İşçi ölümleri ve maden katliamlarında dünyada birinci olan Türk devleti, Manisa'nın Soma İlçesi'ndeki maden ocağında yaşanan patlama nedeniyle bugüne kadar yaşanan en büyük işçi katliamının da faili oldu. Katliamda ölenlerin gerçek sayısını gizleyen AKP Hükümeti katliamda 238 kişinin öldüğünü açıkladı. ''Bunlar olağan şeyler, mesleğin fıtratı'' diyen Erdoğan, 1862’deki İngiltere'deki maden kazasını örnek göstererek katliamı meşrulaştırmaya çalıştı ve aldıkları sözde önlemleri şöyle sıraladı: "Cuma günü hutbeler okunacak, camilerde salalar okunuyor." Nedeni henüz kesinleşmeyen patlamanın vardiye değişimi saatinde yaşanması nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısının iki kat fazla olduğu belirtiliyor. Patlama anında madende 780'in üzerinde işçi bulunduğu belirtilirken, yüzlerce işçinin mahsur kaldığı, kazada ölenlerin gerçek sayısının açıklanandan çok daha fazla olduğu ve ölü sayısının artabileceği dile getiriliyor.

Maden cinayetlerinde birinciliği dünyada kimseye kaptırmayan ve pişkince açıklamalarla emekçi ölümlerini “kader” olarak adlandıran Türk devleti, bir kez daha korkunç bir katliama yol açtı. Manisa’nın Soma ilçesinde Eynez mevkisindeki Soma Madencilik’e ait kömür ocağında önceki gün yerel saatle 15.00 sularında bir patlama yaşandı. AKP katliamda 238 işçinin öldüğünü açıklarken, kaçak, çocuk, yabancı işçi ve sigortasız işçilerin çalıştırıldığı dile getirilen madende ölü sayısının çok daha yüksek olduğu belirtiliyor. Yaşamını yitiren işçiler arasında 15 yaşında çocuklar da bulunuyor. Patlamanın işçilerin vardiye değişimi esnasında yaşanması, madende bulunan işçi sayısının iki kat fazla olması nedeniyle ölü sayısının artabileceği belirtiliyor. İşçi aileleri ve bazı kaynakların yaptığı açıklamalarda, vardiye değimi sırasında madende bulunan işçi sayısının 787 olduğu ifade edildi. Şimdiye kadar madenden 363 kişi canlı çıkarılırken, 238 kişinin de cenazesi çıkarıldı. Buna göre madende en az 219 işçinin daha bulunduğu tahmin ediliyor.

Soma yöneticileri AKP üyesi

Maden kazasının gerçekleştiği işletmenin sahibi Soma Holding’in AKP’yle bağları dikkat çekiyor. Soma Holding Maden İşletmeleri Genel Müdürü Ramazan Doğru’nun eşi Melike Doğru AKP’yi Manisa Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde temsil ediyor. Melike Doğru meclis üyesi olmadan önce işçilerin hayatını kaybettiği Soma Kömür İşletmeleri’nde İdari İşler Müdürü’ydü.

'Trafo patladı' iddiası

İlk açıklamalarda, facianın patlayan elektrik trafosu ardından çıkan yangın nedeniyle meydana geldiği belirtildi. Açıklamalara göre; yangın nedeniyle ocakta bulunan yüzlerce işçi mahsur kaldı. Bu arada, içeride mahsur kalan işçilere temiz hava pompalandı. Yangın sonrası dumanın maden ocağına yayılması nedeniyle çok sayıda işçi dumandan zehirlenerek, yaşamını yitirdi.

Amirler yanlış yönlerdirdi
Katliamdan yaralı kurtulan bir işçi, "Yangın vardı ondan dolayı oldu. Temiz havadayken olduğumuz bölgede 143 kişiydik. Amirler bizi yanlış yönlendirdiler. Havanın geldiği kısma yönlendirdiler. Havanın geldiği yönden girince komple mahsur kaldı arkadaşlar. İleri geri kaçanlar kaçtı, kaçmayanlar bir şekilde kurtuldular. Geriye dönüyorlar, geldikleri istikamete geri dönüyorlar, öyle kurtuldular. Tam terse gidenler kurtulamıyorlar'' dedi.
 
Hükümet katliamı gizliyor

Türkiye tarihinde en büyük maden facialarından birisi olan Soma'da yaşanan maden faciasının sebebine ilişkin ise işaret edilen denetimsizlik. Arama çalışmalarının devam ettiği maden ocağında mahsur kalan işçilerin sayısı hakkında yetkililerin yaptıkları açıklamalar ise hala muğlak. Komuoyunda yükselen tepkileri azaltmak için harekete geçen AKP hükümeti, katliamdaki sorumluluğunu örtbas etmeye çalışarak, yaşamını yitirenlerin ailelerine para yardımında bulunulacağını açıkladı. Ölen işçiler de 'şehit' ilan edildi. Faciaya ilişkin açıklamalarda bulunan Türkiye Enerji Bakanı Taner Yıldız ve Soma Holding de facianın trafo patlaması nedeniyle yaşandığını iddia etti. Ölen madencileri teşhisiyle ilgili olarak da Yıldız, "Yanık söz konusu değil. İşçi kardeşlerimiz karbonmonoksit zehirlenmesi nedeniyle şehit oldular" diye konuştu. Enerji Bakanı ısrarlı sorulara rağmen madende mahsur kalan işçi sayısını açıklamaktan kaçındı. Ölü sayısını sınırlı tutan Yıldız, gün içinde yaptığı açıklamalarda Soma faciasının "Türkiye'de şu ana kadar yaşanmış en yüksek işçi kaybıyla sonuçlanan kazaya doğru gittiğini" söylemekle yetindi.

Erdoğan'a göre olağan şeyler!

Türk Başbakan R. Tayyip Erdoğan ise katliamdan 24 sonra gittiği Soma'da yaptığı açıklamada, o ana kadar 238 işçinin hayatını kaybettiğini, madende halen 120 işçinin bulunduğunu söyledi. Erdoğan, 150 yıllık bir zaman dilimi içerisinde daha çok ölümün olduğu iş cinayetlerini saydı, 1862’deki İngiltere'deki maden kazasını örnek göstererek katliamı meşrulaştırmaya çalıştı ve “Bunlar olağan şeyler. Bunun fıtratında bu var, hiç kaza olmayacak diye bir şey yok” dedi. Erdoğan aldıkları önlemleri şöyle sıraladı: Cuma günü hutbeler okunacak, camilerde salalar okunuyor."
Hükümet eksenli yayın yapan yandaş medyaya teşekkür etmeyi ihmal etmeyen Erdoğan, sadece yetkililerin açıklamalarına inanılmasını istemekten de sakınmadı: ''Sağlıklı bilgilendirme konusunda, enerji ve tabi kaynaklar bakanımız başta olmak üzere, sadece yetkililerin açıklamasının dikkate alınmasını özellikle rica ediyorum.”

Ailelerle görüşmedi

Başbakan Erdoğan’ın Soma’daki yangın çıkan madeni de ziyaret etti, ziyareti sırasında bölgeye çok sayıda polis getirildi, çevre ablukaya alındı. Madende incelemelerde bulunan Başbakan Erdoğan, madendeki yakınlarını bekleyen ailelerle görüşmedi. Gazeteciler ve avukatların bulunduğu kapalı alan da ziyaret sırasında abluka altına alındı, dışarı çıkmalarına “güvenlik tedbiri” denilerek izin verilmedi.

Erdoğan protesto edildi

Erdoğan, düzenlediği basın toplantısının çıkışında ise bir grup tarafından protesto edildi. O sırada aracında olan Erdoğan, araçtan inerek kendisi aleyhine slogan atan grubun yanına giderek, konuşmak istedi. Ancak, kalabalığın artması ve tansiyonun yükselmesi sonucu, Erdoğan yakındaki bir süpermarkete sığınmak zorunda kaldı. Erdoğan daha sonra, Akhisar Devlet Hastanesi'ne gitmek üzere, süpermarketten ayrıldı. Erdoğan'ı protesto eden gruptan iki kişi gözaltına alındı.

Yardım teklifleri kabul edilmedi

Türk Dışişleri Bakanlığı ise katliam ardından dış ülkelerin yaptığı yardım teklifini reddetti. Dışişleri Bakanlığı, Soma'daki maden faciasının ardından “pek çok ülkeden yardım teklifi geldiğini ancak şu an için yardıma ihtiyaç olmadığını” duyurdu.

Umutlar tükendi

Madende mahsur kalan işçiler için umutlar tükenirken kurtarma ekipleri dün gün boyu kurtarma çalışmalarını sürdürdü. Ancak sendika yetkilileri zaman geçtikçe madenden işçilerin sağ çıkarılması ihtimalinin çok zayıf olduğunu söyledi. Kurtarma ekiplerinin madenin galeri uzunluğunun 3,5  kilometreye yakın olması nedeniyle işçilere ulaşmasının da zaman aldığı belirtildi.
Kurtarma ekiplerinden de dumanın etkisiyle fenalaşanlar oldu. Soma'ya giden tüm yollarda yer yer kimlik kontrollerinin yapıldığı öğrenilirken, ilçeye çok sayıda ambulans gönderildi. 

Bekleyiş sürüyor

Hastane önünde ağıt yakan kadınlar bekleyişi gün boyu devam etti. Ölü sayısının tam olarak açıklanmaması ise krize neden oldu. Hastane önünde zaman zaman sinir krizleri geçirerek, fenalaşan işçi yakınlarını Başbakan'ın gelişiyle hastanede yapılan olağanüstü önlem nedeniyle acılar ikiye katlandı. Hastaneye giriş yapan her ambulansa gözleri çevrilen ailelerin acılı bekleyişi devam ediyor. 

Cenazeler soğuk hava deposunda

Madenden çıkarılan cenazeleri koyacak yer bulunamayınca, Manisa'nın Kırkağaç İlçesi'nde kaymakamlığa ait kavun depolamak için yapılan soğuk hava deposu hazırlandı. Ayrıca soğuk hava tertibatlı 20 TIR gönderildi. Çevre il ve ilçelerden kimlik tespiti ve otopsi için adli tıp uzmanları ve savcılar da bölgeye gönderildi. Yakınlarını kaybedenler de hastane morgları ve Kırkağaç'taki geçici morga giderek yakınlarını teşhis etmeye çalıştı. Dün itibariyle 100'ün üzerinde işçinin kimliği tespit edildi.

Yan yana toprağa verildiler

Faciada hayatını kaybeden madenciler dün öğleden sonra toprağa verilmeye başlandı. İşçiler için Soma'da Kırkağaç yolu üzerindeki belediyeye ait şehir mezarlığında yan yana mezarlar açıldı. 5 bin metrekarelik alan ölen madencilerin mezarları için ayrıldı. Cenazeler için yeterince tabut olmadığından Manisa merkez ile çevre köylerden tabutlar toplanıyor.

AKP ölü sayısını gizliyor

Prof. Dr. Gaye Yılmaz, AKP hükümetinin tıpkı Van ve Gölcük depreminde olduğu gibi tepkilerin önüne geçebilmek için ölü sayısını gizleme adına cesetleri toprağın altında bırakma ihtimalinin yüksek olduğuna vurgu yaptı. Ölen işçilerin sayısının açıklamalardan çok daha yüksek olabileceğini belirten İşçi Sağlığı ve İş güvenliği Meclisi'nden Murat Çakır da madende sık sık yangın çıktığı bilgisini aktardı. İş cinayetleri davalarında yaşamını yitiren işçilerin ailelerinin avukatlarından Berrin Demir de facia ilk duyulduğunda işçilerin kendisini arayarak, "Burada yüzlerce insan öldü. Bunlar nasıl bu rakamları açıklıyor" dediğini anlatarak şunları söyledi:"Yetkililer halen yalan söylüyor. Bu yaşanan tam bir katliamdır. Üstelik göz göre göre gelen katliam. 'Verimli topraklardı oralar, maden arıyoruz' diye delik deşik ettiler. İşçiler bizi bu toprakların altına gömecekler diyorlardı. Öyle de oldular. Canlı canlı toprağın altına girdiler. İçimiz yanıyor."

'Büyük bir felaket'

Maden-İş Sendikası Ege Bölgesi Şubesi Başkanı Tamer Küçükgencay da yaşanan faciayı "İnsanlığın yaşadığı büyük bir felaket" olarak nitelendirdi. Denetim mekanizmalarının katı hale getirilmemesinin madenlerde kazalara sebep olduğunu belirten Küçükgencay, "Bu tür kazalar olmadan önce önlemlerin alınması gerekli. Bu tür kazaların önüne geçmek için denetleme mekanizmaların katı hale getirilmesi lazım" dedi.

HABER MERKEZİ





Dünyada birinci

Madenlerde yaşanan ölümlerde Türkiye dünyanın en büyük maden üreticilerinden Çin’in dahi önünde ve dünya birincisi. İş kazalarında ise Avrupa birincisi. Dev Maden Sen’in 2013 yılı madencilik sektörü iş kazaları raporuna göre, 2012’de 78 madenci yaşamını yitirirken, 2013’e gelindiğinde bu sayı 95’e yükseldi. Facianın yaşandığı Soma’da ise 2013 yılında 8 işçi yaşamını yitirdi. 1941’den günümüze kadar ise madenlerde grizu patlaması, göç ve yangından kaynaklı ‘iş kazalarında’ 3 binden fazla işçi yaşamını yitirdi, 100 bini aşkın kişi yargılandı. AKP 12 yıllık iktidarı döneminde önlenebilir iş kazalarında hayatını kaybeden işçilerin sayısı ise 13 bin.

19 yıldır imzalamıyor


Türkiye, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 176 numaralı “Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi”ni 19 yıldır imzalamadı. Sözleşme hükümete ve işverene önemli sorumluluklar yüklüyor. 17 Mayıs 2010’da 30 maden işçisinin öldüğü Zonguldak’taki patlamanın ardından Türkiye ILO 176’yı yeniden gündemine almış ancak imzalamamıştı.
Sözleşmeyle işverenler kazaları önlemek için her türlü önlemi alma, işçileri bilgilendirme ve eğitme yükümlülüğü altında. Kaza olduğunda gerekli tıbbi yardıma ulaşmalarını sağlamak zorunda. Sözleşme, hükümetlereyse teknik kılavuzların hazırlanması, denetimlerin düzenlenmesi, denetimlere ilişkin gerekli yasal düzenlemelerin sağlaması ve kazaların etkili soruşturulması gibi yükümlülükler getiriyor. İşçilerin ve temsilcilerininse kazaları, riskli durumları bildirmek, güvenlik ve sağlıklarına ilişkin koşullara dair bilgi edinmek, güvenlik ve sağlık önlemlerinin karar süreçlerine katılmak gibi hakları ve yükümlülükleri var.

Meclis 20 gün önce reddetti


Meclisin Soma'yla ilgili önergeyi faciadan sadece 20 gün önce reddettiği ortaya çıktı. CHP Manisa Milletvekli Özgür Özel'in BDP ve MHP'nin desteğiyle verdiği önerge AKP'liler tarafından reddedildi. CHP milletvekili Özel, "Benim hazırladığım meclis komisyonu kurulması önerisinde, Soma’daki kazaların mercek altına alınmasını önerdik. Maalesef reddedildi. Bu noktaya geleceği dünden belliydi" dedi. 29 Nisan'da görüşülerek reddedilen meclis araştırma önergesinde; Manisa'nın Soma ilçesi Darkale köyünde faaliyet gösteren bir şirkete ait kömür madeninde 4 Eylül 2012'de çıkan yangında yaralanan 3 işçiden 1'inin öldüğü, 4 Ekim 2012'de çıkan bir diğer yangında 4'ü ağır 9 işçinin yaralandığı, 12 Kasım 2012'de çıkan bir başka yangında 2'si ağır 9 işçinin yaralandığı ve son olarak da 20 Ekim 2013'te yine aynı madende meydana gelen yangında 1 işçinin öldüğü ve 27 işçinin ise yaralandığı anlatılmıştı. Bakanlık ise "Can ve mal emniyeti açısından tehlikeli bir durum bulunmadı" denilerek önergeyi reddetmişti.

20 saat sonra konuştu

Çalışma ve Sosyal Güvelik Bakanı Faruk Çelik, Soma’da meydana gelen faciadan 20 saat sonra açıklama yapabildi. Cumhurbaşkanı’yla birlikte bugün Soma’ya gideceğini belirten Çelik, “Bu çok büyük acı, şimdi müfettişlerimiz ocak defterlerini araştırıyor. Hangi konuda ne yapılmış, ne yapılmamış, eksik var mı diye. Bu çok önemli bir veridir. Benim bakan yardımcım ve tüm yöneticilerim orada. Madende 13 adet kadrolu iş güvenliği elemanı var. Bunlar iş güvenliği yasasıyla sağlandı” iddiasında bulundu. Çelik, faciada yaşamını yitiren 15 yaşında Kemal Yıldız için ise, “15 yaşında bir çocuğun maden ocağında ne işi vardı. Tüm bunları araştırıyoruz. Allah kimseye vermesin bundan büyük acı yok” diye konuştu.

Enerji Bakanı: Örnek maden

205 işçinin öldüğü Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’nin dokuz ay önce açılışını Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın yaptığı ortaya çıktı. Yıldız açılışta yaptığı konuşmada, “Bugün burada örnek olabileceğimiz bir ocaktayız. 20 metrekarelik kesitten girdik. Arabayla girilebiliyor ve şunu da gördük ki biz güvenlikle alakalı sistemlere para harcadıkça işçi kardeşlerimizin verimi artıyor. Onların kaygılardan uzak olmasını sağlamamız gerekiyor. Bugün bu ocakta Soma’dayız ve kömürle alakalı daha mekanize çalışıldığı daha otomasyonla çalışıldığı ve daha çok makineyle çalışıldığı ortama gelmiş oluyoruz. Türkiye’deki madenciliğin hızla bu şekilde yer almasını inşallah sağlamış olacağız. Arkadaşlar örnek bir madencilikle beraber özel sektörün artık yurtdışından bütün mekanize sistemleri alarak buraya ithal ettiği, yalnızca onunla kalmayıp burada ürettiği şu anda bir kısım buradaki tahkimatlar, mekanize sistemler Türkiye’de üretilen yerli sanayi ile birlikte üretilen kısımlardır. O yüzden bunu kademe kademe adım adım diğer bütün madencilikle ilgili alanlara da taşımamız lazım” demişti.

Sadece 15 yaşındaydı


Soma’daki faciada hayatını yitirenlerden biri de sadece 15 yaşındaki Kemal Yıldız’dı. Türk devlet yetkililerinin “15 yaşındaki çocuğun madende ne işi var” diye sorması “taşeron sisteminizin ve yoksulluğun eseri” tepkilerine neden oldu. Türk Başbakan Erdoğan, her fırsatta Kemal gibi hayatının baharında polis tarafından katledilen Berkin Elvan’ı diline dolayarak “ne işi var 15 yaşındaki çocuğun eylemde” diye sormasını akla getiren ve “15 yaşında eyleme gidilmez ama madende ölünür” dedirten son facia, “çocuk katili” AKP hükümetine olan tepkiyi ve öfkeyi artırdı.