledi. Tar, "Bunun ilerisinin nasıl örüleceği sorusu önümüzde duruyor. Hem LGBT hareketi açısından hem Gezi direnişi açısından. Bir sosyalist olarak sosyalist örgütlerin Gezi direnişini tam olarak anladığını düşünmüyorum. Gezi direnişini en iyi anlayıp, o dinamiği mücadelesine katabilen LGBT hareketiydi" şemlinde konuştu. Tar, öte yandan bir de LGBT hareketi açısından tehlike bulunduğunu belirterek, bu tehlikeyi, "Gezi'den önce, daha öncesinde doğrudan temas kurmayan birçok kesim, örneğin ulusalcılar da LGBT meselesini gündemlerine almaya başladı. LGBT hareketinin şu ana kadarki çizgisi, antikapitalist, milliyetçiliğe karşı bir çizgi ve bu çizgiyi koruması gerekiyor" şeklinde anlattı. Tar, LGBT hareketini bekleyen temel sorunun ulusalcıların bu politikalarına karşı nasıl tutum alınacağı olduğuna işaret etti.
KCK ile de görüşmek istiyorum
Görüşmeleri yaparken bilinçli olarak BDP ile görüşmediğini de sözlerine ekleyen Tar, "Bu BDP'yi sola dahil etmemek değil. Bence BDP, Türkiye ve Kürdistan'daki sol muhalif ve sosyalist karakter taşıyan bir yapı. Kürt Özgürlük Hareketi de keza öyle. Dahil etmeme sebebim, ben bu konuya dair görüş belirtmeyen sosyalist yapıları konuşturmak istedim. Onları bir şekilde LGBT politikalarına katmayı amaçladım. BDP için böyle bir şey söz konusu değil. Çünkü Sebahat Tuncel Meclis'te LGBT konusunu gündemleştirdi" dedi.
BDP'nin LGBT konusundaki dönüşümünü daha önceden başlatan bir yapı olduğunu belirten Tar, "BDP konusunda ayrı bir çalışma yapmak gerekiyor, bu çalışmaya diğer Kürt yapılarını da katmak istiyorum. Hatta benim en büyük hayalim Kandil'e gidip Kandil'in bu konuda ne düşündüğünü öğrenmek. 'KCK yönetimi bu konuda ne düşünüyor, LGBT mücadelesine ilişkin bir fikri var mı, cinsiyet özgürlükçü paradigması LGBT'leri kapsıyor mu?' sorularının yanıtı olacak bir çalışma yapmayı çok istiyorum açıkçası. Kürt Özgürlük Hareketi'nin LGBT'ye yaklaşım konusunda çok önemli bir yerde olduğu fikrindeyim" diye belirtti.
SEVDİYE ERGÜRBÜZ/DİHA/İSTANBUL